Ana içeriğe geç

Bu enflasyon hem düşmez hem de bitmez!

Bu enflasyon hem düşmez hem de bitmez!
Ekonomim.com
16

Geçtiğimiz Cuma günü Mayıs 2026 ayı enflasyon rakamları açıklandı.

Aylık enflasyon yüzde 1.71 ve yıllık artış da yüzde 32.6 oldu.

Geçtiğimiz Nisan ayında enflasyon yüzde 4.18 olmuştu ve yıllık enflasyon da yüzde 32,4’e yükselmişti.

Bu arada yıllık bazda ÜFE yani üretici fiyatları yüzde 2.75 arttı ve yıllık artış da yüzde 28,9’a geldi.

İlk 5 aylık enflasyon yüzde 16,6 olarak gerçekleşti; ancak sepet kur yüzde 6.3 artış ile sınırlı kaldı. Yani 5 ayda enflasyon kur sepetini yüzde 10’dan fazla aştı. Bir bakıma Türk Lirası reel olarak değerlenmeye devam etti.

Buradan şu sonuç çıkıyor: Döviz baskılanarak adeta yönetilmiş ve yönlendirilmiş fiyat mekanizması haline getiriliyor. Yani kur frenleniyor; çünkü ülkemizde ikili para rejimi geçerli. Türk Lirasının yanında bazı iç piyasalarda tamamen dolar veya Euro’nun hükmü var.

Bu arada Mehmet Şimşek’in kaptanlığını yaptığı enflasyonla mücadele program da 3 yılını doldurdu.

3 yılda fiyatlar nasıl seyretmiş? Vatandaş bu beladan nasıl nasibini almış?

Önceki gün, önce arkadaşım ve uzun yıllardan beri de köşedaşım Sevgili Alaattin Aktaş, yazısında bu üç yılı çok iyi betimlemiş. “Son üç yıldaki enflasyon tam yüzde 215” şeklinde çok anlamlı ve önemli bir manşet atmış.

Ana sektörlere göre son üç yıl fiyat artışlarını şöyle sıralamış:

- Eğitim yüzde 428

- Konut yüzde 371

- Lokanta, konaklama yüzde 248

- TÜFE yüzde 215.

En çok artış görülen harcama kalemlerini de şöyle belirlemiş:

- Yükseköğretim ücreti yüzde 683

- Geçiş ücreti yüzde 556

- Gerçek kira yüzde 524

- Dikkat! Şans oyunları yüzde 454 (Manevi değerleri yüksek bir iktidar döneminde hem böyle bir kalemin varlığı ve hem de artış hızı çok manidar!...)

Şimdi de yıllık enflasyondaki artışa etki eden ilk üç kaleme bakalım:

- Gıda ve alkolsüz içecekler 8.60

- Konut 6.07

- Ulaştırma 5.63

Görüldüğü gibi enflasyonu yukarı çeken üç kalem aynı. Gıda, konut ve ulaştırma.

- Gıdadaki mevsim etkisine bağlı geçici duraksamaya aldanmayalım. Tarım sektörü artık yok gibi. Ne köyde insan kalmış ne de arazide tarla veya bahçe kalmış. Hepsi beton olmuş taşlaşmış.

- Konut ile ilgili bir yandan arz artışı var, ama bir yandan da bitmeyen talep var. Atıl ikinci konut gerçeği ve değerli konut fiyatlarının katılığı ortada. Birikimler artık konut almaya müsait olmadığı gibi ucuz ve ulaşılabilir finansman da yok.

- Ulaştırma zaten önemli ve vazgeçilmez bir harcama kalemi. Geçtiğimiz Şubat ayının son günü başlayan İran ile ABD ve İsrail savaşı ve sonrasında kapanan Hürmüz Boğazı petrole ulaşmayı fiilen zorlaştırmış durumda. Petrol fiyatları 60’lı dolar bandında seyrederken şimdi en az yüzde 50 artışla zaman zaman 100 doları aşıyor.

Hükümetin enflasyonla mücadele ettiğine ve bütüncül ve kararlı bir dezenflasyon program uyguladığına inanç yok. Üç yıldır bir programdan bahsediliyor, ama sonuçlar ortada. Daha gerçekçi ve Keskin politika tedbirleri yok. Bu programın hiçbir yerinde yapısal düzenlemeler yok, kamuda tasarruf ve verimlilik yok, maliye politikasının araçları ortada yok.

Sadece ortada Merkez Bankasının para ve kredi politikaları var. Sadece bu politikalarla sonuç almak sınırlı.

Şimdi de Hazine ve Maliye Bakanı, “yıl sonunda enflasyon yirmili rakamların ortalarında…” gibi soyut ifadelere yönelmiş durumda.

Dolayısıyla “bu enflasyon hem düşmez, hem de durmaz!”

Kaynağa Git

İlgili Haberler