Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı'nın babasının kişisel eşyalarını bir WhatsApp grubundan satışa çıkarması tartışma yarattı. Konuyu köşesine taşıyan Oray Eğin, bu eşyalar ile müze kurulması gerektiğini savunurken, Tuna Ortaylı sembolik rakamlarla yapılan satışlardan elde edilen gelirin kurulacak hatıra ormanı için harcanacağını ifade etti. Tuna Ortaylı "Kendisi bir akademisyen olarak çay fincanlarıyla değil, kitaplarıyla anılmak isterdi” sözlerini kaydetti.
İlber Ortaylı'nın kişisel eşyalarının sembolik rakamlarla satışa çıkarıldığını ilk olarak gazeteci Oray Eğin duyurdu. WhatsApp grubunda satışı yapılan eşyalar arasında merhum iş insanı Mustafa Koç’un eşi Caroline Koç’un kurucusu olduğu Selamlique imzalı kahve fincan takımı da yer aldı. İnternet sitesinde 5 bin 400 liraya satılan fincan takımı Ortaylı’nın kızı tarafından 700 TL’den satışa sunuldu.
Oray Eğin, "Souvenirs d'İlber" başlıklı yazısında konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bir sürü tabak çanak, vazo, hatırat. Çoğu pahada kıymetsiz ama sahibi Türkiye’nin en popüler aydını olduğu için önemli. Her bir cümlesinden sosyal medya paylaşımları yapılan, “Cahille sohbeti kestim,” gibi ona atfedilen bazı lafları slogana dönüşen bir aydının mirası şimdi WhatsApp grubunda yok pahasına gidiyor.O kahve fincanını nereden aldı, kim hediye etti, kiminle birlikte kullandı ya da hiç kullandı mı, hangilerine kıymet veriyordu, bugün satışta olan eşyalardan hangilerini saklıyordu… Bu eşyaların arkasındaki hikayelerin ne olduğunu büyük ihtimalle hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Bazı tanıdıklarım bu WhatsApp grubundan eşyaları satın alırken hatırasını, İlber’in hayatından geçtiği için anlam kazanan hatırasını, kendi koleksiyonlarına katıyor. Satın alan kişi söz gelimi bir tepsiyi misafirlerine gösterirken “İlber Ortaylı’nın eşyalarından” diye uzun bir sohbet açacak. Ama hiçbirimiz o tepsinin kökenini, Ortaylı’nın hayatındaki rolünü bilemeyeceğiz.
"Bir Masumiyet Müzesi yapılamaz mı?
"Tuna Ortaylı başka ne yapabilirdi?" sorusunu da yönelten Eğin, "İlber Ortaylı’nın bu gündelik eşyalarından bir Masumiyet Müzesi yapılamaz mı? Kızının tek başına altından kalkabileceği bir iş elbette değil, ama Ortaylı yıllarca devlete de hizmet veren bir aydın, üstelik de popüler bir figür olduğu için, Kültür Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı devreye girebilir aslında. Belki yaşadığı ev, bu eşyalar Türk kültür hayatının daimi koleksiyonuna katılabilir. İyi bir kürasyonla hikayeleriyle birlikte sergilenebilir.Çok da ilgi çekeceğine eminim. İki-üç kuruşa oraya buraya dağılacağına en azından devletin bir, hiç değilse bir, aydınına sahip çıkması açısından simgesel olacaktır." ifadelerini kullandı.
"Babamın kapatılması gereken 7 evi var"
Gelişmeler üzerine açıklama yapan Tuna Ortaylı, süreci şu sözlerle anlattı:
“Grubu kendi kişisel meselelerimle meşgul etmek istemezdim ancak yapılan paylaşımların haberleştirilmesi üzerine açıklama yapma gereği duydum. Babamın sadece İstanbul’da kapatılması gereken 7 evi var. Bu evlerde, kutsal saydığım çalışma masaları ve kitapları dışında, büyük kısmı kendi aldığı ya da kendisine hediye edilen ve yakın çevreye dağıtılanların haricinde çok sayıda obje bulunuyor.”
"Hatıra ormanına katkı için satışa çıkardım"
Objeleri satışa çıkarma nedenini de açıklayan Ortaylı, “Bu eşyaların çöpe gitmesini istemedim. TEMA Vakfı’nın babam adına açacağı hatıra ormanına katkı sağlamak amacıyla satışa çıkardım. Ancak şimdi ‘babasının malını satan vefasız kız’ olmakla itham ediliyorum. Ülkemizde hiçbir iyilik cezasız kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Satışları durdurdu
Tuna Ortaylı, gelen tepkiler sonrası satışları durdurduğunu belirterek, “Bu vesileyle grupta artık başka bir satış yapmayacağım. Daha önce satın alanlara hatıra ormanına katkıları için teşekkür ediyorum” dedi.
Açıklamasında babasının mirasına ilişkin planlarını da paylaşan Ortaylı, “Babam adına bir kütüphane kuracağız. Kendisi bir akademisyen olarak çay fincanlarıyla değil, kitaplarıyla anılmak isterdi” ifadelerini kullandı.