ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin altıncı ayına girmesiyle birlikte ABD Başkanı Donald Trump, odak noktasını yeniden küresel ticaret savaşlarına çevirdi. Avrupa Birliği, Çin, İngiltere, Türkiye ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu 60 ticaret ortağını hedef alan yeni gümrük vergisi paketi resmi olarak yürürlüğe girdi.
Geçici yüzde 10’luk temel gümrük vergisinin yerini alan bu yeni dalga, ithalat oranlarını yüzde 10 ile yüzde 12,5 aralığına taşıyor.
Piyasaların ilk tepkisi ve küresel görünüm
CNBC'nin haberine göre piyasaların ilk tepkisi beklenenden çok daha ılımlı seyretti. Yatırımcıların önceki vergilerin süresinin dolması nedeniyle yeni adımları zaten bekliyor olması, Nisan 2025’teki "Kurtuluş Günü" kararlarının yarattığı şok dalgasının önüne geçti. Ancak analistler, bu kez şartların geçen yıla kıyasla belirgin şekilde daha zorlu olduğuna dikkat çekiyor.
Yüksek enflasyon ve petrol fiyatları baskısı
CG Asset Management Portföy Yöneticisi Emma Moriarty, mevcut tablonun küresel bir enerji şoku ve artan tedarik zinciri aksamalarıyla birleştiğini belirtti. Moriarty, yönetimin iç piyasaları zorlasa dahi gümrük vergilerini sürdürmekte kararlı göründüğünü ve yatırımcıların düşük büyüme ile yüksek enflasyon senaryosuna hazırlanması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle petrol fiyatlarının artmasının da piyasa duyarlılığını zorlayan bir diğer kritik etken olarak öne çıkıyor.
Yasal çerçevelerin değişmesi ve kalıcılık riski
Yeni vergi dalgası, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Şubat ayında verdiği iptal kararının ardından 1974 Ticaret Yasası’nın 301. maddesine dayandırılarak hayata geçirildi. Yetkililer kararın gerekçesi olarak iddia edilen zorunlu çalışma uygulamalarını gösteriyor. Bu yeni yasal zemin sayesinde gümrük vergilerinin geçici bir müzakere kozu olmaktan çıkıp ABD ekonomi politikasının kalıcı bir unsuru haline geldiği ifade ediliyor.
Piyasalardaki kalıcı baskı ve faiz beklentileri
Küresel finansal hizmetler firması Ebury'nin piyasa stratejisi başkanı Matthew Ryan, yeni yasal çerçevenin gümrük vergilerini küresel büyümeyi sınırlayan kalıcı bir yapısal riske dönüştürdüğünü belirtti. Piyasa uzmanları, yükselen petrol fiyatları ve yeni vergilerin yarattığı enflasyonist baskı nedeniyle Federal Rezerv’in (Fed) bu yıl içinde sürpriz bir faiz artırımına gitme ihtimalini gündeme alabileceğini değerlendiriyor.