Ankara Ekonomi Zirvesi, ATO Başkanı Baran, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz'un katılımıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum'unda (BTK) başladı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, burada yaptığı konuşmada, Ankara'nın, nitelikli insan kaynağı, yüksek yaşam kalitesi ve eğitim altyapısıyla Türkiye'nin beşeri kalkınmada zirve şehri olduğunu ifade etti.
'REKABET GÜCÜ SON DERECE YÜKSEK BİR ŞEHİRİZ'
Başkentin organize sanayi bölgeleri, teknokentleri, AR-GE ve tasarım merkezleriyle geleceğin ekonomisini bugünden inşa ettiğini vurgulayan Baran, "Savunma ve havacılık sanayi başta olmak üzere, medikal, yenilenebilir enerji ve iş makineleri kümelenmeleriyle uluslararası arenada rekabet gücü son derece yüksek bir şehiriz” dedi.
Ankara'nın, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce gence sunduğu eğitim imkanlarıyla, geleceğin liderlerini yetiştirdiğini ifade eden Baran, şehrin ticaret ve sanayideki muazzam gelişiminin, son yıllarda kültür, sağlık, kongre ve fuar turizmiyle de taçlandığını belirtti. Şehrin kültürel mirası ve sahip olduğu jeotermal zenginliğe ilişkin bilgi veren Baran, şu ifadeleri kullandı:
"Yüksek hızlı tren ağlarının, otoyolların ve dünyaya açılan kapımız olan Esenboğa Havalimanı'nın kesişim noktasında, güçlü bir lojistik üs konumundayız. Yakın zamanda hayata geçecek Esenboğa metro projesi, ulaşımdaki gücümüzü daha da pekiştirecek. Temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO ve eylülde yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirveleri vesilesiyle, dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarını, heyetleri ve uluslararası basını ağırlayacak Ankara'nın, küresel ölçekte görünürlüğü daha da artacak."
"OUTLET KÖYÜ'NÜN ŞEHRİMİZDE DE KURULMASINI ÖNERİYORUZ"
Baran, şehrin mevcut başarılarını artırmak için Ankara'da serbest bölge kurulması gerektiğine değinerek, serbest bölgelerin ihracatın artırılmasında ve uluslararası yatırımların çekilmesinde önemli görev üstlendiğini açıkladı. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısıyla serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adres olduğunu belirten Baran, ekonomik gelişimi için turizm potansiyelini de geliştirilmesinin şart olduğunu söyledi.
2026'da Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara’nın artık turizmde de yeni bir hikaye yazması gerektiğini vurgulayan Baran, “Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada, Avrupa’nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan 'Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz” dedi.
‘ANKARA'DA SUYUN KIYMETİNİ ÇOK İYİ BİLMELİYİZ’
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz ise Ankara'nın sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda tarımsal üretim kapasitesiyle stratejik bir merkez olduğunu belirterek, kentin tarımsal potansiyelinin teknoloji ve doğru planlamayla daha da artırılabileceğini ifade etti. Başkentin yüz ölçümü ve sahip olduğu tarım arazilerine ilişkin bilgi veren Yavuz, şehrin hububat, bakliyat, yem bitkileri ve hayvancılıkta Türkiye'nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Yavuz, "Bugün tarım, yalnızca geleneksel yöntemlerle değil, veri, yapay zeka, sensör teknolojileri ve hassas tarım uygulamalarıyla şekilleniyor. Daha az suyla daha fazla üretim yapmak, maliyetleri azaltmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye'nin ve özellikle Başkentimizin, bu dönüşümden geri kalmaması gerekir. İklim değişikliği ve kuraklık riski altında olan Ankara'da suyun kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Az su tüketen, susuz tarıma uygun ürünlere yönelmemiz şart." ifadelerini kullandı.
Yavuz, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sosyolojik tehlikelere de değinerek, köyden kente göçün durdurulması için yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin kent yaşamının sunduğu imkanları köylerde de aradığını belirten Yavuz, "Eğer biz kentteki yaşamın bir kısmını, eğitim ve sağlık gibi olanakları köylere götürmezsek, köyde genci tutamayız. Şu an tarımda çalışan nüfusumuzun yaş ortalaması, 59-60'ı buldu. 10 sene sonra üretecek insan bulmakta zorlanacağız, bu duruma karşı acilen tedbir almamız gerekiyor." tehlikesinden yakındı.