Ana içeriğe geç

Akran zorbalığının ahlaki boyutu

Bir okurumuz oğlunun okulda kavga ettiğini söylüyor. Bir süredir devam eden sözlü sataşmalar, sonunda fiziksel şiddete dönüşmüş. Kim haklı kim haksız bir kenara, olay ahlaki açıdan nasıl değerlendirilmeli diye soruyor, Ahlak Bekçisi yanıtlıyor.

Akran zorbalığının ahlaki boyutu
Fayn
16

Merhaba,

Oğlum lisede 11. sınıf öğrencisi. Geçen ay sınıfındaki bir arkadaşıyla tartışma yaşamış ve olay maalesef fiziksel kavgaya dönüşmüş. Bana anlattığı kadarıyla aralarında bir süredir sözlü atışmalar oluyormuş. Oğlumun zaman zaman sivri dilli olabildiğini biliyorum. Evde kardeşine takılırken de bazen ölçüyü kaçırıyor. Ama okul ortamında bu tür sözlü gerilimlerin kavgaya dönüşmesi doğru gelmiyor bana.

Olay günü, sınıfta yine atışma yaşanmış. Oğlumun söylediğine göre, diğer öğrenci bu sözleri fazlasıyla kişisel algılamış ve bir anda fiziksel tepki vermiş. İtişme kısa sürede yumruklaşmaya dönüşmüş. Çevredeki öğrenciler ve öğretmenler araya girip kavgayı ayırmışlar.

Okul yönetimi hem oğluma hem de kavga ettiği arkadaşına disiplin cezası verdi. Oğlum eve geldiğinde biraz pişman görünüyordu ama “Ben sadece şaka yaptım, o büyüttü” demesi de dikkatimi çekti. Açıkçası gençler arasındaki şakalaşmanın nerede zorbalığa dönüştüğü, nerede tahammülsüzlüğün başladığı çok karışık bir konu.

Bu olayı size aktarmamın nedeni bir tarafı suçlu ilan etmek değil. Ancak gençler arasında artan hassasiyet, öfke kontrolü problemi ve şiddetin bu kadar hızlı devreye girmesi üzerine bir değerlendirme yapmanızın faydalı olacağını düşünüyorum. Belki de biz ebeveynler olarak çocuklarımızın diline, üslubuna ve sınırlarına daha fazla dikkat etmeliyiz. Fakat aynı şekilde fiziksel tepkinin normalleşmesini de sorgulamalıyız.

Bu olayla ilgili görüşlerinizi merak ediyorum.

Saygılarımla

D. S.

**

Değerli okurumuz,

Sizin de dikkat çektiğiniz gibi, okullardaki şiddet oldukça yaygınlaştı. Hatta çok üzücü boyutlara ulaşan vakalar var. Geçen haftalarda Fatma Nur öğretmenimizin 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanması ve hayatını kaybetmesi, hepimiz için çok derin bir üzüntüydü. Kabul edilemez bu olayın elbette pek çok sosyolojik ve psikolojik analizi yapılabilir. Ancak hiçbir analiz üzüntümüzü azaltmaz. Belki ileride benzer olaylar yaşanmaması için önlemler alınmasını sağlar.

Kaynağa Git

İlgili Haberler