Ana içeriğe geç

S&P Global: Brezilya’nın kredi notu sabit kaldı, mali zayıflık alarmı sürüyor

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, Brezilya'nın kredi notunu mali zayıflık gerekçesiyle BB/B seviyesinde teyit etti. Ülkenin görünümünü durağan olarak belirleyen kurum, bütçe katılıkları ile yüksek borç yükünün kamu finansmanı üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Raporda, yapısal reformların gecikmesi ve mali disiplindeki esnekliklerin ekonomik kırılganlıkları tetiklemeye devam ettiği açıkça ifade edildi.

S&P Global: Brezilya’nın kredi notu sabit kaldı, mali zayıflık alarmı sürüyor
Ekonomim.com
16

Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi olan Brezilya'ya yönelik makroekonomik dengeler incelendiğinde, bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranındaki artış eğilimi en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor. S&P Global tarafından yapılan son değerlendirmede, ülkenin notunun BB/B seviyesinde sabit tutulması mevcut mali zayıflıkların göz ardı edildiği anlamına gelmiyor. Yapılan resmi projeksiyonlar, net genel hükümet borcunun önümüzdeki üç yıllık süreçte hızla tırmanacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kamu harcamalarının esneklikten uzak yapısı, finansal dengelenme adımlarının ve borç kontrolünün önündeki en büyük yapısal engel olarak varlığını sürdürüyor. Maliye politikasında radikal kararlar alınmadığı sürece kamu maliyesindeki bu sinsi bozulmanın önüne geçilmesi oldukça zor görünüyor.

Sıkı para politikası büyüme hedeflerini sınırlıyor

Ekonomik aktivitedeki ivme kaybı, Brezilya Merkez Bankası tarafından enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası kararlarıyla doğrudan paralellik gösteriyor. Cari yıl için tahmin edilen büyüme oranı %1,8 seviyesine gerileyerek önceki dönemsel ortalamaların oldukça altında kalıyor. Reel faiz oranlarının yüksek seyretmesi, tarım ve enerji sektörlerindeki olumlu ihracat trendlerinin yaratacağı ekonomik canlılığı büyük ölçüde baskılamaktadır. Kamu gelirlerinin önemli bir kısmının sadece faiz ödemelerine harcanması, altyapı yatırımlarına ayrılacak kaynakların ciddi şekilde daralmasına yol açıyor. Yüksek faiz sarmalından çıkış için maliye politikasında daha kararlı adımlar atılması gerektiği finans çevrelerinde sıkça dile getiriliyor.

Yapısal reformlar yatırım seviyesi için şart

Yabancı sermaye akışının sürekliliği, anayasal çerçeveden kaynaklanan harcama zorunluluklarının esnetilmesine ve vergi sisteminin basitleştirilmesine bağlı görünüyor. Not görünümünün durağan bırakılması, ülkenin güçlü dış rezervlerinin mali kırılganlıkları şimdilik dengelediğini gösteren pozitif bir sinyaldir. Ancak harcama bütçesindeki katılıkların giderilememesi, ülkenin hak ettiği yatırım yapılabilir seviyedeki not kategorisine yükselmesini uzun süredir engellemektedir. Proaktif reform girişimlerinin hayata geçirilmesi durumunda ekonomik büyüme potansiyeli hızla artacaktır. Yatırımcı güvenini yeniden inşa edecek yasal düzenlemeler, borç dinamiklerinin istikrarlı bir patikaya oturmasını sağlayacak yegane çözümdür.

Ekonomi politikalarındaki belirsizlik risk oluşturuyor

Gelecek döneme ait ekonomi politikalarındaki netlik kaybı, doğrudan yabancı yatırım girişlerini azaltarak ülkenin dış finansman dengesini bozma riski barındırıyor. Siyasi arenadaki harcama eğilimleri ve bütçe planlamaları, uluslararası finans kurumları tarafından çok yakından takip edilmektedir. Yeni dönemde bütçe açığını kapatmaya yönelik nasıl bir strateji izleneceği piyasalardaki volatiliteyi doğrudan etkileyecektir. Borç stokunun sürdürülebilirliği konusundaki soru işaretleri ortadan kalkmadığı sürece risk priminin yüksek kalması kaçınılmazdır. Olası bir mali gevşeme senaryosunda, kredi notunun önümüzdeki iki yıllık projeksiyonda aşağı yönlü revize edilebileceği uyarısı açıkça yapılıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler