Ana içeriğe geç

İhraç yetmez Türk siyaseti bu ahlaksız zihniyetten temizlenmeli! Siyasetten silinsinler!

Mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığı görevine dönen ve “Partiyi kirlilikten arındıracağım” diyen Kemal Kılıçdaroğlu peşi sıra aldığı ihraç kararlarıyla partisini şaibeli isimlerden temizlerken, benzer bir arınma sürecinin siyasetin geneline yayılması bekleniyor.

İhraç yetmez Türk siyaseti bu ahlaksız zihniyetten temizlenmeli! Siyasetten silinsinler!
Yeni Akit Gazetesi
16

Sebahattin Ayan İstanbul

Mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığı görevine dönen ve “Partiyi kirlilikten arındıracağım” diyen Kemal Kılıçdaroğlu peşi sıra aldığı ihraç kararlarıyla partisini şaibeli isimlerden temizlerken, benzer bir arınma sürecinin siyasetin geneline yayılması bekleniyor. Emrindeki personelle otel odalarında basılan bornozlu belediye başkanlarının, uyuşturucu partilerinde âlem yapan danışmanların, şoförünün gözleri önünde sevgilisiyle birlikte olan hayâsızların, kiralık jetlere fuhuş odası tahsis eden yandaş iş adamlarının, adrese teslim ihalelerle belediyeleri yağmalayan yandaşların ve bavullarla rüşvet alan partizanların da siyasetin dışına itilmesi gerekiyor. CHP’deki tüm bu rezaletlere göz yuman Özgür Özel ve skandalların merkezinde yer alan yandaşları, iki yeni parti ile Türki siyasetini kirleteceklerinin sinyalini verirken, Akit’e konuşan uzmanlar “Lağıma bulaşanlar sadece CHP’den değil siyasetten de temizlensinler” çağrısında bulundu.

GELECEK NESİLLERE TEMİZ SİYASET

Konuyla ilgili gazetemize konuşan siyaset bilimci Dr. Tunç Taşbaş, şunları dile getirdi: “Türkiye’de belediyelerde görülen yolsuzluk haberlerinin çok benzerlerini Fransa’da da görüyoruz. Tanzimat sonrası Fransa’dan belediyecilik sistemine dair uygulamalar almaya başladık ve 1930 tarihli Belediye Kanunu ile neredeyse tamamen Fransız belediye sistemini aldık. Fransa’dan alınmış bu belediyecilik sistemimizin çok büyük kaynak israfına, partizanca uygulamalara ve bizim gibi bir deprem ülkesinde intihar sayılacak imar uygulamalarına neden olduğunu düşünüyorum. Denetimi zor, adam kayırmacılığa açık, çok büyük yetkileri var. Pavyon köşelerinde iradesine el konulan CHP de bu yolsuzluklarla çalkalanırken, Kılıçdaroğlu CHP’de büyük bir temizlik hareketine başladı. Sadece CHP’de değil, tüm siyasetimizde bir arınma olmalı. Gelecek nesillere temiz, güvenilir ve liyakatli bir siyaset alanı bırakmalıyız. Ancak tek tek sinekleri temizlemek yerine bataklığı da kurutmak gerek. Daha sağlıklı bir büyüme için, daha sağlıklı kentler için, belediyelerin yetkilerinin azaltılması ya da paylaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Ülkece müteahhitleri dolduruyoruz belediye meclislerine. Kurda kuzuyu emanet edip hizmet odaklı belediyecilik bekliyoruz. Dilerim yeni anayasada bu yönde çalışmalar yapılır ve belediyeler ağırlıklı olarak sosyal faaliyetlerle ve sosyal yardımlarla ilgilenir.”

KILIÇDAROĞLU’NU SEVMEM AMA...

Eski AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı da, şu görüşleri aktardı: “CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu anda yapmış olduğu, “arınma hareketi” denilen süreçte çok geç kalınmış bir takvim işletiyor. Bu hareketin çok daha önceden yapılması gerekiyordu. Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığına kadar uzanan bir süreç var. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, Uşak Belediye Başkanı ve eski vekil Özkan Yalım’ın görev yaptığı dönemlerde bunları Kemal Kılıçdaroğlu aday gösterdi, milletvekili yaptı. Şimdi bütün olaya baktığımızda, dün bunların niye iyice incelenmediği, irdelemelerin ve bağlantıların yapılmadığı sorusu ortaya çıkıyor. Ben şunu düşünüyorum: Bu düzgün bir harekettir. Bu arınmayı yolsuzluk, rüşvet ve irtikap gibi yolsuzluklara ahlaksızlıklara karışan tüm partiler yapmalıdır. Geçtiğimiz günlerde AK Parti’nin de bir belediye başkanını yolsuzlukla ilgili ihraç ettiği gibi, bu tür akçeli işlere ve ahlaksızlıklara karışanları ayıklamalıdır. Bunlar doğru ve olması gereken hareketlerdir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde artan siyasete olan güvenin tekrar tanzim edilmesi lazım. Kemal Kılıçdaroğlu’nu sevmem. Çünkü birçok noktada yaptığı açıklamalar, kullandığı üslup ve davranışlar savunulacak gibi değildir. Ama CHP’de arınma adı altında yaptıkları güzel işler. Türk siyasetini temizlemek herkesin boynunun borcu. Yani devlet bizim devletimiz, vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımızdır.

Her türlü fitne ve fesada rağmen bu millet ve bu ülkede yaşayan insanlar bizim milletimizdir. Bu çerçevede herkes devletine, bayrağına, vatanına, milli ve manevi değerlerine sahip çıkmalıdır. Kutsal değerlere zarar verecek, bunları sulandıracak hiçbir harekete girilmemelidir.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler