Ana içeriğe geç

Bu defa ‘yaz geliyor’: Aşırı sıcak Avrupa’da neden ölümcül?

Avrupa’da aşırı sıcaklar 20 binden fazla can aldı. Uzmanlara göre ölümlerin nedeni yalnızca iklim krizi değil; klima, yeşil alan ve serinleme imkanlarına erişimdeki sınıfsal eşitsizlikler.

Bu defa ‘yaz geliyor’: Aşırı sıcak Avrupa’da neden ölümcül?
Evrensel
16

Dünya genelinde iklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha görünür ve yakıcı hale geliyor. Hava ve deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki rekor artışlar, ardı arkası kesilmeyen sıcak hava dalgalarını da beraberinde getiriyor. Küresel ısınmadan en çok etkilenen bölgelerin başında ise Avrupa kıtası ve Akdeniz Havzası yer alıyor.

Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası nedeniyle 20 bin 390 kişi hayatını kaybetti. ABD’deki Indiana Üniversitesinden İklim Bilimci Dr. Christopher Callahan’ın analizine göre, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında Fransa’da 5 bin 210, Almanya’da 4 bin 543, İspanya’da 3 bin 163 ve İtalya’da 2 bin 709 fazladan ölüm yaşandı. Ayrıca hükümetler arası iklim değişikliği paneli (IPCC) ve Copernicus raporları, Akdeniz Havzası’ndaki ısınma hızının küresel ortalamanın yüzde 20 üzerinde seyrettiğini açıkça ortaya koyuyor.

"Sıcak hava dalgaları üçüncü atağını yaptı"

Mayıs ayından itibaren Kuzey Afrika kökenli sıcak hava akımlarının kıtayı etkisi altına aldığını belirten Türkeş, “Bu yıl, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, mayıstan başlayarak özellikle Kuzey Afrika kökenli sıcak hava dillerinin neden olduğu sıcak adversiyonların yol açtığı sıcak hava dalgaları üçüncü atağını yaptı. Birkaç gün arayla da olsa mayıstan beri, (Ki arada mayısın sonunda İngiltere’de bile hava sıcaklıkları 35 derece gibi çok yüksek seviyelere çıktı) üst üste sıcak hava dalgaları yaşanıyor. Bu durum, özellikle büyük kentlerde kentsel ısı adasının da etkisiyle olağan dışı ölümlere yol açtı” dedi.

Kliması ve yeşil alanı olmayanlar ölüyor

Türkeş, sıcak dalgalarının yarattığı ölüm oranlarındaki korkunç artışın arkasında yatan temel nedenin toplumsal ve sınıfsal eşitsizlikler olduğunu vurguladı. “İklim değişikliğinden etkilenen grupların etkilenebilirlik düzeyleri sosyal, ekonomik ve sınıfsaldır” diyen Türkeş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kırsal yoksunlar, açık arazide çalışan işçiler, yaşlılar, hamileler, çocuklar ile kalp, damar, solunum ve astım gibi kronik hastalığı olanlar bu süreçten en kötü etkilenen kesimler. Özellikle bu kronik hastalıklara sahip yoksul sınıflar, yüksek sıcaklıklarda rahatlayabilecek havalandırma koşullarına Avrupa’da da sahip değil. Ölüm oranlarındaki artış, uzun süreli ardışık sıcak hava dalgalarıyla bağlantılı olarak kentsel ısı adasının etkisiyle yüksek sıcaklıklardan kendini koruyamayan, serinleyemeyen, evinde kliması olmayan ya da yaşadığı mahallede nefes alacak yeşil alan bulamayan bu hassas ve yoksul gruplarda yoğunlaşıyor.”

"Aynı tehlike Türkiye’nin de kapısında"

Türkiye ise, bugün Avrupa’yı etkisi altına alan ölümcül sıcaklığa çok uzak değil. Meteoroloji verilerine göre, 2025 yılı 15.1 derece ortalamayla son 55 yılın en sıcak beşinci yılı olarak kayıtlara geçti.

Sıcaklıkla ilgili tüm göstergelerin, sıcak hava dalgalarının sıklığının, süresinin ve şiddetinin hem küresel hem de bölgesel ölçekte arttığını ifade eden Murat Türkeş, Türkiye için de acil uyarıda bulundu.

Türkiye’de de sıcak hava dalgalarının sıklığı, süresi, şiddeti ve aşırı yüksek sıcaklıklarda çok belirgin ve hızlı artış eğilimleri olduğunu kaydeden Türkeş, “Gelecekte iklim değişikliği senaryoları altında bu koşulların halk sağlığı, ekosistem sağlığı ve biyoçeşitlilik üzerinde bugünkünden çok daha ciddi riskler oluşturabileceğini bekliyoruz. Kentlerdeki kentsel ısı adası etkisi ve sosyoekonomik-sınıfsal etkilenebilirlikler birleştiğinde sonuçlar çok daha ağır olacaktır” uyarısında bulundu.

“Gelişmiş kıta” olarak bilinen Avrupa’nın bile, iklim krizine karşı bu kadar savunmasız olması, gelecek günler için emekçi sınıfları neyin beklediğinin acı bir fragmanı belki de.

Uzmanlar, sıcaktan etkilenmeye karşı devletlerin kamusal önlemler alması, klimanın ulaşılabilir olması gibi pek çok çağrıda bulunurken, yüksek sayıda ölümlere rağmen bu talepler gündem bile değil. Sıcak havadan en çok etkilenenlerin 65 yaş üstü ya da kronik hastalıkları olan yurttaşlar olması; devletler açısından tercihlerin bu yönde yapılmadığını gösteriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler