TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, Temmuz 2026 Para Politikası Değerlendirme Notu’nda yıllık enflasyonun son 12 aydır yüzde 30,9 ile yüzde 33,5 arasında seyrettiğine dikkat çekti. Çalışma Grubu, mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin oldukça üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirterek, Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesi kapsamında enflasyon hedeflerinden sapmanın nedenleri ile alınacak önlemlerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun Temmuz 2026 tarihli 29’uncu Para Politikası Değerlendirme Notu yayımlandı. Notta, yıllık enflasyonun son 12 aydır yüzde 30,9 ile yüzde 33,5 arasında seyrettiği belirtilirken, mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin oldukça üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği ifade edildi.
G20’NİN EN YÜKSEK ENFLASYON ORANLARI ARASINDA
Değerlendirme notunda, Haziran 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,1 ile G20 ülkeleri arasındaki en yüksek oranlardan biri olduğu belirtildi. Aylık enflasyonun yüzde 0,99, mevsim etkilerinden arındırılmış aylık enflasyonun ise yüzde 1,75 olarak gerçekleştiği aktarıldı.
Notta, enflasyon beklentilerinin hâlâ çıpalanamadığı ve bunun fiyatlama davranışlarında atalete yol açtığı vurgulandı.
Ayrıca ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle enerji, emtia ve uluslararası taşıma fiyatlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü, ekonomi programına yönelik şikâyetlerin arttığı ve bu gelişmelerin enflasyonla mücadeleyi daha da zorlaştırdığı ifade edildi.

YAPISAL REFORM ÇAĞRISI
Çalışma Grubu, uygulanmakta olan ekonomi programının önemli eksiklikler içerdiğini ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin şüphelerin giderilemediğini belirtti.
Bu kapsamda adil ve hızlı çalışan bir yargı sisteminin oluşturulması, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi ve demokratik değerlere saygının sağlanmasının öncelikli olduğu ifade edildi.
Notta ayrıca maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi amacıyla kapsamlı vergi reformu yapılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, kamu harcamalarının etkinlik ve verimlilik esasına göre yeniden yapılandırılması ile koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi.
Bunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu gibi kurumları politik baskılara karşı bağımsız kılacak yasal düzenlemelerin yanı sıra verimliliği artıracak, yeşil dönüşümü hızlandıracak ve eğitimin niteliğini yükseltecek yapısal reformların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.
42’NCİ MADDE HATIRLATILDI
Değerlendirme notunun sonuç bölümünde Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesine atıfta bulunuldu. Çalışma Grubu, belirlenen enflasyon hedeflerine ilan edilen sürelerde ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde nedenlerin ve alınması gereken önlemlerin kamuoyuna açıklanmasına ilişkin hükmün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
Çalışma Grubu ayrıca, değerlendirme notunda politika faizinin yerini alan gecelik borç verme faizinin yüzde 40’ta, repo faizinin yüzde 37’de ve gecelik borçlanma faizinin yüzde 35,5’te tutulmasını önerdi.