ALARA AKGÜN
Bloomberg HT’ye konuşan Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED) Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı, paslanmaz çeliğe getirilen verginin sektörün hammadde maliyetlerini ciddi şekilde artırdığını ifade ederek, “Geçen yıl 5,7 milyar dolarlık ihracat yaparken toplam ithalatımız 2,5 milyar dolar seviyesindeydi. Ancak paslanmaz çeliğe getirilen vergiyle birlikte hammadde maliyetlerimiz 2 katına çıktı” dedi.
İki yıl önce yüzde 8 olan ilave gümrük vergisinin önce yüzde 12’ye çıkarıldığını, ardından da yüzde 3.95 oranında antidamping vergisi ile gümrük vergisinde yüzde 100 artış yaşandığını hatırlattı.
Paslanmaz çelikteki gümrük vergisi artışının sektör üzerinde beklenmeyen sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Kaplangı, son iki yılda züccaciye sektöründe 800 milyon dolarlık ithalat artışı yaşandığını kaydetti. Kaplangı, bazı üreticilerin artan maliyet baskısı nedeniyle üretimden uzaklaşıp ithalatçı kimliğine yöneldiğini söyledi. “Çin’e pazar kaybediyoruz” diyen Kaplangı, özellikle uluslararası rekabette Türk üreticisinin zorlandığını belirterek, Ticaret Bakanlığı ile gümrük vergisi konusunda görüşmelere başladıklarını açıkladı.
Paslanmaz çeliğin Türkiye’de üretilmeyen bir hammadde olduğuna işaret eden Kaplangı, buna rağmen korumacı vergi uygulanmasının nihai üründe maliyet baskısı yarattığını söyledi. “Koruma duvarları tüm dünyada var ancak Türkiye’de üretilmeyen bir hammaddede uygulanan vergi bitmiş ürüne olumsuz yansıyor. Bu durum ithalatı artırırken ihracatı azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Banyo, vitrifiye ve seramik sektöründe de benzer baskılar yaşandığını belirten Kaplangı, Hindistan'a yönelik anti-damping soruşturmasında yüksek vergi beklenirken Türkiye’ye uygulanmasının sektör açısından olumsuz bir tablo yarattığını söyledi. Paslanmaz çelikte verginin kaldırılması halinde hem ithalatın azalacağını hem de ihracatın artacağını öngördüklerini belirterek, “Önümüzdeki 5 yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık ithalatın azalması ve 1 milyar dolarlık ihracat artışıyla toplamda en az 2 milyar dolarlık katkı oluşabileceğini öngörüyoruz” dedi. Söz konusu adımın yaklaşık 40 bin imalatçıyı doğrudan olumlu etkileyeceğini de sözlerine ekledi.
Kaplangı, endüstriyel mutfak tarafında da ihracat performansındaki zayıflamaya dikkat çekerek, miktar bazında yüzde 14,4’lük düşüşün sektör açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Öte yandan, mayıs ayı enflasyon verisinin beklentiler açısından umut verici olduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinin devam etmesi halinde bunun Merkez Bankası politikaları ve borçlanma maliyetlerine de yansıyacağını söyledi. Ancak KOBİ’lerin finansmana erişimde hala ciddi sorun yaşadığını kaydederek, yüksek maliyetlerin yanı sıra krediye ulaşımda da sıkıntılar bulunduğunu ifade etti.
Orta Doğu’daki gelişmelerin lojistik maliyetlerini yükselttiğini ancak buna rağmen Türkiye’ye yönelik sipariş talebinin sürdüğünü belirten Kaplangı, “Nakliye maliyetleri 8-10 bin dolar seviyelerine çıkmasına rağmen elinde ürün olmayan alıcıların Türkiye’den yüksek maliyetle de olsa sipariş verdiğini görüyoruz” dedi.
İhracatçılara yönelik yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin uzatılmasını olumlu bulduklarını dile getiren Kaplangı, desteğin çift haneli seviyelere çıkarılması gerektiğini savundu. Çin’in belirli sektörlerde yüzde 20’ye kadar destek uyguladığına dikkat çeken Kaplangı, Türkiye’nin de rekabet gücünü artıracak yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.