Yunanistan eski Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Giannis Valinakis, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi, F-35 programına dönüş ihtimali ve S-400 pazarlıkları karşısında Atina'nın ağır bir yenilgi aldığını ve askeri güç dengesinin kalıcı olarak Türkiye lehine döndüğünü açıkladı.
Yunanistan eski Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Giannis Valinakis, Atina yönetiminin diplomasi masasında kaybettiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye ile ABD arasında yürütülen S-400 ve F-35 pazarlıklarında kritik bir aşamaya gelindiğini vurgulayan Valinakis, havadaki güç dengesinin 5-6 yıl içinde tamamen Ankara lehine değişeceğini söyledi
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre: Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi ve F-35 programına geri dönme ihtimali komşu Yunanistan’da geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.
Yunanistan’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Giannis Valinakis, katıldığı televizyon programında Atina yönetiminin zirvede kaybettiğini belirterek, Türkiye ile ABD arasında yürütülen S-400 ve F-35 pazarlıklarında kritik aşamaya gelindiği konusunda uyarıda bulundu.
Havacılıkta güç dengesinin 5-6 yıl içinde tamamen Türkiye lehine değişeceğini dile getiren Valinakis, Ankara’nın sadece savaş uçaklarıyla değil, insansız hava araçları (İHA), anti-drone teknolojileri ve füze savunma sistemlerinde yaptığı büyük sıçramalarla Yunanistan'ı geride bıraktığını açıkladı.
VALİNAKİS: "TÜRKİYE’NİN PROGRAMA DÖNMESİ MÜMKÜN, ÇÖZÜME YAKLAŞILDI"
Eski Yunan Bakan Valinakis, uluslararası ilişkilerin dinamik yapısına vurgu yaparak, ABD ile Türkiye'nin her iki tarafı da tatmin edecek ortak bir formül üzerinde çalıştıklarını aktardı:
"HAVADAKİ GÜÇ DENGESİ DEĞİŞECEK, YUNANİSTAN SAVUNMADA GERİDE KALDI"
Türkiye'nin F-35 filosuna sahip olmasının bölgedeki askeri aritmetiği tamamen değiştireceğine dikkat çeken Valinakis, Yunan kamuoyundaki "Yunanistan etkilenmez" algısını eleştirdi:
"Türkiye’nin f-35 programına tekrar gireceğini düşünüyoruz. Bunu en başından beri söylemiştim. Biz gelişmeleri yasalara ya da uluslararası hukuka göre neyin izinli neyin yasak olduğuna dair dar bir hukuki bakış açısıyla okumakta ısrar ediyoruz. Hayat, uluslararası hayat çok dinamiktir, değişkendir. Diplomasi, hukukçuların çıkmaz gördüğü yerlerde çözümler bulur; özellikle de güçlü liderler olduğunda direnişler elbette kırılır ve güçlü liderler istediklerini elde ederler. Trump döneminin başından beri, her iki tarafın da o sihirli dengeleyici formülü bulmaya çalıştığı belliydi. Bu, Türkiye’nin S-400’lerden kurtulmasının en kolay yoluydu. Hem Birleşik Devletler hem de Rusya tarafından kabul edilebilecek bir formülle bu çözüme çok yaklaştılar."
"Türkiye'nin attığı adımlarla bölgedeki askeri dengeler kökten sarsılıyor. Belki bugün değil ama 5-6 yıl içinde, Türkiye geniş bir F-35 filosuna sahip olduğunda güç dengesi tamamen değişmiş olacak. 'Yunanistan bu durumdan etkilenmez' diyenler, askeri dengeleri hesaplarken sadece bizim gücümüze bakıp karşı tarafı tamamen görmezden gelen hayalperestlerdir. Üstelik askeri üstünlük sadece savaş uçaklarıyla da ölçülmez. Savunma sanayisini bir kenara bıraksak bile; İHA'lar, anti-drone sistemleri ve hava savunma teknolojileri gibi hayati alanlar var. Ne yazık ki Yunanistan tüm bu kritik sektörlerde geride kaldı. Türkiye dev adımlarla ve büyük sıçramalarla geleceğe yürürken, biz son yıllarda yerimizde sayarak sadece adım adım ilerleyebildik."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Türkiye'nin NATO içindeki kilit ve yön verici konumunun zirve yaptığını belirten Valinakis, "Türk diplomasisi Avrupa, komşu ülkeler ve Orta Doğu’da gücünü ve ağırlığını açıkça hissettiren adeta bir Roma zaferine imza attı." dedi.
