Venezuela’da 24 Haziran’da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem, ülke tarihinin en ağır afetlerinden birine dönüştü. Son resmi verilere göre can kaybı 4 bin 829’a yükselirken 16 bin 740 kişi yaralandı, 17 bin 907 kişi evsiz kaldı. Yıkımın simgelerinden biri ise Hugo Chavez döneminde Türk şirketi Summa tarafından inşa edilen dev sosyal konut yerleşkesi oldu.
Ankara’nın simge yapılarından Atakule’nin yanı sıra Yalıkavak Marina ve İstanbul’daki Hilton Maslak gibi Türkiye’nin tanınmış projelerinde imzası bulunan Summa’nın Venezuela’da yaptığı konutların büyük bölümünün çökmesi, şirketi de tartışmaların merkezine taşıdı.
La Guaira eyaletinin Playa Grande bölgesindeki Ciudad Hugo Chávez Frías yerleşkesinde 196 adet dört katlı blok ve 3 bin 136 daire bulunuyordu. Sahadaki incelemeler ile yerel temsilcilerin aktardığı tahminlere göre blokların 150’den fazlası çöktü, zemine gömüldü, eğildi ya da ağır hasar aldı. Ancak yerleşkeye ilişkin resmi bir hasar bilançosu ve burada yaşamını yitirenlerin kesin sayısı henüz açıklanmadı.
Yıkımın boyutu, binaların neden bu ölçüde zarar gördüğü ve sorumluluğun deprem yönetmeliğinde mi, zeminde mi, uygulamada mı yoksa teslim sonrası yapılan müdahalelerde mi olduğu sorularını gündeme getirdi.
“KARTONDAN YAPILMIŞ GİBİYDİLER”
Depremde evini kaybeden Karolyn Sanchez, yaşadığı bloktaki zemin katın tamamen ezildiğini, üst katların ise molozların üzerinde kaldığını anlattı. Dairesinden birkaç giysi, mutfak eşyası ve iki gaz tüpü çıkarabilen Sanchez, aynı binada yedi kişinin öldüğünü söyledi.
Yapıların yeterince sağlam olmadığını savunan Sanchez, enkazda görülen malzemeleri göstererek şu ifadeleri kullandı:
DÖRT KATLI BLOKLAR İKİ KATA İNDİ
Yerleşkedeki yıkım, çevredeki betonarme binalardan farklı bir görüntü oluşturdu. Çok sayıda blok yana devrilmek yerine aşağıya doğru ezildi; bazı dört katlı yapılar üç, hatta iki katlı hale geldi. Zemin ve birinci katlarda yaşayanlar metal iskelet ile üst katların altında sıkışırken, üst katlardaki bazı sakinler pencerelerden çıkarak kurtuldu.
Yerel incelemelerde, eğilen ve zemine gömülen blokların bulunduğu alanda sıvılaşma ihtimali de gündeme geldi. Bölgenin tortul zemin üzerinde ve aktif bir sismik kuşakta bulunduğu daha önce hazırlanan imar planlarında belirtilmişti. Plan, yeni yapılaşmalarda ayrıntılı jeoteknik inceleme yapılmasını ve Venezuela’nın 2001 tarihli depreme dayanıklı yapı standardına sıkı biçimde uyulmasını öngörüyordu.
ŞİKAYETLER DEPREMDEN YILLAR ÖNCE BAŞLADI
Yerleşkedeki sorunlara ilişkin şikayetler depremden sonra ortaya çıkmadı. Bölge sakinleri, ilk teslimlerden kısa süre sonra çatlaklar, zemin oturmaları, su sızıntıları, rutubet ve kapıların kapanmamasına yol açan kaymalar yaşandığını belirtiyor.
2022’de yayımlanan bir saha haberinde M-14 ve M-15 bloklarında yaşayan 32 ailenin yaklaşık sekiz yıldır çökme, sızıntı ve çatlak sorunlarıyla mücadele ettiği aktarılmıştı. Bazı duvarlardaki çatlakların 20 santimetreye ulaştığı, yağışlardan sonra zeminlerin ve kapıların daha fazla bozulduğu belirtilmişti. Ailelerin yerel kurumlara yaptıkları başvurulara rağmen kalıcı bir çözüm sağlanmadığı kaydedilmişti.
Yerleşke sakinlerinin anlatımlarına göre ilk ciddi işaretlerden biri 24 Haziran 2014’teki yoğun yağışların ardından görüldü. Sokaklarda biriken suyun kısa sürede zemine çekilmesi, toprağın yapısıyla ilgili endişelere yol açtı. Daha sonraki yıllarda sızıntı ve yapısal hasar şikayetleri devam etti.
ÇATILARDAKİ SU DEPOLARI VE TADİLATLAR
Yıkımın nedenlerine ilişkin tartışmada bina sakinlerinin sonradan yaptığı değişiklikler de öne çıkıyor. La Guaira’daki sık su kesintileri nedeniyle birçok bloğun çatısına büyük su depoları yerleştirildi. Bazı dairelere seramik, tuğla ve ağır kaplamalar eklendi.
Yerleşke sakinlerinden Enyerber Pernalete, özgün tasarımın bu ek yükler için hazırlanmadığını düşündüğünü belirterek, “Üst katlar seramik döşenmesi ya da su depoları yerleştirilmesi için tasarlanmamıştı ve insanlar bunu yaptı. Bence çökmelerinin nedeni de bu” dedi.
