Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), butlan kararı neticesinde göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında kritik bir basına kapalı toplantı gerçekleştirdi.
Gürsel Erol’un yarıştan çekilmesiyle Faik Öztrak’ın CHP Grup Başkanı seçildiği toplantıya, arka planda yaşanan sert tartışmalar, "müdahale" iddiaları ve protesto amacıyla salonu terk eden milletvekilleri damga vurdu.
Sözcü muhabiri Bala Ateş’in kulislerden aktardığı bilgilere göre, kapalı kapılar arkasında meydana gelen krizin detayları şu şekilde gelişti:
İLK TURDA EROL ÖNE ÇIKTI, İKİNCİ TUR ÖNCESİ "ENGİN ALTAY" ÖNERİSİ GELDİ
Seçimin ilk turunda CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, rakiplerini geride bırakarak sandıktan en çok oyu alan isim oldu. Fakat ikinci tura geçilmeden önce söz alan Erol, parti içi uzlaşıyı sağlamak adına dikkat çeken bir teklifte bulundu.

Gürsel Erol kürsüde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Ben adaylıktan çekileceksem Faik Öztrak da çekilsin. Bir 'abi' olarak Engin Altay grup başkanı olsun."
ÖZTRAK ÇEKİLMEDİ, ALTAY GÖREVİ KABUL ETMEDİ
İddiaya göre bu tekliften sonra salonda hareketli dakikalar yaşandı. Engin Altay, bu şartlar altında grup başkanlığı görevini üstlenmek istemediğini beyan etti. Faik Öztrak’ın da adaylıktan çekilmeyeceğini açıklaması üzerine kilitlenen süreçte, Gürsel Erol yarıştan çekildiğini duyurdu.
'KILIÇDAROĞLU MÜDAHALE ETTİ' İDDİASI
Erol’un çekilmesinden sonra Faik Öztrak CHP Grup Başkanı oldu. Ancak seçim yöntemi ve karar alma süreci Parti içerisindeki çatlağı derinleştirdi.
İddiaya göre toplantıda yer alan 3-4 milletvekili, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürece doğrudan müdahale ederek Faik Öztrak’ın seçilmesini sağladığını savundu. Yaşanan tutumu ve seçim sürecini sert bir dille protesto eden milletvekillerinin, toplantıyı yarıda keserek salondan ayrıldığı öne sürüldü.
Söz konusu seçimin ardından, CHP'li Gürsel Erol'dan açıklama geldi. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Erol, "Cumhuriyet Halk Partisi; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur" diye yazdı.
Erol, açıklamasının tamamında şunları söyledi,
"Bugün yapılan TBMM CHP Grup Başkanlığı seçiminde bana destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Ancak bugün bir gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım.
Cumhuriyet Halk Partisi; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan, 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi; demokrasiyi içselleştirdiği ve sosyal demokrat anlayışa sahip olduğu için parti içi seçimlerin milletvekillerinin özgür iradesiyle şekillenmesini esas kabul etmiştir. Hiçbir Genel Başkan’ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü CHP’nin en büyük gücü; özgür iradesi, çoğulcu yapısı ve demokratik geleneğidir.
CHP’nin köklü kültürü; tek sese değil, ortak akla dayanır. Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir yapı partinin kurumsal kimliğinin üzerinde değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeniden iktidar yürüyüşü; biat kültürüyle değil, cesaretle konuşan, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacaktır.
Mücadelemiz; kişiler için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye’nin geleceği içindir."
