Yangınla Mücadele mi, Sosyal Medya Şovu mu?
Mardin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan bazı itfaiye erlerinin, yangın sahalarında görevlerinin gerektirdiği ciddiyetten uzak görüntüler sergilemesi kamuoyunda tepki topluyor. Yangınlara müdahale sırasında sosyal medya hesapları için video çekmeye ağırlık verildiği iddiaları, "Kamu görevi mi yapılıyor, fenomenlik yarışı mı?" sorusunu gündeme taşıdı.
İtfaiyecilik, yalnızca bir meslek değil; can ve mal güvenliğini korumaya yönelik büyük fedakârlık, disiplin ve sorumluluk gerektiren hayati bir kamu hizmetidir. Özellikle yaz aylarında anız, tarla ve orman yangınlarının arttığı dönemlerde her saniye büyük önem taşırken, bazı personelin görev anlarını sosyal medya içeriklerine dönüştürmesi eleştirilere neden oluyor.
Mardin Odak Haber'in aktardığına göre yangın bölgelerinde görev yapan bazı itfaiye erleri, alevlerle mücadele etmek yerine kişisel sosyal medya hesaplarında paylaşmak üzere görüntüler çekiyor, bu görüntüleri dikkat çekici müzikler ve efektlerle yayınlayarak etkileşim elde etmeye çalışıyor. Arkalarında yükselen alevler ve dumanlar eşliğinde çekilen bu paylaşımlar, kamu vicdanını rahatsız eden bir tablo oluşturuyor.
BİR BASINA "GRUP YOK" DENİLDİ, PERSONEL GRUBUNA GAZETECİ ALINDIĞI İDDİASI
İtfaiye Daire Başkanlığı'na yönelik eleştiriler yalnızca yangın sahalarında çekildiği öne sürülen sosyal medya görüntüleriyle sınırlı değil. Mardin'de faaliyet gösteren yerel basın kuruluşlarının uzun süredir itfaiyenin olay ve faaliyetlerini daha hızlı takip edebilmek amacıyla bilgilendirme grubuna dahil edilmek için başvuruda bulunduğu, ancak her seferinde "Böyle bir basın grubumuz bulunmuyor, yardımcı olamayız." yanıtını aldığı ifade ediliyor.
Buna karşın kamuoyuna yansıyan iddialar, farklı bir uygulamanın hayata geçirildiğini öne sürüyor. İddialara göre, yalnızca Mardin Büyükşehir Belediyesi personelinin yer aldığı özel itfaiye iletişim grubuna, İtfaiye Daire Başkanı'nın bilgisi ve onayı doğrultusunda Midyat'ta görev yapan bir basın mensubu dahil edildi.
Söz konusu iddia, yerel medya camiasında "Basına grup yok denilirken, personele ait olduğu belirtilen gruba bir gazeteci hangi kriterlere göre dahil edildi?" sorusunu gündeme getirdi. Uzun yıllardır Mardin'de kamu yararı doğrultusunda görev yapan birçok yerel basın kuruluşunun taleplerinin reddedildiği, buna rağmen tek bir basın mensubunun personel grubuna alındığı yönündeki iddialar, kamuoyunda ayrıcalık ve kayırmacılık tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Yerel basın temsilcileri, kamu kurumlarının tüm medya kuruluşlarına eşit mesafede durması gerektiğini belirterek, bilgiye erişim konusunda kişi veya kurum ayrımı yapılmasının hem basın etiğine hem de kamu yönetiminde şeffaflık ilkesine aykırı olduğunu dile getiriyor. İddiaların doğru olması halinde, kamu kurumunun tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri oluşacağı ifade ediliyor.
Kamuoyu ise İtfaiye Daire Başkanlığı'ndan şu sorulara açıklık getirmesini bekliyor: Eğer yerel basına ifade edildiği gibi böyle bir basın grubu yoksa, personel grubuna bir basın mensubunun dahil edildiği yönündeki iddialar doğru mudur? Doğruysa bu uygulama hangi usul ve kriterlere göre gerçekleştirilmiştir? Aynı imkan neden Mardin'de görev yapan diğer yerel basın kuruluşlarına tanınmamıştır?
Odatv.com