Wall Street Journal,NATO Zirvesi öncesinde Avrupa ile ABD arasındaki kırılmaya ilişkin dikkat çeken bir kulis haberi yayımladı. Joe Parkinson, Drew Hinshaw ve Daniel Michaels imzalı habere göre Avrupalı liderler, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD ile ilişkilerin geldiği noktayı ocak ayında Brüksel’de yapılan kapalı bir acil toplantıda masaya yatırdı.
Toplantının ana gündemi, WSJ’nin ifadesiyle Avrupa’nın “Amerika ile olası bir kopuşu” nasıl yöneteceğiydi. Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland’ı ele geçirme tehdidi, Avrupa’ya yönelik gümrük tarifeleri ve NATO harcamaları konusundaki baskısı, Avrupa başkentlerinde ABD’ye bağımlılığı azaltma tartışmasını hızlandırdı.
Telefonlar dışarıda, liderler yalnız girdi
Habere göre toplantı, Brüksel’de Avrupa Konseyi binasında yapıldı. Yaklaşık 30 liderden salona yalnız gelmeleri, telefonlarını dışarıda bırakmaları ve kapalı kapılar ardında açık konuşmaları istendi. Görüşmede kamera ya da kayıt cihazı bulunmadı. Liderler, Trump yönetimine ilişkin endişelerini o kadar duygusal biçimde dile getirdi ki bazı katılımcılar daha sonra bu oturumu “terapi gecesi” olarak tanımladı.
Macron: Geri dönüş yok
WSJ’ye göre toplantıda ilk sözü alan isimlerden biri Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oldu. Macron’un “Burada bir çizgi çekiyoruz” dediği ve Avrupa’nın ABD’ye aşırı bağımlılığının artık bir güvenlik riski haline geldiğini savunduğu aktarıldı. Habere göre Macron, toplantıda “Geri dönüş yok” ifadesini de kullandı.
Toplantıda bazı liderler, Trump yönetiminin ABD’nin geleneksel küresel rolünü sürdürmekten çok madencilik ve enerji anlaşmalarıyla ilgilendiğini savundu. Belçika Başbakanı’nın, Avrupa’nın ABD’nin “sefil bir kölesi” haline gelme riskiyle karşı karşıya olduğunu söylediği aktarıldı.
“Amerika artık tehdit mi?”
Habere göre Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’la Grönland konusunda yaşanan gerilimin ardından toplantıda oldukça sarsılmış görünüyordu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Frederiksen’e “İyi misin?” diye sorduğu belirtildi. WSJ, saatler süren toplantıda liderlerin birbirinin sözünü kestiğini ve masadaki en büyük sorunun şu olduğunu yazdı: Avrupa’yı 250 yıldır koruyan Amerika artık Avrupa için bir tehdit haline mi gelmişti?
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise toplantıda farklı bir çizgi izledi. Habere göre Meloni, daha liberal liderlerin aksine Trump’tan hoşlanmasalar bile onunla hâlâ makul bir zeminde konuşulabileceğini savundu.
Kanada’dan Avrupa’ya uyarı
WSJ, toplantıda odada olmayan ancak tartışmayı etkileyen isimlerden birinin Kanada Başbakanı Mark Carney olduğunu yazdı. Habere göre Carney, Avrupa’nın önde gelen liderlerine düzenli mesajlar göndererek “eski Amerika’nın geri gelmeyeceği” tezini savundu. İspanya Başbakanı’nın toplantıda “Kanada, bizim ne yapmamız gerektiğini açıkça söylüyor” dediği aktarıldı.
Carney’nin yaklaşımı, Avrupa’da Trump’ı yatıştırarak zaman kazanma stratejisinden farklı bir çizgiye işaret ediyordu. WSJ’ye göre Kanada Başbakanı, Avrupa’nın ABD’ye yapısal bağımlılığının yalnızca Trump’a taviz vererek çözülemeyeceğini savundu.
Avrupa’da ‘Amerikasızlaşma’ arayışı
Haberde, Avrupa ülkelerinin ABD’ye bağımlılığı azaltmak için teknoloji, savunma ve veri altyapısında yeni arayışlara girdiği belirtildi. WSJ’ye göre Fransa’dan Hollanda’ya bazı ülkeler, kamu sistemlerinden Amerikan teknolojilerini sessizce çıkarmaya, Avrupa merkezli açık kaynak yazılımlara yönelmeye ve kamu görevlilerini Microsoft Teams ya da Office kullanmamaya teşvik etmeye başladı.
Avrupa’nın kendi uzay, yapay zeka ve veri merkezi şirketlerine yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapmaya çalıştığı da aktarıldı. Haberde, Avrupa ülkelerinin ABD ile gerilimin artması halinde verilerini nerede depolayacaklarını, ödemelerini nasıl işleyeceklerini ve Amerikan yapımı silahlarının Washington’un izni olmadan ne kadar çalışabileceğini araştırdığı belirtildi.
‘Övgü diplomasisi’ işe yaramıyor mu?
WSJ’nin haberinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Trump’ı NATO içinde tutmak için izlediği strateji de geniş yer buldu. Avrupa basınının “övgü diplomasisi” diye adlandırdığı bu yaklaşımda Rutte ve bazı Avrupalı liderler, Trump’ı açıkça karşılarına almak yerine ona siyasi kazanım sunmaya, savunma harcamalarında taviz vermeye ve kamuoyu önünde övgüyle yaklaşmaya çalıştı.
Ancak habere göre bu stratejinin sınırlarına gelindi. Avrupa liderleri, Trump’ın Ukrayna ve Rusya konularında Batı çizgisinde kalmasını sağlamakta zorlandı. Britanya istihbaratı MI6’in bir değerlendirmesinde bu diplomasi biçiminin “azalan getiriler yasasına tabi” olduğu belirtildi.
Ankara’daki zirve kritik test olacak
WSJ, Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’nin, Batı ittifakının karşılıklı güvensizlik ortamında ayakta kalıp kalamayacağı açısından kritik bir test olacağını yazdı. Beyaz Saray ise Trump’ın Türkiye’de dünya liderleriyle “yapıcı ve açık” görüşmeler yapmayı sabırsızlıkla beklediğini belirtti.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump’ın “Amerika’nın dünyadaki itibarını yeniden tesis ettiğini” ve bazı NATO üyelerinin yükümlülüklerini yerine getirmek için daha fazlasını yapması gerektiğine inandığını söyledi.