Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan'ın devlet petrol şirketi Saudi Aramco, ağustos ayı vadeli teslimatlar için Asya pazar fiyatlarında keskin bir indirime gitti.
Bu adım, enerji devinin İran savaşı sonrasında kaybettiği pazar payını geri kazanma ve sevkiyat hacmini yeniden eski seviyesine getirme arayışı olarak değerlendiriliyor.
Ancak resmi satış fiyatlarında yapılan bu rekor indirimin bile pazar payını geri almaya yetmeyebileceği; Ortadoğulu rakiplerin yanı sıra Afrika ve Amerika kıtasındaki üreticilerin ham petrolünün daha cazip kalmaya devam edeceği öngörülüyor.
Dün yapılan resmi açıklamaya göre Saudi Aramco, ana ürün grubu olan Arab Light türü hafif ham petrolün ağustos ayı resmi satış fiyatını bölgenin referans fiyatı olan Umman/Dubai sepetine kıyasla varil başına 1,50 dolar iskonto ile eşitledi.
Temmuz ayına göre varil başına 11 doları bulan bu düşüş, 2003 yılından bu yana görülen en büyük tek aylık indirim olarak kayıtlara geçti.
Kararın ardından fiyatlar, yeni tip koronavirüs salgını dönemindeki karantinalar nedeniyle küresel talepte yaşanan çöküş ve arz fazlasının etkisiyle Haziran 2020'de görülen en düşük seviyeye geriledi.
Reuters ajansının değerlendirmesine göre piyasalardaki mevcut tablo, beklentilerin yeniden arz fazlasına kayması yönüyle 2020 yılını andırıyor.
Bu değişimde, piyasa aktörlerinin ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdiği yönündeki varsayımı önemli bir rol oynuyor.
Ancak Washington ve Tahran yönetimlerinin, haziran ayında varılan 60 günlük ateşkesi kalıcı bir anlaşmaya dönüştürmekten henüz uzak olması bu varsayımı riske atıyor.
Suudi Arabistan ve diğer Ortadoğulu üreticiler, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağı ve Tahran bölgedeki kontrolünü korusa bile tanker geçişlerinin serbestçe süreceği senaryosu üzerinden planlama yapıyor. Boğazın açık kalması durumunda küresel arzın talebi karşılamaya yeteceği tahmin ediliyor.
Satışlarının yaklaşık yüzde 80'ini Asya'ya yapan Aramco'nun fiyat indirimi de bu bölgedeki pazar payını koruma hamlesi olarak yorumlanıyor.
Kpler verilerine göre Suudi Arabistan'ın haziran ayı petrol ihracatı günlük 4,53 milyon varil seviyesine ulaştı. Bu miktar, Mayıs 2013'ten bu yana en düşük seviye olan mayıs ayındaki günlük 3,74 milyon varilin üzerinde bulunuyor.
Buna karşın, ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik hava saldırılarına başlamasından önceki üç aylık ortalama olan günlük 6,55 milyon varillik ihracat seviyesinin halen yaklaşık 2 milyon varil altında kalındığını gösteriyor.
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumundaki Çin, Saudi Aramco için en kritik pazarlar arasında yer almasına rağmen Suudi şirketi bu ülkede ciddi bir pazar kaybı yaşadı.
Çin'e yönelik Suudi petrolü sevkiyatının temmuz ayında günlük 705 bin varil düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Haziran ayında bu miktar günlük 626 bin 300 varil ile son 12 yılın en düşük seviyesine kadar inmişti.
Bu veriler, Ortadoğu'daki çatışmaların öncesindeki üç aylık dönemde kaydedilen ortalama günlük 1,48 milyon varillik ithalat hacminin yarısından daha az bir seviyeye işaret ediyor.
Çin'in alımları azaltması şaşırtıcı görünmüyor; zira Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanmasıyla Ortadoğu petrolünün lojistiği ağır darbe almış ve Aramco fiyatlarını rekor düzeyde yükseltmişti.
Suudi devlet şirketi, ihracatının önemli bir kısmını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı üzerinden sevk etmeyi başarmış olsa da bu rota Asya'daki rafineriler için oldukça yüksek bir maliyet yarattı.
Mayıs ayı teslimatlarında Arab Light petrolünün Umman/Dubai sepetine göre primi varil başına 19,50 dolarla tarihi zirveye ulaştı.
Çin, bu dönemde sadece Suudi Arabistan'dan değil genel olarak deniz yoluyla yaptığı ithalatta kısıntıya gitti.
Kpler verilerine göre, ülkenin haziran ayı deniz yolu ham petrol ithalatı günlük 5,91 milyon varil ile Ocak 2016'dan bu yana en düşük seviyeye geriledi ve çatışma öncesi hacmin yaklaşık yarısına düştü.
Pekin yönetimi, fiyatlar keskin şekilde yükseldiğinde alımlarını azaltıp fiyatlar düştüğünde stoklarını artırma eğilimi taşıyor.
Aramco'nun ağustos ayı için yaptığı büyük indirim, Çinli devlet rafinerilerini yeniden tam kapasiteli alıma yöneltebilir.
Fakat bu dönüş garanti görünmüyor; çünkü Kuveyt, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi diğer Ortadoğulu üreticiler daha yüksek oranlarda iskontolar sunuyor.
Sektör temsilcileri, mayıs ayında OPEC ve OPEC+ koalisyonundan ayrılan BAE'nin, varil başına birkaç dolara varan indirimler uyguladığını belirtiyor. Bu oran, Aramco'nun ağustos ayı için belirlediği 1,50 dolarlık indirim marjının oldukça üzerinde kalıyor.
BAE'nin en büyük üreticisi konumundaki Abu Dhabi National Oil Co (ADNOC), gelecek yıla kadar üretim kapasitesini günlük 5 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.
Bu kapasite artışı, savaş öncesindeki üç aylık dönemde gerçekleştirilen günlük 3,5 milyon varillik ihracat düzeyinin de üzerine çıkılması anlamına geliyor.