Bir Yeni Cumhuriyet yazarı Özcan Buze, "Gestell’in gölgesinde bir sol: Antikomünist Marksistlerin Heidegger hayranlığı" başlıklı yazısında sol içi teorik tartışmalara ve akademi merkezli eleştirel teori çevrelerine yönelik kapsamlı bir analizde bulundu. Sınıf siyasetini, devrimci partiyi ve iktidar mücadelesini dışlayan bazı sol çevrelerin Alman filozof Martin Heidegger'e duyduğu hayranlığı mercek altına alan Buze, bu yönelimin felsefi bir zorunluluktan değil, siyasi bir kaçış arzusundan kaynaklandığını ileri sürdü.
"SİSTEMİ TEHDİT ETMEYEN STERİL BİR MUHALEFET"
Özcan Buze, Türkiye'deki bazı entelektüel çevrelerin Frankfurt Okulu ve Theodor Adorno alıntılarını bir "kimlik parolası" olarak kullandığını belirterek, bu çevrelerin fabrika zemininden ve pratik mücadeleden kopuk olduğunu savundu. Heidegger'in dilinin bu çevreler için "biçilmiş kaftan" olduğunu öne süren yazar, şu ifadeleri kullandı:
Odatv.com