Yeni Şafak Gazetesi yazarı Aydın Ünal, bugünkü köşe yazısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisindeki liderlik tartışmalarını, Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasete dönüşünü ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) siyasetteki etkilerini ele alan çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 2010 yılındaki istifa sürecini hatırlatan Ünal, Baykal'ın o dönem düzenlediği basın toplantısında, "Pensilvanya'dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı ifade etmek isterim." dediğini anımsattı. Baykal'ın bu sözlerle aslında FETÖ elebaşına mesaj gönderdiğini savunan Ünal, "Pes ediyorum. Size boyun eğiyorum. Sizinle uyumlu çalışacağım. Ne derseniz yapacağım. Beni harcamayın." şeklinde bir teslimiyet ifade ettiğini öne sürdü.
"BU SEFER KASET KUMPASI DEĞİL KURULTAY KUMPASI DÜZENLENDİ"
Baykal'ın ardından göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı süresince FETÖ ile iyi geçindiğini iddia eden Ünal, örgüt mensubu danışmanların, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin partiyi istila ettiğini söyledi. Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz gecesi darbeyi televizyondan umutla izlediğini ve Yenikapı'daki buluşmaya katılsa da FETÖ ile dayanışmayı sürdürdüğünü öne süren Ünal, 2023 seçimleri sonrasında Kılıçdaroğlu'nun da kaleminin kırıldığını belirterek, "Bu sefer kaset kumpası değil kurultay kumpası düzenlendi. Ekrem İmamoğlu ve onun vesayeti altında Özgür Özel CHP'nin idaresine geldiler." ifadelerini kullandı.

"FETÖ AJANLARINI ZAMANINDA FARK EDEMEDİĞİM İÇİN SİZLERDEN ÖZÜR DİLİYORUM"
Kılıçdaroğlu'nun siyasette sabrederek yeniden genel başkanlık koltuğuna oturduğuna dikkat çeken Ünal, Kılıçdaroğlu'nun yaptığı ilk açıklamalara işaret etti. Kılıçdaroğlu'nun sözlerini alıntılayan Ünal, şunları kaydetti: "Haykırarak söylüyorum, FETÖ başta olmak üzere, hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı olmamış başı dik bir adam duruyor karşınızda... FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum..."
Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamalarıyla FETÖ ve uluslararası yapılara açıkça savaş açtığını vurgulayan Ünal, partideki mevcut duruma ilişkin, "CHP fiilen bölündü, resmi olarak bölünmesi de yakındır." değerlendirmesinde bulundu. Özgür Özel'in yeni bir partiyi seçime hazırlamakta zorlanacağını savunan Ünal, bölünen tabanın büyük oranda baba ocağına döneceğini belirterek, "İmamoğlu ve Özel'in elinde ise FETÖ artıkları ile yolsuzluğa bulaşmış kirli isimlerin dışında kimse kalmayacaktır." dedi.
"ARINMA İLE FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASET ÜZERİNDEKİ VESAYETİ KIRILACAKTIR"
FETÖ'nün CHP ve Türkiye solu üzerindeki etkisine değinen Ünal, bu durumun kaset komplosunda, Gezi olaylarında, İmamoğlu vakasında ve Özgür Özel'in yükselişinde görüldüğünü savundu. Bugün Özel ve İmamoğlu lehine kopartılan fırtınanın kaynağının da FETÖ olduğunu iddia eden Ünal, Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği arınmayı gerçekleştirmesi halinde Türkiye siyasetinin safralarından kurtulacağının altını çizdi. Ünal, konuya şu sözlerle işaret etti: "İsrail'in kudurmuş bir halde bölgede terör estirdiği, ajanları, aparatları ve vekil terör örgütleriyle istikrar ve güvenliği tehdit ettiği bir düzlemde, arınma ile PKK'nın ardından FETÖ terör örgütünün de siyaset üzerindeki vesayeti kırılacaktır. Bir araya toplanmış ayrık otlarının tasfiyesi de daha kolay olacaktır."
"ÖZGÜR ÖZEL'E FARELİ KÖYÜN KAVALCISI DEMEK YANLIŞ OLMAZ"
Yazısının sonunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik eleştirilerde bulunan Ünal, Özel'in siyasi geleceğine dair çarpıcı ifadeler kullandı. Ünal, "Özgür Özel'e 'fareli köyün kavalcısı' demek yanlış olmaz; köyün farelerini arkasına takmış gidiyor. Umduğunu bulamayınca, kalemi kırılınca değil köye, Manisa'daki eczanesine bile dönemeyebilir." diye konuştu.