Ana içeriğe geç

AKP Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye Açıklaması: "İnce İşçilik Aşamasındayız"

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, "Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız." dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye Açıklaması: "İnce İşçilik Aşamasındayız"
Onedio
16

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin Türkiye'nin temel değerlerini koruma ve ülkeyi terör yükünden arındırma hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirten Çelik, 'Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır.

Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır.

Buraya kadar gelmek önemlidir.

Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız.

Bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor.

' ifadelerini kullandı.

Çelik, açıklamalarını Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında parti genel merkezinde düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptı.

Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MYK toplantısının açılışında Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere iç ve dış politikaya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu, önümüzdeki döneme dair yol haritasını da paylaştığını söyledi.

Çelik, ilgili parti birimlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği talimatlar doğrultusunda çalışmalarını şekillendireceğini belirtti.

Çelik, 14 Ağustos'ta AKP'nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek programa ilişkin Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'ın MYK üyelerine sunum yaptığını aktardı.

Terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik boyutuna ilişkin ise Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci'nin bir sunum gerçekleştireceğini ifade etti.

MYK toplantısında ayrıca AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in de TBMM'nin gündemi ve yasama faaliyetlerine ilişkin bilgilendirme yapacağını kaydetti.

Terörsüz Türkiye sürecinde yeni aşamanın, silah bırakma sürecinin tamamlanması ve hedeflere ulaşılmasını sağlayacak yasal zeminin oluşturulması olduğunu belirten Ömer Çelik, bu kapsamda yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

Sürecin siyasi, hukuki, istihbari ve stratejik yönleriyle çok boyutlu olduğunu ifade eden Çelik, ilgili kurumlarla istişarelerin aralıksız sürdüğünü kaydetti.

Çelik, Cumhur İttifakı'nın ortaya koyduğu irade, TBMM'de yürütülen komisyon çalışmaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarının sürecin ilerlemesinde önemli rol oynadığını belirterek, bu süreçte devletin temel nitelikleri ile milletin değerlerinden taviz verilmediğini söyledi.

'Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır.

Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır.

Buraya kadar gelmek önemlidir.

Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız.

Bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor.

Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından tabi ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer önemlidir.

Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp, sağlamamak önemlidir.

'Çelik, sürece yönelik yapıcı katkı ve eleştirilerin değerli olduğunu vurgularken, ideolojik yaklaşımlar veya yıkıcı eleştirilerin ise sürece zarar verebileceğini ifade etti.

Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinin tüm toplumu ilgilendirdiğini belirterek, bunun siyasi görüşlere göre değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

'Çünkü bu bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir.

Bu mesele sadece siyasi bakışlara göre var olan ya da yok olan bir mesele değil.

'Türkiye'nin uzun yıllardır terörle mücadele ettiğini hatırlatan Çelik, AKP iktidarları döneminde demokratikleşme adına önemli reformların hayata geçirildiğini ifade etti.

Toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirmeyi amaçlayan çok sayıda provokasyona rağmen milletin sağduyusunu koruduğunu vurgulayan Çelik, ülkenin bugünlere gelmesinde en büyük payın vatandaşlara ait olduğunu dile getirdi.

'Türkiye uzun zamandır terörle mücadele ediyor ve biz hükümetlerimiz döneminde pek çok reformu hayata geçirerek Türkiye'nin demokrasi eksiğinin kapatılması, Türkiye'nin demokrasi eksiğinden doğan sorunların giderilmesi bakımından en zor zamanlarda, vesayetin en ağır ve en karanlık zamanlarında güçlü reformlara imza attık.

Tabii ki en büyük takdir, en büyük gurur, en büyük değer milletimizin fertlerinindir.

Şimdiye kadar milletimizin arasına Türk, Kürt diye, Alevi, Sünni diye fitne sokmaya çalışan birçok istihbarat operasyonuna, birçok provokasyona, suikastlara hedef oldu ülkemiz.

Siyasi tarihimizi şekillendirmek için, siyasi partileri şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı.

Ama ister Türk olsun ister Kürt, ister Alevi ister Sünni olsun bütün bu povokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bir diğerine yan gözle bakmadı.

Kimse kimseyi incitecek bir iş yapmadı.

Dolayısıyla ülkemizin bugüne gelmesindeki esas kahramanlar işte milletimizin bu makul çoğunluğudur.

Milletimizin bu sağduyusudur, bu basiretidir.

'Toplumun her kesiminde aynı sağduyuyu gördüklerini söyleyen Çelik, hedeflerinin Türkiye'de ortak birlik duygusunu daha da güçlendirmek olduğunu belirtti.

'Yapmaya çalıştığımız şey ölçek büyütmektir.

Dar mahalle ideolojilerinin dışında, Türkiye'nin ölçeğini büyütmek, Türkiye'nin her bir ferdinin, her bir kesiminin, her bir kimliğinin, her bir aidiyetinin ve mensubiyetinin daha büyük bir birlikteliğin parçası olmanın hazzını yaşaması, daha büyük bir birlikteliğin sorunları gidermedeki oluşturacağı zemini, atmosferi herkesin soluması, bu son derece önemlidir.

'Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş anlayışının olmadığını belirten Ömer Çelik, tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğunu söyledi.

“Türkiye'de vatandaşların bir kısmı ev sahibi, bir kısmı siyasi olarak, demokratik haklar açısından, Cumhuriyetin değerleri açısından bir kısmı kalıcı, bir kısmı gidici, bir kısmı asil, bir kısmı yedek değildir.

Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir.

O sebeple bütün bunları dikkate alan, dar mahalle ideolojilerinin dışına çıkan büyük bir zihinsel ölçekle konuşan, büyük bir demokratik perspektifle konuşan yapıcı bir dille konuşan bir yaklaşımı hep beraber üretmeliyiz ve sahiplenmeliyiz.

”Türkiye'nin yakın coğrafyasındaki birçok ülkeden demokratik yapısıyla ayrıştığını ifade eden Çelik, sandık, demokrasi ve siyasal katılım imkanlarının ülkenin en önemli kazanımları arasında yer aldığını söyledi.

'Sandık var, demokrasi var, siyasal katılımın, siyaset yapmanın önü açık, bir tezi olanın, millete ulaşma imkanlarının önü açık, bugünün dünyasına baktığınızda bunlar büyük değerler.

'Dünyada bazı ülkelerde demokratik kurumların işlevini yitirmeye başladığını savunan Çelik, hukuk ve demokrasinin çeşitli şekillerde aşındırılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Bu nedenle Türkiye'nin sahip olduğu demokratik değerlerin daha güçlü şekilde korunması gerektiğini belirten Çelik, şunları söyledi:'Zaman propaganda zamanı değil.

Zaman gerçekten doğru bir dille her bir vatandaşımıza ulaşabilecek bir zaman.

Zaman sadece belli bir kesimin rengini diğerlerine dayatmasının zamanı değil, tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu ve bu rengin altında diğer bütün renklerin kendisine en anlamlı aidiyeti bulabildiği bir siyasal yaklaşımın ortaya koyulmasının zamanı.

'Çelik, süreçte aşırılıklardan uzak durulmasının temel ilke olduğunu belirterek, bugüne kadar birçok provokasyon ve sabotaj girişimine rağmen sürecin ana ekseninden çıkarılmadığını söyledi.

“Bugüne kadar gelinen yol kolay gelinmedi.

Bir sürü provokasyonlara, bilinen ve bilinmeyen sabotajlara ve sabotaj teşebbüslerine rağmen hep şunu söyledik, 'Her ne olursa olsun bu meseleyi biz otobanda, anayolda tutacağız, yan yollara sapmasını engelleyeceğiz.

' dedik.

Gerek Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar gerek Sayın Bahçeli'nin verdiği mesajlar bütün bu sabotaj faaliyetleri karşısında meseleyi anayolda tutma konusundaki hassasiyetimizin mihenk noktalarını oluşturdu.

Meclisteki komisyona katılarak buna destek veren bütün partiler, burada DEM'den, CHP'den veya diğer muhalefet partilerinden pozitif dil kullananlar, aşırılıktan kaçınanlar, dar mahalle ideolojilerinden kaçınanlar buna büyük katkı sağlamış oldu.

Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik bir noktadır.

Bir cümle kurulduğunda bu cümlenin sadece bir toplum kesiminde nasıl yankılandığı değil, toplumun bütün kesimlerinin aslında kabulüne mazhar olup olmayacağını iyi değerlendirmek lazım.

Burada sokaktaki kardeşliğin, en sıkıntılı zamanlarda vatandaşlarımız arasındaki birlik ve beraberlik ruhunun bütün bu meselelere yansıtılması gerekiyor.

”Retoriğin gerçeklerin önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, süreçle ilgili asılsız iddialar ve sabotaj girişimlerine karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı.

'Birtakım ispat çabaları, birtakım olmayan şeyler üzerinden bu süreci sabote etme çabaları karşısında son derece duyarlı olmak gerekir.

Dediğim gibi ne devletin niteliklerinden ne milletin değerlerinden verilen bir taviz yoktur.

'Sürecin sağduyulu bir anlayışla yürütüldüğünü ifade eden Çelik, Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılmasıyla birlikte tüm vatandaşların kendilerini daha güçlü bir birlik zemini içinde hissedeceğini belirtti.

'Günün sonunda Türkiye Cumhuriyeti bütün bu kazanımlarla birlikte Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmakla birlikte bütün Türk, Kürt, Alevi, Sünni, diğer aidiyetlere sahip bütün vatandaşlarımızın kendini daha iyi bir zeminde bulacağı bir noktaya ulaşacaktır.

Bölgemiz açısından da emperyalistlerin terör örgütlerini birer vekalet savaşı unsuru olarak kullanıp bölge halklarına zarar veren bütün bu yaklaşımlarının elimizin tersiyle itileceği bir ortam çıkacaktır.

'

Kaynağa Git

İlgili Haberler