Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Ece Güner, cezaevinden kamuoyuna seslendiği bir mektup kaleme aldı.
Masum ve mağdur olduğunu savunduğu mektubunda "Masum olduğumu Allah biliyor, ben biliyorum ve daha pek çok kişi biliyor ve söylüyor. Tüm belgeler de masumiyetimi ve mağduriyetimi haykırıyor" dedi.
Mahkemeye belgeleriyle ayrıntılı itiraz dilekçesi sunacağını belirten Güner, "Ayrıca onlarca farklı kişiden alınan ifadelerin hepsi aynı gerçeğin altını çiziyor: AHBAP'la (onbinlerce kişi gibi bağışçı olmak dışında) hiçbir bağlantım yok" ifadelerini kullandı.
Güner'in mektubunun tamamı şöyle:
"Her insanın ırkı, inancı, siyasi görüşü, hayat felsefesi farklı olabilir ancak insan vicdanı tektir. Bir çocuk ağladığında, bir kadın öldürüldüğünde, bir orman yandığında veya bir insan haksızlığa uğradığında kalbimizde hissettiğimiz ince sızı vizdandır ve tüm insanlığın ortak özelliği de bu vicdanıdır. Çoğu insan için vicdan hayatın temel pusulasıdır. Vicdan, her inancın da esasında en temel pusulası ve şartıdır. Vicdan masum bir insanın bir dakika bile cezaevinde kalmamasını gerektirir.
Masumum, mağdurum. Masum olduğumu Allah biliyor, ben biliyorum ve daha pek çok kişi biliyor ve söylüyor. Tüm belgeler de masumiyetimi ve mağduriyetimi haykırıyor. Hayatımda hiç suç işlemedim, hiç kuralları çiğnemedim. Hep iyilik yapmaya gayret ettim. Çünkü yaptığımız her iyiliğin kalbimizi de temizlediğine inandım. Bir kitapta okumuştum; sufiler, temiz bir kalbin tecelligah-ı ilahi (Allah'ın açığa çıktığı yer) olduğuna inanırmış. Hayatım boyunca ne yaşarsam yaşayayım hep temiz kalpli kalmaya gayret ettim.
İlk günlerin anlaşılır kargaşasından sonra artık toz dumanın dağıldığını ve kimin suç işlediğini kimin mağdur olduğunu artık herkesin görebildiğini düşünüyorum. Mahkemeye belgeleriyle ayrıntılı itiraz dilekçemi sunacağım. Ayrıca onlarca farklı kişiden alınan ifadelerin hepsi aynı gerçeğin altını çiziyor: AHBAP'la (onbinlerce kişi gibi bağışçı olmak dışında) hiçbir bağlantım yok. Sadece ve sadece Haluk Levent'in ısrarlı talepleri üzerine kendisine kişisel bir borç verdim ve binbir zorlukla zarar ederek alacağımı (büyük ölçüde) ondan tahsil ettim. Mesele bundan ibarettir.
Bir kişiye borç vermek ve üstelik faizsiz geri almak suç ise o zaman on binlerce vatandaş cezaevinde olmalı! Ancak elbette Türk Ceza Kanununda böyle bir suç yok. Tüm bu borç verme hikayesinde zaten büyük acı, üzüntü, yıkım yaşadım. Zaten bu hikayenin mağdurlarından biriyim. Neden cezaevindeyim? Bu kadar acı çekmişken ve sadece iyi niyetimin kurbanı olmuşken neden bana ve aileme bir büyük acı ve yıkım daha yaşatılıyor? Hukuk, adalet ve insanlığın vicdanına tüm kalbimle hala inanıyorum ve hukuk, adalet ve vicdan için dua ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Ece GÜNER"