MSCI, yıllık Küresel Piyasa Erişilebilirlik Değerlendirmesi'nde Türkiye'nin "Bilgi Akışı" kriterini ‘artı'dan ‘eksi'ye indirdi. Kararın arkasında pay sahipliği yapılarındaki şeffaflık eksikliği ile fiyat oluşumunu bozan koordineli işlem davranışlarına ilişkin kaygılar yatıyor.
MSCI, Türkiye'de özellikle küçük ölçekli şirketlerde gözlemlenen bu davranışların fiyat oluşumunu zedeleyebileceğini ve oynaklığı artırabileceğini vurguladı.
Yabancı kurumsal yatırımcıların gerçek halka açık payı değerlendirme ve endeks replikasyonu için piyasa fiyatlarını esas alma imkânının bu sorunlar nedeniyle önemli ölçüde kısıtlandığı belirtildi.
Açığa satış yasağına eleştiri
Raporda Borsa İstanbul'un Mart 2026'da tüm borsada açığa satış yasağını yeniden uygulamaya koyması da eleştirildi. Yasağın defalarca uzatıldığına dikkat çeken MSCI, "Kurallardaki sık değişiklikler ve kısıtlamaların sürekli yeniden getirilmesi, işlevsel bir açığa satış çerçevesinin istenen özellikleri arasında yer almıyor" ifadesini kullandı.
Türkiye'ye yönelik olumsuz değerlendirmeler
Türkiye'ye ilişkin diğer olumsuz tespitler şöyle sıralandı:
Şirket bilgilerinin İngilizce olarak her zaman sunulmaması, döviz piyasasına yapılan müdahaleler ve bazı döviz işlemlerindeki takas gecikmelerinin kısıtlayıcı etkileri, tescil zorunluluğunun sürmesi, mevzuatın tamamının İngilizce yayımlanmaması, saklama ve omniüs yapılarının bulunmaması, hisse senedi ödünç işlemlerinin belirli menkul kıymetlerle sınırlı tutulması, borsa verisi kullanımındaki kısıtlamaların yatırım araçlarının erişilebilirliğini daraltması ve hükümet müdahalelerinin kurumsal çerçevenin istikrarına ilişkin soru işaretleri doğurması.
T+1 takas süresi belirsizliği
Öte yandan Borsa İstanbul'un T+1 takas döngüsüne geçişi değerlendirmek amacıyla Ocak 2026'da uçtan uca test ortamları açtığı da kaydedildi. Tüm piyasa katılımcılarının hazırlıklarını 31 Aralık 2026'ya kadar tamamlaması bekleniyor; ancak kesin bir uygulama tarihi henüz açıklanmadı.