1991 yılında satın aldığı ilk model arabayla koleksiyonculuğa adım atan Cingöz, yıllar içinde büyüyen koleksiyonuna yer açabilmek için odanın duvarlarını, raflarını ve tavanını da kendi tasarımıyla değerlendirdi.
YER KALMAYINCA TAVANI DA SERGİ ALANINA ÇEVİRDİ
Koleksiyon odasının tamamını kendi emeğiyle hazırladığını belirten Murat Cingöz, çocukluğundan bu yana oyuncaklara ilgi duyduğunu söyledi.
Cingöz, "Ailenin en küçüğüyüm, beş kardeşiz. En küçük olmamdan dolayı büyüklerim hep bana oyuncak hediye getirirdi. Aslında kendimi bildim bileli koleksiyon yapıyorum ama referans noktam 1991 yılında satın aldığım ilk model arabayla başladı. Bu sene 35'inci yılı geride bıraktık. Yıllar içerisinde koleksiyonum 15 bin parçayı geçti. Yer kalmayınca gözümü tavana diktim. Tavana da kendi tasarladığım, üç boyutlu yazıcıyla ürettiğim aparatlarla yaklaşık 3 bin 500 model arabayı sabitledim." dedi.
"BU ODA BENİM TERAPİ ALANIM"
Koleksiyonun kendisi için maddi değerinden çok manevi anlam taşıdığını ifade eden Cingöz, stresli zamanlarda bu odada vakit geçirmenin kendisini rahatlattığını dile getirdi.
Cingöz, "Odaya girerken ne kadar stresim olursa olsun, bu kapıdan içeri girdiğim anda burayı terapi odası gibi görüyorum. Bütün stresim ve sıkıntım beş dakika içerisinde kayboluyor. Çok rahatlıyorum. Gidip psikoloğa binlerce lira vermek yerine burada vakit geçirmeyi tercih ediyorum." ifadelerini kullandı.
AİLELERE KOLEKSİYON TAVSİYESİ
Koleksiyonculuğun çocuklar için önemli bir hobi olduğunu belirten Murat Cingöz, ailelere de çocuklarını koleksiyon yapmaya teşvik etmeleri çağrısında bulundu.
Cingöz, "Ailelere en büyük tavsiyem, özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarını koleksiyon yapmaya yönlendirmeleridir. Bu model araba olmak zorunda değil, başka bir koleksiyon da olabilir. Böylece çocuklar kötü alışkanlıklardan uzak kalır. Aynı zamanda biriktirdiği ürünler ileride maddi değer de kazanabilir." diye konuştu.