Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında şu ana kadar aralarında ünlü sanatçı Haluk Levent'in de bulunduğu 18 şüpheli tutuklandı.
Kendisine “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “örgüt üyeliği” suçlamaları yöneltilen Levent, emniyetteki ifadesinde bu iddiaların bazılarını reddetse de tutuklandı.
Tüm bu yaşananların ardından 6 Şubat depremleri zamanında Ahbap Derneği'ne destek veren ünlü isimler, Levent'e tepkilerini dile getirirken bir paylaşım da Mahsun Kırmızıgül'den geldi.
Mahsun Kırmızıgül, bir dönem Prestij Müzik çatısı altında birlikte çalıştığı eski dostu Haluk Levent'e sitem dolu bir yazı kaleme aldı.
"SEKİZ AYRI BANKAYA OLAN BORÇLARINI KAPATMAK İÇİN..."
Sözlerine “Nerden nereye… Bir Haluk Levent hikâyesi…” diye başlayan Kırmızıgül, “Biz seninle aynı dönemde aynı hayalleri kuruyor, aynı heyecanları yaşıyorduk. Aynı yapım şirketinde, aynı çatı altında şöhret basamaklarını birlikte tırmandık. Sonra sen korkunç bir borç sarmalının içine düştün. Edindiğin kötü alışkanlıklar başına büyük belalar açtı" dedi.
Levent'i borçları yüzünden Adana Karataş Cezaevi’ne Hilmi Topaloğlu ve Özcan Deniz ile birlikte bizzat götürdüklerini söyleyen sanatçı, “O günlerde sekiz ayrı bankaya olan borçlarını kapatabilmen için, bir kanalda yaptığım diziden kazandığım parayla yanında olduk. Yeniden ayağa kalkman için elimizden geleni yaptık” ifadelerini kullandı.
"ELLERİN KIRILSAYDI DA O KARANLIĞA DÖNMESEYDİN"
Kırmızıgül, sözlerine “Yıllar sonra Ahbap Derneği’yle yaptığın yardımları gördükçe, ‘Haluk o karanlık günleri geride bıraktı.’ diyordum. Bakanlardan valilere, belediye başkanlarından Cumhurbaşkanı'nın eşine kadar birçok kişi seni takdir etti. Bu halk seni bağrına bastı. Sana ikinci, üçüncü, belki de son bir şans verdi” diye devam etti.
“Depremde insanlar en sevdiklerini toprağa verirken, milyonlarca insan sana güvendi, elindekini avucundakini senin emanetine bıraktı” diyen sanatçı, şu ifadeleri kullandı:
“İşte tam da bu yüzden… O masalara bir daha oturmamalıydın. O ekranlara bakmamalı, o tuşlara bir daha dokunmamalıydın. Keşke ellerin kırılsaydı da o karanlığa bir daha dönmeseydin. Milyonlarca insan sana ışık yaktı ama sen o aydınlığı göremedin. Birkaç dakikalık bir heyecan uğruna, bunca sevgiye, güvene ve emeğe sırt çevirdin. Yaptıkların sadece seni değil, sana inanan herkesi yaraladı. Bugün en çok seni değil, aileni düşünüyorum. Sadece onlar için bile bütün kötü alışkanlıklarını, tutkularını ve zaaflarını geride bırakmalıydın. İçimde cevabını bulamadığım tek bir soru kaldı: Gerçekten değdi mi Haluk?”