Yeni haftaya küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki gerilimin beklendiği kadar sertleşmemesiyle olumlu bir havada başlandığını belirten Dr. Sevgen, petrol fiyatlarındaki düşüşün ve ABD vadeli endekslerindeki artışın bu durumu desteklediğini ifade etti. Uluslararası sistemde haftaya sıkıntılı bir giriş yapılmadığını vurgulayan Dr. Sevgen, haftanın en kritik gündem maddesinin 29 Temmuz akşamı açıklanacak olan Fed faiz kararı ve sonrasında gelecek açıklamalar olduğunu belirtti.
Piyasada eylül ayına yönelik faiz artırımı beklentilerinin %70'lerin üzerine çıktığını hatırlatan Dr. Sevgen, bu görüşe katılmadığını ifade etti. Mevcut verilerin bir faiz artırım olasılığını ortaya koymadığını savunan Dr. Sevgen, bu beklentinin piyasa üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanıldığını, ancak kendisinin bu yıl için bir faiz artırımı beklemediğini, hatta ilerleyen dönemde faiz indirimlerinin konuşulabileceğini dile getirdi.
Borsa İstanbul’da teknik seviyeler ve vade sonu baskısı
Borsa İstanbul’un teknik görünümünü de analiz eden Dr. Sevgen, endeksin bir süredir düşen trend kanalı içerisinde hareket ettiğini belirtti. Yukarıda 14.200 seviyesinin önemli bir direnç olduğunu ve yaklaşık üç haftadır bu seviyenin geçilemediğini ifade eden Dr. Sevgen, aşağıda ise 13.800 seviyesinin (100 günlük ortalama ve yükselen trendin kesişme noktası) kritik bir destek olduğunu vurguladı. 14.200 üzerine çıkılmadığı sürece piyasanın tam anlamıyla rahatlamayacağını ve 13.800'ün altındaki bir kapanışın endeksi 13.000 seviyelerine kadar çekebilecek bir risk taşıdığını ekledi.
Ayrıca bu haftanın Temmuz vadeli kontratların son işlem haftası olması nedeniyle ‘rollover’ (pozisyon taşıma) işlemlerinin piyasada baskı ve oynaklık yaratabileceğine dikkat çeken Dr. Sevgen, bu hareketliliğin perşembe gününe kadar yoğun bir şekilde hissedilmesini beklediğini belirtti.
Bankacılık sektörü ve bilanço maratonu
Bu hafta bankacılık sektörü öncülüğünde başlayacak olan bilanço dönemine değinen Dr. Sevgen, Akbank, Garanti ve Yapı Kredi gibi büyük bankaların finansallarının endeks üzerinde belirleyici olacağını söyledi. Bankacılık sektörünün karlılığının, Merkez Bankası’nın kredi limitleri ve parasal sıkılaştırma adımları nedeniyle baskı altında olduğunu ifade eden Dr. Sevgen, bankaların fonlama maliyetlerinin yükseldiğini ve bu durumun ikinci çeyrek bilançolarında karlılığı azaltıcı bir etki yaratabileceğini belirtti.
MSCI ve SPK düzenlemeleri: 'Gelişen piyasalar' riski
SPK’nın fonlar ve sertifikalar üzerindeki son düzenlemelerini de değerlendiren Dr. Sevgen, bu adımların MSCI’nın (Morgan Stanley Capital International) talepleri doğrultusunda yapıldığını ifade etti. Türkiye’nin ‘gelişmekte olan ülkeler’ kategorisinden ‘sınır piyasa’ kategorisine indirilme riskine karşı bu düzenlemelerin kritik olduğunu vurgulayan Dr. Sevgen, bu tür yapısal düzenlemelerin yabancı yatırımcı güveni açısından olumlu olduğunu ancak ilgili fonlara yatırım yapanlar için kısa vadeli fiyat ayarlamaları getirebileceğini belirtti.
Para politikası ve kamu harcamaları eleştirisi
Merkez Bankası’nın faiz politikasına dair de konuşan Dr. Sevgen, piyasada fiili faizin politika faizi olan %37’nin üzerinde, %40 civarında seyrettiğini belirtti. Likiditenin daraltılmasının tüketimi azaltmak adına doğru bir adım olduğunu savunan Dr. Sevgen, asıl sorunun sadece tüketim bazlı olmadığını, kamu tarafındaki harcamaların yeterince kontrol altına alınmamasının bütçe açığına ve para arzının artmasına neden olduğunu ifade ederek kamu maliyesinde tasarruf vurgusu yaptı.
Küresel belirsizlikler ve kriz spekülasyonları
Dünyadaki genel belirsizliğe ve Warren Buffett’ın şirketi Berkshire Hathaway’in rekor seviyedeki nakit pozisyonuna da değinen Dr. Sevgen, bu durumun piyasalarda 'bir kriz hazırlığı mı var?' sorusunu tetiklediğini belirtti. Yapay zeka yatırımlarının gelecekteki karlılığına dair şüpheler ve jeopolitik belirsizliklerin yeni bir finansal kaos senaryosunu gündeme getirdiğini söyleyen Dr. Sevgen, önümüzdeki 1-1,5 yılın volatilite açısından zorlu geçebileceğini, yatırımcıların coşkudan ziyade korumacı bir yaklaşımla hareket etmesinin daha sağlıklı olacağını ifade etti.