The New York Times, Türkiye’nin son yıllarda NATO içindeki konumunu yeniden güçlendirdiğine dikkat çeken kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizde, Ankara’nın bir dönem ittifak içinde tartışmalı başlıklarda öne çıktığı; ancak Ukrayna savaşı, bölgesel krizler, arabuluculuk kapasitesi ve büyüyen savunma sanayisi sayesinde stratejik değerinin yeniden arttığı belirtildi.
Ben Hubbard imzalı analizde, Türkiye’nin NATO üyeliği başvurularını ağırdan alması, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmaması ve S-400 alımı nedeniyle müttefikleriyle gerilim yaşadığı hatırlatıldı. Buna karşın küresel güvenlik mimarisindeki değişimin, Ankara’nın askeri ve diplomatik kapasitesini daha görünür hale getirdiği vurgulandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirveden bir hafta önce gazeteye verdiği röportajda, “Türkiye'nin NATO açısından öneminin farkına varılıyor” dedi. Fidan, Avrupa’daki yeni güvenlik ve tehdit ortamının ittifak içinde “bir uyanış” yarattığını ifade etti.
Analize göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO liderlerini Ankara’da ağırlarken yalnızca ittifakın en büyük ordularından birine sahip bir ülkenin lideri olarak değil, aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump üzerinde etkili olabilen az sayıdaki liderden biri olarak da öne çıkacak.
SAVUNMA SANAYİSİ VE ARABULUCULUK ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye’nin NATO açısından yeniden değer kazanmasında iki başlık öne çıkıyor: Savunma sanayisinin üretim kapasitesi ve Ankara’nın farklı krizlerde temas kurabilen diplomatik kanalları. Analizde, Türkiye’nin insansız hava araçlarından topçu mühimmatına kadar geniş bir alanda üretim yaptığı ve geçen yıl savunma ihracatının 10 milyar doların üzerine çıktığı belirtildi.
Ukrayna savaşı Avrupa’nın silah ve mühimmat stoklarını zorlarken, NATO üyeleri üretim kapasitesini artırmanın yollarını arıyor. Bu tabloda Türk şirketlerinin daha hızlı ve düşük maliyetli üretim yapabilmesi, Ankara’nın ittifak içindeki ağırlığını artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
German Marshall Fund Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, Türkiye’nin savunma sanayisinde “üretim sürelerinin Avrupa ortalamasından daha kısa, projelerin tamamlanmasının ise daha güvenilir olduğu” bir ekosistem kurduğunu söyledi. Ünlühisarcıklı’ya göre Türk savunma ürünlerinin sahada denenmiş olması da önemli bir avantaj sağlıyor.
Ankara’nın diplomatik temas ağı da analizde ayrı bir başlık olarak ele alındı. Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya ile üst düzey temaslarını sürdürmesi, Gazze savaşına ilişkin görüşmelerde Hamas’la bağlantılarını kullanması ve bölgesel krizlerde arabuluculuk rolü üstlenmesi, bazı müttefikler tarafından daha farklı değerlendirilmeye başladı.
GÜVEN SORUNU DEVAM EDİYOR
Buna rağmen analiz, Türkiye ile bazı NATO üyeleri arasındaki güven sorununun tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor. S-400 alımı, F-35 programından çıkarılma süreci, Ankara’nın Rusya ile ilişkileri ve Türkiye’de demokrasi ile hukuk devleti konusundaki kaygılar, ittifak içinde tartışma başlıkları olmayı sürdürüyor.
Eski ABD’nin Türkiye Büyükelçisi John R. Bass, Avrupalı müttefiklerin önceliklerinin değiştiğini belirterek, “Avrupalılar açısından kapıdaki kurt, Türkiye'deki demokrasinin durumu değil” değerlendirmesinde bulundu. Bass’a göre Ukrayna’daki savaş uzadıkça, Rusya ile temas kurabilecek bir kanalın varlığı bazı başkentler için daha önemli hale geldi.
Türkiye, 1952’den bu yana NATO üyesi. ABD’den sonra ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Ankara, Karadeniz’e deniz erişimini kontrol etmesi ve NATO’nun güney kanadındaki konumuyla kritik bir yerde duruyor. Analiz, bu askeri ve coğrafi ağırlığın yeni güvenlik ortamında daha fazla dikkate alındığını belirtiyor.
Ankara’daki zirvede savunma bütçeleri, üretim kapasitesi ve ittifakın geleceği ele alınacak. Türkiye’nin zirveden somut olarak ne kazanacağı belirsizliğini korurken, F-35 savaş uçakları konusunun yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Trump’ın zirveye katılma kararında Erdoğan’ın rolüne ilişkin açıklaması da analizde dikkat çekilen unsurlar arasında yer aldı. Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada, “Eğer zirve Türkiye'de ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenmiyor olsaydı, büyük ihtimalle katılmazdım” ifadelerini kullanmıştı.
Haber Kaynağı : 12punto