YUNAN LOBİSİ KONGRE'DE ÇARESİZ KALDI: SADECE 18 İMZA TOPLAYABİLDİLER
Ankara-Washington hattındaki F-35 yakınlaşması, ABD'deki Yunan lobisini de hüsrana uğratmış durumda. Yunan-Amerikan Liderlik Konseyi Halkla İlişkiler Müdürü Thanos Davelis, ABD'li Demokrat Temsilci Dina Titus öncülüğünde Temsilci Meclisi liderliğine gönderilmek üzere hazırlanan mektuba sadece 18 Kongre üyesinin imza verdiğini itiraf etti.

Cumhuriyetçilerin bu sürece açıkça destek vermekten kaçındığını ve arka planda kaldığını belirten Davelis, lobi faaliyetlerinin içine düştüğü zor duruma dair şunları aktardı:
"Dina Titus, çoğunluğu Demokrat olmak üzere 18 Kongre üyesini bir araya getirdi. Bu isimler, Temsilciler Meclisi liderliğine bir mektup göndererek, Başkan Trump'ın F-35 konusunda atabileceği herhangi bir adıma karşı harekete geçmeye ve bunu engellemeye hazır olduklarını bildirdiler. Cumhuriyetçiler ise daha çok perde arkasında hareket ediyor gibi görünüyor. Bu mektuba isimlerini koymak istemiyorlar bunun yerine Trump yönetimini parti içinde ikna etmeye ve sahip oldukları çeşitli temasları kullanmaya çalışıyorlar."
DİNA TİTUS'TAN İTİRAF: "TRUMP İLE ERDOĞAN’IN KİŞİSEL İLİŞKİSİ DENKLEMİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI"
Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesini engellemek için çırpınan lobi öncülerinden Demokrat Temsilci Dina Titus ise, "Türkiye güvenilir müttefik değil, bunu gösteren çok sayıda örnek var. Askeri açıdan güçlendirilmemeli. Sorun sadece Rusya ile ilişkileri de değil; 'Mavi Vatan' doktrini, Yunanistan'a yönelik tacizler, Kıbrıs'ın durumu, Hamas ile ilişkileri, İsrail'e yönelik tehditleri ve Azerbaycan-Ermenistan çatışmasındaki tutumu da buna dahil. CAATSA yaptırımlarının kaldırılmamasını gerçekten umuyorum, asıl kritik konu bu. Başkan Trump’ın motivasyonunun ne olduğunu kesin olarak söylemek zor, ancak Erdoğan ile kişisel ilişkisi bu denklemin önemli bir parçası. Trump'ın hesabını anlamak güç. Siyasi açıdan bunun iyi bir karar olduğunu düşünmüyorum; çünkü sadece Yunanistan ve Kıbrıs endişeli değil, İsrail de ciddi kaygılar taşıyor." diye konuştu.
BELÇİKA BASININDAN FORMÜLÜN ŞİFRESİ: "F-35'LER 2026 SONUNA KADAR ANKARA'DA OLABİLİR"
Atina ve ABD'deki Yunan lobisinde bu panik havası sürerken, formülün lojistik şifreleri Belçika medyasından sızdı.
İddialara göre Türkiye, S-400 bataryalarını Birleşik Arap Emirlikleri’ne devrederek ABD’nin F-35 programına yeniden dahil olacak.
Halihazırda depolarda bekletilen altı savaş uçağının 2026 sonuna kadar Ankara’ya ulaşması bekleniyor. Belçika basını "Yeniden konumlanma, NATO’nun doğu kanadını güçlendirirken ABD’nin dikkatini Asya’ya yoğunlaştırmasına imkan tanıyor." değerlendirmesini paylaştı.
NE OLMUŞTU
F-35 neden önemli hangi ülkelerde var
F-35 savaş uçağı, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO zirvesi için Türkiye’ye gelmesiyle yeniden gündemde
Teknik özellikleri
BBC’nin derlemesine göre F-35 gökyüzündeki en gelişmiş jet.
Sensörleri, muharebe sistemleri ve veri paylaşım yeteneklerine sahip ‘beşinci nesil’ çok amaçlı bir savaş uçağı.
Saatte yaklaşık 1900 kilometre hıza ulaşabiliyor ancak asıl mahareti bu değil. Hedefi kendi başına bulup vurabilmekle kalmıyor, sensörleriyle bilgi toplayıp diğer uçaklara veya muharebe sistemlerine iletebiliyor.
