Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, iktidardaki İşçi Partisi’nin toplantısında giderek istikrarsızlaşan dünyayla başa çıkmanın "en doğru ve tek yolunun" nükleer gücü durmaksızın büyütmek olduğunu söyledi. Kim, bu stratejiye gerekçe olarak ABD ve müttefiklerinin artan tehditlerini gösterdi.
NÜKLEER CEPHANELİĞİ BÜYÜTME SÖZÜ
Kim Jong-un yakın zamanda savaş gemilerini nükleer füzelerle donatma, silah sınıfı nükleer malzeme üretimini iki katına çıkarma ve ülkenin nükleer cephaneliğini "katlanarak artan bir hızla" büyütme sözü vermişti.
Kuzey Kore, savunma kapasitesinin gücü hakkında sık sık abartılı iddialarda bulunuyor. Ancak analistlere göre, tırmanan bu sert söylemlerin arkasında yatan asıl soru artık Kuzey Kore'nin nükleer silahı olup olmadığı değil; neden bu kadar fazlasına ihtiyaç duyduğu.
Seul'deki Sejong Enstitüsü'nden araştırmacı Peter Ward, "Ortada o kadar büyük ve o kadar dağınık bir güç var ki, tek bir önleyici saldırıyla yok edilmesi imkansız. Diplomasi yoluyla tasfiye edilmesi de giderek zorlaşıyor" dedi. Ward’a göre Kuzey Kore, cephaneliğini bu kadar geniş bir alana yayarak aslında İran'da görülene benzer bir dış müdahaleden korunmayı amaçlıyor.
Analistlere göre ABD öncülüğünde yakın zamanda İran’a düzenlenen saldırılar, Kuzey Kore'nin çoktan ezberlediği bir dersi bir kez daha teyit etti. Tam operasyonel bir nükleer güce sahip olma eşiğinde durup ileri gitmeyen ülkeler, caydırıcılık kazanmak yerine saldırılara davetiye çıkarır.
Ward bu durumu, "Eşik seviyesinde kalan bir ülke, kendi sırtına koca bir hedef tahtası çizmiş demektir" sözleriyle özetledi.
Analistlere göre Pyongyang yönetimi, karşısında hizalanan düşman güçlerin devasa boyutu ve karmaşıklığıyla baş edebilmek için çok daha büyük bir cephaneliğe ihtiyacı olduğuna inanıyor.