Ana içeriğe geç

Tek 'suçu' haber yapmak olan İsmail’e özgürlük

Gazeteci İsmail Arı’nın ilk duruşması bugün Ankara’da görülecek. Arı’nın Avukatı Taylan Arı ‘Verilecek kararın beraat olacağı kanaatindeyim’ derken, BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir dayanışma çağrısı yaptı.

Tek 'suçu' haber yapmak olan İsmail’e özgürlük
Evrensel
16

Ankara – BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı, Yunus Emre Vakfı ve Erdoğan ailesinin vakıflarının haberleri başta olmak üzere yaptığı yolsuzluk ve yargı haberleri gerekçe gösterilerek tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıkıyor. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde saat 14.00’te görülecek duruşma öncesi Arı’nın Avukatı Taylan Arı ve BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir ile konuştuk. Hem avukatı hem de mesai arkadaşları ilk duruşmada Arı’nın serbest bırakılması çağrısı yaparken, duruşmaya da destek çağrısında bulundular.

75 gündür tutuklu bulunan BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı’nın Avukatı Taylan Arı, İsmail’in tutukluğuna; parti, makam, statü gözetmeksizin illaki bir gerçeğe ulaşma ve gerçeği halka iletme çabasının ve İsmail’in iyi gazetecilik yapmasının neden olduğunu söyledi.

‘İsmail’in haberleri soruşturmaya yardımcı oldu’

İsmail Arı’ya yöneltilen “soruşturmanın gizliliğini ihlal” ve “217/A” suçlamalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Avukat Taylan Arı, İsmail’in haberlerinin soruşturmaları engellemek bir yana, aksine soruşturmalara yardımcı olduğunu belirtti. 75 günlük tutukluluğun “ölçüsüz bir tedbir” ve “Fiili bir cezalandırma” olduğunu ifade eden Avukat Arı, tutukluluğun devamına ilişkin kararların soyut gerekçelerle ve “Kopyala yapıştır” yöntemiyle verildiğine dikkat çekerek, ilk duruşmada tahliye beklediklerini söyledi. İlk duruşmada beraat ihtimalinin de güçlü bir olasılık olduğunu ifade eden Avukat Arı, “Cuma günü bir karar çıkar mı bilmiyorum. İlk derece mahkemesi mahkumiyet hükmü kursa bile ben İstinaf aşamasında bozulacağı kanaatindeyim. Yani bu neticede verilecek kararın beraat olacağı kanaatindeyim” dedi.

İsmail ile en son Kurban Bayramı’nda görüştüklerini anlatan Avukat Arı, “İsmail moralli, keyfi yerinde duruşmasına hazırlanıyor. Savunmasını hazırlıyor” diyerek, “İsmail’in tutukluluğu, geçmişteki dayanışma eksikliklerini ve ancak bu bağın ne kadar güçlü örülebileceğini bize gösterdi. Meslektaşları ve meslek örgütleri, süreci bir an bile unutturmayarak büyük bir özveri sergilediler. Bizler de avukatları olarak, basın özgürlüğünü savunan herkesi 5 Haziran’da İsmail Arı’nın yanında olmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Onu çok özledik, bir an evvel gelmesini bekliyoruz’

BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir ise İsmail olmadan geçen 75 güne dair şunları anlattı: “İsmail mesleğe başladığından beri çok önemli haberlere imza attı. İsmail’i yazdığı haberler için cezalandırıyorlar. Cezalandırmak istiyorlar. Bundan sonra yazmak istediklerini de engellemek istiyorlar demiştim. Gerçekten de İsmail içeride de gazeteciliğe devam etti ama bizim alışık olduğumuz haberleri maalesef orada yazamadı. O sarsıcı haberlerinden gazete dolayısıyla okurlar mahrum kaldı. Ama tabii İsmail onun da söylediği gibi; ‘BirGün çok uyumlu bir kadro, aile’ diyoruz biz. Bazen burayı ev diye niteliyoruz. O anlamda da hayatımız, kişisel hayatlarımızda çok önemli bir boşluğu oldu İsmail’in. Onu çok özledik tabii. Bir an önce geri gelmesini bekliyoruz. Masasına kimse oturmuyordu. Oturulmuyor” dedi.

“İsmail’in tekrar klavyesinin başına dönüp onun ifadesiyle ‘O efkarlı dağların yanında olup’ kamuoyunun haber alma hakkının gereğini yerine getirecek şekilde çalışacağına ilişkin umutlarımız çok yüksek” diyerek anlatmaya devam eden Gökdemir, “Çünkü çok büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya. İddianamesinde yer alan konularda cezalandırmayı gerektirecek konular değil. O yüzden de serbest kalacağını umuyoruz, bekliyoruz. Hukuken gereği de bu” diye konuştu.

‘İsmail’in dezavantajlı grupların sesi olan habercilik tarzı, bu dayanışmayı ördü’

İsmail’in tutukluluğu sırasında gösterilen dayanışmayı nasıl değerlendirdiklerini sorduğumuz Gökdemir şöyle dedi: “İsmail tutuklandığında sosyal medya hesabımdan şöyle bir mesaj yayımlamıştım. ‘Artık dayanışmayı lütfen söz olmaktan çıkaralım, vücut bulsun görelim’ demiştim. Çünkü herkes bize ‘Yanınızdayız’, ‘Arkanızdayız’ diyordu ama biz aslında galiba bunu çok deneyimlediğimiz zamanlar oldu. Ama en somut ya da en geniş daha önce çok temas etmediğimiz toplum kesimleriyle de bir araya gelerek bunu çok net bir şekilde gördük. Bu süreçte sadece meslektaşlarımızdan değil; depremzedelerden işçilere, öğrencilerden doğa savunucularına kadar toplumun pek çok kesiminden gelen destek, bu çağrımızın karşılık bulduğunu gösterdi. Bu toplumsal sahiplenme, ‘Gazeteciliğin bittiği’ yönündeki karamsarlığı kırarak, haberin ve halkın haber alma hakkının hâlâ ne kadar kıymetli olduğunu bizlere kanıtladı. İsmail’in dezavantajlı grupların sesi olan habercilik tarzı, bu dayanışmayı ördü. Süreç bize gerçekten o işin dayanışma sözünün lafta kalmadığını, vücut bulduğunu gösterdi.”

‘Çağrımız halkın haber alma hakkına sahip çıkması’

Gökdemir, İsmail’in dayanışmayı görmeye ve yalnız olmadığını, yaptığı haberciliğin kıymetli olduğunu, toplumda karşılığı olduğunu, sahip çıkıldığını bilmeye ihtiyacı olduğunu belirterek şöyle dedi: “Sadece onun için değil, bu ülkede gerçekten çok büyük zorluklarla mesleğini yapmaya çalışan gerçek gazetecilerin de buna ihtiyacı var. Çünkü biz zaten halkın haber alma hakkının gereğini yerine getirmek için yapıyoruz. Çağrımız halkın haber alma hakkına sahip çıkması. Yanımızda görmek istiyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler