Ana içeriğe geç

Veli-der'den Antalya Adliyesi önünde MESEM protestosu: "Çocukların yeri işyeri değil okuldur"

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü’nde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi önünde açıklama yapan Veli-der, MESEM’lerin kapatılmasını talep etti. Açıklamada, 2013-2026 yılları arasında en az 852 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği vurgulandı.

Veli-der'den Antalya Adliyesi önünde MESEM protestosu: "Çocukların yeri işyeri değil okuldur"
Birgün
16

Öğrenci Veli Derneği (Veli-der) Antalya Şubesi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "Çocuk emeği sömürüsü çocuk haklarının ihlalidir" denilen açıklamada, çocukları erken yaşta eğitimden koparıp ucuz iş gücü haline getiren uygulamalara ve Mesleki Eğitim Merkezleri'ne (MESEM) tepki gösterildi.

"ÇALIŞAN ÇOCUK SAYISI 4 MİLYONU BULUYOR"

Basın açıklamasında paylaşılan TÜİK verilerine göre, 15-17 yaş grubunda iş gücüne katılma oranı 2020'de yüzde 16,4 iken 2023 yılında yüzde 22,1'e yükseldi.

Kayıt dışı ekonomi ve MESEM kapsamındaki çocukların da dikkate alınmasıyla çalışan çocuk sayısının gerçekte 4 milyona ulaştığı belirtilen açıklamada; çocukların mesleki eğitim adı altında erken yaşta üretim süreçlerine dahil edilmesinin, çocuk emeği sömürüsünü normalleştirdiği ve eğitim sisteminin çocukları ucuz iş gücüne dönüştürmemesi gerektiği vurgulandı.

"13 YILDA EN AZ 852 ÇOCUK İŞ CİNAYETİNDE ÖLDÜ"

Çocuk işçiliğinin en ağır sonucunun iş cinayetleri olduğunu belirten Veli-der, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerini paylaştı. Açıklamada, 2013-2026 yılları arasında en az 852 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği hatırlatılarak, okul çağındaki çocukların işyerlerinde can vermesinin kabul edilemez olduğu ve etkili önlemlerin alınmadığı ifade edildi.

VELİ-DER'İN ACİL TALEPLERİ

Açıklamada, çocukların sömürülmediği bir ülke yaratmak için şu kamusal ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi talep edildi:

• Her çocuğun ücretsiz, nitelikli, bilimsel ve eşit eğitim hakkı güvence altına alınmalıdır.

• Çocukların eğitimden kopmasına yol açan uygulamalar kaldırılmalı, onları üretim süreçlerine dahil eden politikalar çocuk hakları temelinde yeniden değerlendirilmelidir.

• Denetimler artırılmalı, çocuk emeği sömürüsüne göz yumanlar hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

• Çocuk emeği sömürüsüne neden olan yoksulluk ve eşitsizlik politikalarına son verilerek, tüm kamusal adımlarda "çocuğun üstün yararı" esas alınmalıdır.

Açıklama, "Çocukların yeri işyerleri değil; okul, oyun alanları ve özgürce gelişebilecekleri yaşam alanlarıdır" vurgusuyla son buldu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler