Ankara – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile ayaktan tedavi ve diş hekimi muayenelerinde alınan katılım paylarını yeniden artırdı. Yürürlüğe giren düzenlemeyle muayene katılım paylarına yüzde 67 ile yüzde 246 arasında değişen oranlarda zam yapıldı. Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Zafer Çelik, “Sağlık hizmetine erişimi pahalılaştırarak insanların hastaneye gitmesini engellemek, sağlık sorunlarını çözmez; tam tersine daha da ağırlaştırabilir” dedi.
En yüksek artış eğitim ve araştırma hastanelerinde
Düzenlemeyle birlikte en yüksek artış, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üçüncü basamak kamu hastanelerinde gerçekleşti. Daha önce 26 TL olan muayene katılım payı 90 TL'ye yükseltildi. Böylece artış oranı yüzde 246 oldu.
İkinci basamak devlet hastanelerinde katılım payı 26 TL'den 50 TL'ye çıkarıldı. Bu kalemdeki artış yaklaşık yüzde 93 olarak hesaplandı.
Özel hastanelerde ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri için alınan muayene katılım payı ise 60 TL'den 100 TL'ye yükseltildi. Buradaki artış oranı yaklaşık yüzde 67 oldu.
Birinci basamak resmi sağlık kuruluşları ile aile hekimliği muayenelerinde ise katılım payı alınmayacak.
Tebliğde, aile hekimlerinin sevkiyle gerçekleştirilen muayenelerde katılım payının yüzde 50 indirimli uygulanmasına ilişkin düzenleme korunurken, önceki uygulamada yer alan 5 TL'lik indirimli tutar 30 TL olarak güncellendi.
‘Dar gelirli ödeme güçlüğü yaşayacak’
Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Zafer Çelik, sağlık hizmetinin ertelenebilecek bir ihtiyaç olmadığını belirterek zamların özellikle düşük gelirli yurttaşları etkileyeceğini söyledi. Çelik, “Sağlık hizmeti insanların vazgeçebileceği ya da erteleyebileceği bir alan değil. Buna karşın ücretlerde yüzde 15-30 seviyelerinde artışların yaşandığı bir dönemde muayene katılım paylarının bazı sağlık kuruluşlarında yüzde 246’ya varan oranlarda artırılması vatandaş için önemli bir yük oluşturuyor. İnsanlar sağlık sorunu yaşadığında ‘Hastaneye gideyim mi, gitmeyeyim mi?’ diye düşünmek zorunda kalacak. Özellikle düşük gelirli çalışanlar, emekliler ve ödeme güçlüğü yaşayan yurttaşlar bu artışlardan ciddi biçimde etkilenecek” dedi.
Katılım paylarının artırılmasının hastanelerdeki yoğunluğu azaltma gerekçesiyle savunulamayacağını ifade eden Çelik, "Eğer amaç hastanelerdeki yığılmayı azaltmaksa bunun yolu mali yükü artırmak olmamalı. Sağlık hizmetine erişimi pahalılaştırarak insanların hastaneye gitmesini engellemek, sağlık sorunlarını çözmez; tam tersine daha da ağırlaştırabilir" diye konuştu.
‘Altyapı güçlendirilmeden sevk sistemi işletilemez’
Aile hekimlerinin sevkiyle muayene ücretlerinde uygulanacak yüzde 50 indirim düzenlemesini de değerlendiren Çelik, sevk sisteminin ilkesel olarak doğru olduğunu ancak gerekli altyapı kurulmadan uygulanmasının yeni sorunlar yaratacağını söyledi.
Aile sağlığı merkezlerinde yeterli personel, sekreterya desteği ve hemşire istihdamı sağlanmadan sevk sisteminin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını vurgulayan Çelik, “Sevk sistemini savunuyoruz ancak bunun uygulanabilmesi için önce birinci basamağın güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde hem aile hekimlerinin yükü artacak hem de sağlık hizmetinin niteliği olumsuz etkilenecek” ifadelerini kullandı.