Radara yakalanmamak üzere tasarlandı.
80 milyon dolarlık fiyatıyla aynı zamanda en pahalı uçaklardan biri.
F-35A 9g kabiliyetli. Bu, yerçekiminin normalden dokuz kat daha fazla olduğu yerlerde de çalışabilmesi anlamına geliyor.
Hangi ülkelerde var?
F-35, türünün en büyük ve en pahalı programı. Yaklaşık 30-40 yıl sürmesi bekleniyor.
Programdaki ülkeler, ABD, Britanya, İtalya, Hollanda, Kanada, Avustralya, Danimarka ve Norveç.
2030’a kadar Avrupa’da 550’den fazla F-35 bulunması bekleniyor. Hint-Pasifik bölgesinde bu sayının 2035 itibarıyla 300’ü aşacağı tahmin ediliyor.
F-35, ABD’nin yanısıra 19 ülkenin tercihi.
Halihazırda F35’i bulunan ülkeler şunlar: ABD, Britanya, İtalya, Hollanda, Avustralya, Danimarka, Norveç, Japonya, Güney Kore, İsrail, Belçika ve Polonya.
Önümüzdeki yıllarda ilk uçağını teslim alacak ülkeler şunlar: Almanya, Kanada, Finlandiya, İsviçre, Singapur, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti ve Romanya.
Türkiye, Lockheed Martin’in Müşterek Taarruz Programı kapsamındaki F-35A Lightning II projesine 2002’de dahil oldu. Altı F-35A savaş uçağı için ABD’ye 1,7 milyar dolar ödedi. S-400 anlaşmazlığı üzerine dönemin başkanı Trump, Türkiye’ye F-35 teslimatını 2018’de askıya aldı. Dahası Türkiye programdan çıkarıldı.
S-400
S-400 hava savunma sistemi özellikleri
Küresel askeri stratejilerin, hava savunma ve diplomasi trafiğinin en çok konuşulan başlıklarından biri olan S-400 hava savunma sistemi, Türkiye'nin de savunma envanterinde yer alması sebebiyle popülerliğini koruyor.
Türkiye'nin Rusya'dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerinin 2019 yılında teslim alınmasının ardından, ABD tarafından Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları uygulanmaya başlamıştı. Ankara'da gerçekleşen 36. NATO Liderler Zirvesi'nde ise ABD Başkanı Trump tarafından CAATSA yaptırımlarının sona ereceği açıklandı ve S-400 konusu yeniden gündeme geldi. Hava savunma sistemleri özelinde oldukça güçlü bir yerde duran S-400 füze savunma sisteminin menzili, önemi ve teknik özellikleri dikkat çekiyor.
S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİN ÖZELLİKLER NELER?
Sovyetler Birliği döneminde S-300 füzelerinin üretilmesinden sonra geliştirilmeye başlayan S-400 sistemi, 2007'den bu yana Rusya'nın silah envanterinde yer alıyor.
S-400, önemli siyasi, ekonomik ve askeri hedefleri "yüksek etkili koruma" için tasarlanan bir sistem olarak tanımlanıyor.
DÜNYADAKİ EN İYİ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ ARASINDA
Dünyadaki en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak nitelendirilen sistem, savaş uçakları, radar tespit ve kontrol uçakları, keşif uçakları, stratejik ve taktik uçaklar, taktik, operasyonel-taktik balistik füzeler, orta menzilli balistik füzeler, hipersonik hedefler ve diğer gelişmiş hava saldırısı araçlarını imha etmek üzere tasarlandı.
S-400 taburu, en az bir mobil operasyon komuta merkezi, 8 fırlatıcı ve 32 füzeden oluşuyor.
MENZİLİ OLDUKÇA UZUN
Kısa, orta ve uzun menzillerde füzeleri aynı anda kullanabilen S-400, 600 kilometre uzaklıktaki hedefi algılama özelliğine sahip ve saniyede 4,8 kilometre hızla füze gönderilebiliyor. Sistem, hedefe 10 saniyeden daha az sürede tepki veriyor.
S-400, çok uzun menzilli 40N6 model füzeyle 400 kilometre, uzun menzilli 48N6 model füzeyle 250 kilometre, orta menzilli 9M96E2 model füzeyle 120 kilometre ve kısa menzilli 9M96E model füzeyle de 40 kilometredeki hedefleri vurabiliyor.