İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında dün görülen duruşmada savunma yapan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın 'villa vurgununa' ilişkin açıkladığı detaylar, İmamoğlu v ekibinin pişkinliklerini de ele verdi.
Yolsuzluktan tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ gibi suçlardan 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen davanın duruşmasında İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz savunma yaptı.
MAKULDU, ALDIK!
Yılmaz'a savunmasında İBB dosyasında geçen 'Lüks villa vurgunu' soruldu.
Sarıyer Emirgan'da bulunan ve o dönemki değeri 1,5 milyar TL olan 3 lüks villa, İmamoğlu ile hareket eden suç örgütü üyesi Ali Nuhoğlu aracılığıyla sadece 15 milyon TL bedelle aile şirketi olan "İmamoğlu İnşaat" firmasına devredilmişti. İşlemlerde Güllüce Tarımcılık AŞ'nin paravan olarak kullanıldığı iddia edilmişti. Suç gelirlerinin aklanmasıyla gerçekleştirilen bu operasyonda, villalar kâğıt üzerinde el değiştirmiş gibi gösterilerek İmamoğlu'nun mülkiyetine geçirildi. Yılmaz vurgunu "Fiyatı makul bulduğumuz için satın almayı gerçekleştirdik" sözleriyle savundu.

BÖYLE BİR ÖRGÜT YOK
Yılmaz, savunmasında şu ifadeleri kullandı; “Ben, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütünü iddiasını reddediyorum. Böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum. İddianamede benim doğrudan İmamoğlu’na bağlı vasıflı bir üye olduğum ve örgütün Beylikdüzü Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı olduğu iddia edilmektedir. Ancak benim her iki belediyeyle de bir irtibatımı kuramadıkları için benim için doğrudan İmamoğlu’na bağlı bir üyelik uydurmuşlardır.
İddianamede uzun uzadıya 6 Mart 2025 günü Le Meridien Otel'e girişim esnasındaki fotoğraflarım anlatılmaktadır. Bu işin esası şudur; şirketle ilgili birkaç hususu Ekrem Bey'e iletmem gerekiyordu. Bu sebeple özel kaleminden randevu talep ettim. Özel kalem de bana akşam saatlerinde Le Meridien Otel'de randevu verdi. Ben de randevu verilen saatte otele gittim. Ekrem Bey'le 15 dakika görüşüp sonrasında da otelden ayrıldım. Hiçbir toplantıya katılmadım. Söz konusu villaları satın alırken villaların mülkiyetine sahip olan Güllüce Tarım AŞ ile birlikte satın almamızın sebebi ise vergi külfetinin az olması ve bizim için ekonomik olarak daha avantajlı olmasıdır."