CHAVEZ “MUCİZE” DİYE TANITMIŞTI
Ciudad Hugo Chávez Frías, düşük gelirli Venezuelalılara konut sağlamak amacıyla 2011’de başlatılan Büyük Venezuela Konut Misyonu’nun en görünür projelerinden biriydi.
Oksijen'in haberine göre; Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, 2012’de verdiği bir röportajda ilk etabın yapım sürecini şöyle anlatmıştı:
İlk etapta yer alan 1488 konut, 2010’daki sel felaketinden etkilenen aileler için inşa edilmişti. Dönemin Venezuela Konut Bakanı Ricardo Molina, ilk etabın bütçesini 101 milyon dolar olarak açıklamıştı.
Projeyi yakından takip eden Hugo Chavez, Ağustos 2012’de şantiyeyi ziyaret ederek çalışmaların hızını övmüş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
Chavez aynı ziyarette projenin 113 milyon dolara mal olacağını ve 2 bin 368 konuta ulaşacağını açıklamıştı. Proje daha sonra genişletilerek üç etapta toplam 3 bin 136 konuta çıkarıldı.
Chavez, Mart 2013’te hayatını kaybettiği için projenin tamamlandığını göremedi. Konutların büyük bölümünün açılışı halefi Nicolas Maduro tarafından yapıldı.
ŞİRKET VENEZUELA’YA NASIL GİRDİ
Summa’nın kurumsal anlatımına göre şirketin Venezuela yolculuğu 2010 sonunda başladı. Selim Bora, dönemin Dışişleri Bakanı Nicolas Maduro ile görüştükten birkaç gün sonra Hugo Chavez tarafından kabul edildi. Chavez’in şirketin Rusya ve Libya’daki projelerini daha önce araştırdığı ve toplantının ardından heyeti sosyal konutların yapılacağı bölgeye götürdüğü aktarıldı.
Mete Bora tarafından 1989’da Ankara’da kurulan Summa, Türkiye’de özellikle başkentin simge yapılarından Atakule ile tanınıyor. Şirketin Türkiye’deki projeleri arasında Yalıkavak Marina, Hilton Maslak, İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali ve çeşitli otel ile ticari yapılar da bulunuyor.
Türkiye dışında Afrika, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da havalimanları, stadyumlar, kongre merkezleri, oteller, hastaneler ve kamu binaları inşa eden şirketin yönetim kurulu başkanlığını Selim Bora yürütüyor.
Vargas konutları ise Summa’nın Güney Amerika’ya açıldığı ve portföyündeki tek sosyal konut projesi olarak öne çıktı. Şirketin Venezuela’daki faaliyetleri, Ciudad Hugo Chávez Frías yerleşkesinin üç etabından oluştu. Projenin ardından Selim Bora, Türkiye-Venezuela İş Konseyinin kuruluşunda yer aldı ve konseyin kurucu başkanlığını üstlendi.
SUMMA: RADYE TEMEL VE HAFİF ÇELİK KULLANILDI
Summa, deprem sonrası yaptığı açıklamada Ciudad Hugo Chávez Frías projesinin 2011-2014 yılları arasında üç etap halinde tamamlanıp Venezuela Konut Bakanlığına teslim edildiğini belirtti.
Şirket, binalarda betonarme radye temel ile hafif çelik taşıyıcı sistemin birlikte kullanıldığını, zemin etütlerinin Venezuelalı firmalarca hazırlandığını ve projelerin yerel kamu kurumlarının onay ve denetiminden geçtiğini savundu.
Summa ayrıca inşaat süresince maliyeti düşürmek amacıyla malzeme değişikliğine gidildiği iddialarını reddederek, “Proje süresince hiçbir malzeme değişikliği yapılmamıştır” açıklamasını yaptı.
“DEPREM TASARIM SINIRINI AŞTI”
Şirketin savunmasının merkezinde depremin oluşturduğu yer hareketi bulunuyor. Summa, projede esas alınan 2001 tarihli Venezuela deprem şartnamesinin 0,3g tasarım ivmesi öngördüğünü, ilk değerlendirmelerin ise deprem sırasında yaklaşık 0,6g düzeyinde tepe yer ivmesine işaret ettiğini bildirdi.
Buna göre şirket, yapıları tasarlarken geçerli olan şartnamedeki değerlerin gerçekleşen deprem karşısında yetersiz kalmış olabileceğini savunuyor.
Summa, binaların 12 ila 14 yıl önce teslim edildiğini, sonrasındaki bakım, onarım ve tadilat süreçlerinde rol almadığını, deprem öncesinde kendisine herhangi bir yapısal sorun bildirilmediğini de belirtti. Buna karşılık bölge sakinlerinin 2014’ten beri çeşitli kamu kurumlarına çatlak, zemin oturması ve sızıntı şikayetlerini ilettiği görülüyor.
KESİN NEDEN İÇİN TEKNİK RAPOR BEKLENİYOR
Bölge sakinleri, sorunlu zemin üzerinde kısa sürede yapılan ve yıllardır çatlaklarla gündeme gelen binaları işaret ediyor. Summa ise geçerli mevzuata uyulduğunu, projenin devlet kurumlarınca denetlendiğini ve depremin tasarım değerlerinin çok üzerine çıktığını savunuyor.
Hugo Chavez’in bir dönem “mucize” diye tanıttığı sosyal konutların büyük bölümü şimdi kullanılamaz halde. Aynı felaketlerde defalarca evini kaybeden bölge sakinleri ise teknik tartışmanın sonucunu yeni bir barınma arayışı içinde bekliyor.
Odatv.com




