Ana içeriğe geç

Marmara’daki mikro depremler büyük depremin habercisi mi? Prof. Dr. Osman Bektaş açıkladı | SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ

Marmara Denizi’nde meydana gelen küçük depremler yeniden dikkatleri bölgeye çevirdi. AFAD’ın son depremler listesine yansıyan hareketliliği değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, Orta Marmara Çukuru’ndaki mikro deprem kümesinin tek başına büyük bir depremin habercisi olmadığını özellikle vurguladı. Ancak fayın güncel davranışını anlamak için önümüzdeki günlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Bektaş’ın işaret ettiği kritik olasılık merak uyandırdı.

Marmara’daki mikro depremler büyük depremin habercisi mi? Prof. Dr. Osman Bektaş açıkladı | SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ
Gzt
16
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Orta Marmara Çukuru’nda yaşanan mikro deprem hareketliliğini sosyal medya hesabından değerlendirdi. Bektaş, AFAD verilerine göre bölgede 6 ila 9 kilometre derinlikte, büyüklüğü 3,5’in altında kalan bir mikro deprem kümesi oluştuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Marmara konuşuyor! Orta Marmara Çukuru’nda bugün AFAD verilerine göre 6-9 kilometre derinlikte M<3.5 mikro deprem kümesi gelişti.”Mikro deprem kümesi ne anlama geliyor?Mikro deprem kümesi, belirli bir bölgede kısa zaman aralığında birbirine yakın noktalarda meydana gelen düşük büyüklükteki sarsıntıları ifade ediyor. Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre Orta Marmara Çukuru’ndaki bu hareketlilik, fayın belirli bir bölümünde biriken gerilimin küçük kırılmalar yoluyla yeniden dağıldığını gösterebilir. Bektaş, değerlendirmesinde şu ifadeye yer verdi: “Bu tür kümelenmeler, fayın belirli bir kesiminde gerilmenin küçük kırılmalarla yeniden dağıldığını gösterir.”Mikro depremler büyük depremin habercisi mi?Marmara’daki küçük depremlerin ardından en fazla merak edilen konu, söz konusu hareketliliğin büyük bir İstanbul depreminin işareti olup olmadığı oldu. Bektaş, mikro deprem kümesinin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtti. Küçük sarsıntıların ardından mutlaka daha büyük bir deprem meydana geleceğine ilişkin kesin bir bilimsel kural bulunmuyor: “Tek başına büyük depremin habercisi değildir; ancak Orta Marmara’nın güncel davranışını anlamak açısından dikkatle izlenmelidir.”Bu nedenle uzman değerlendirmesinin kesin bir deprem tahmini olarak değil, bölgedeki sismik hareketliliğin izlenmesine yönelik bilimsel bir gözlem olarak ele alınması gerekiyor.Orta Marmara Çukuru neden bilim adamlarının odağında?Orta Marmara Çukuru, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içerisinden geçen en kritik bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu bölgede meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremleri, fayın hareketliliğini anlamak açısından düzenli olarak analiz ediyor.AFAD, Kandilli Rasathanesi ve üniversitelerin yürüttüğü sismik gözlemler sayesinde bölgedeki deprem hareketleri anbean kayıt altına alınıyor. Bu nedenle Orta Marmara'da yaşanan her yeni sarsıntı, "Marmara depremi", "İstanbul depremi" ve "Marmara Denizi son depremler" araştırmalarının yeniden artmasına neden oluyor.Marmara Denizi'ndeki mikro depremler ne anlama geliyor?Prof. Dr. Osman Bektaş'ın değerlendirmesine göre Orta Marmara Çukuru'nda görülen mikro deprem kümesinin nasıl seyredeceği, fay hattındaki gerilim değişimini anlamak açısından önemli veriler sağlayabilir. Bilim insanları; sarsıntıların kısa sürede sona erip ermeyeceğini, aynı bölgede yoğunlaşıp yoğunlaşmayacağını ya da farklı noktalara yayılıp yayılmayacağını takip ediyor. Ancak uzmanlar, yalnızca bu verilere bakılarak büyük bir depremin zamanı hakkında kesin çıkarım yapılamayacağının altını çiziyor.Bu süreçte vatandaşların sosyal medyada dolaşan doğrulanmamış deprem iddiaları yerine AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nin yayımladığı resmi deprem kayıtlarını takip etmeleri öneriliyor.Prof. Dr. Osman Bektaş'ın dikkat çektiği 3-7 günlük süreçProf. Dr. Osman Bektaş'ın açıklamasında en çok konuşulan nokta ise önümüzdeki 3 ila 7 günlük zaman dilimi oldu. Bektaş, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Bu kümenin önümüzdeki 3-7 gün içinde M4+ bir deprem üretip üretmeyeceği bilimsel açıdan en kritik göstergelerden biri olacaktır."Uzman ismin bu değerlendirmesi, "3-7 gün içinde mutlaka deprem olacak" anlamına gelmiyor. Bektaş, yalnızca mevcut mikro deprem kümesinin nasıl bir gelişim göstereceğinin bilimsel açıdan yakından izleneceğini ifade ediyor. Depremlerin yerini, zamanını ve büyüklüğünü kesin olarak önceden tahmin etmeyi sağlayan bilimsel olarak kabul edilmiş bir yöntem ise halen bulunmuyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler