Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya-i Kebîr Câmî-i Şerîfi’nin yeniden ibadete açılmasının 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" başlıklı kitap için bir takdim metni kaleme aldı.
Erdoğan metinde, Ayasofya'nın tarihi süreçteki konumu, Osmanlı döneminde geçirdiği ihya çalışmaları ve 24 Temmuz 2020 tarihindeki yeniden açılış sürecine ilişkin değerlendirmelere yer verdi.
"OSMANLI MEDENİYETİ AYASOFYA'YI İHYA ETTİ VE KORUDU"
İstanbul’un fethiyle birlikte yapının yeni bir hüviyet kazandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1453 öncesinde harap durumda olan yapının Fatih Sultan Mehmet döneminde kısa sürede ihya edildiğini ifade etti.
Tarihte IV. Haçlı Seferleri esnasında yapının büyük zarar gördüğünü ve yağmalandığını hatırlatan Erdoğan, Osmanlı döneminde ise Mimar Sinan ve diğer mimarların katkılarıyla binanın güçlendirildiğini, Bizans dönemine ait mozaiklerin muhafaza edilerek kültürel mirasa saygı gösterildiğini vurguladı.
"86 YILLIK ARANIN ARDINDAN ASLİ HÜVİYETİNE KAVUŞTU"
Ayasofya'nın ecdattan tevarüs eden bir emanet olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, takdim yazısında şu ifadelere yer verdi:
"Ayasofya-i Kebîr Camii yalnızca bir ibadet mekanı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. 24 Temmuz 2020’de, 86 yıllık hicranın ardından yeniden aslî hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süsleyeceğine; insanlığın ortak vicdanı ve kültürel hafızasına ışık tutmayı sürdüreceğine gönülden inanıyorum."