Ana içeriğe geç

Birol: Enerji haritası fiyatla değil, güvenle şekillenecek

Orta Doğu’daki savaşın getirdiği tedarik krizinin etkisi enerji jeopolitiğinde geri dönülmez bir kırılmaya neden oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol’a göre, yeni enerji haritasını fiyattan ziyade güven şekillendirecek ve yeni ortaklıklar kurulacak.

Birol: Enerji haritası fiyatla değil, güvenle şekillenecek
Dünya Gazetesi
16

Recep ERÇİN

ABD-İran savaşı nede­niyle Hürmüz Boğa­zı’nın kapanması ener­ji jeopolitiğinde dengeleri de­ğiştirdi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, iki ülke arasında savaşı bitiren mutabakat anlaşması­na rağmen Hürmüz kaynaklı risklerin yarattığı güven kri­zi nedeniyle küresel enerji ha­ritasının yeniden şekillenece­ğini dile getirdi. ABD ve İran arasında imzalanan mutaba­kat uyarınca 60 gün içinde her şey yolunda gitse bile müza­kerelerin nasıl sonuçlanacağı­nın önemli olduğunu söyleyen Birol, dün İstanbul’da düzen­lenen TÜSİAD Yüksek İstişa­re Konseyi (YİK) toplantısın­da bir sunum yaptı.

Birol, Hür­müz Boğazı’nın kapanmasına neden olan savaşın enerji je­opolitiği üzerindeki etkileri­ne ilişkin “Vazo kırıldı” ifade­sini kullandı. “Yıllarca ‘Acaba Hürmüz kapanır mı kapan­maz mı’ denilirken kapandı” diyen Birol, “Onu yapıştırıp eski haline getirmek mümkün değil. Bir kere kapandığı yeni­den kapanabileceği anlamına gelir.

Birçok ülke enerji stra­tejilerini ve partnerlerini göz­den geçirmeye başladı. Ener­jide fiyat değil güvenli tedarik ve tek kaynağa bağlı kalmama daha önemli olacak. Bu kriz yeni bir enerji haritasının çi­zilmesine vesile olacak. Daha önceki krizlerde olduğu gibi… Krizin nedeni fiyatlarla ilgili değil, Hürmüz ve Orta Doğu’ya olan güvende soru işareti ol­masıyla ilgili. Daha güvenli bir enerji tedarik sistemine geçi­liyor” değerlendirmelerinde bulundu.

“Dünya kırmızı hatta giriyordu”

"Hürmüz konusu nasıl so­nuçlanırsa sonuçlansın önü­müzdeki 2-3 yıl içinde dünya enerji haritasının yeniden çi­zilmeye başlanacağını düşü­nüyorum. Ortaklıklar yeniden tanımlanacak. Yeni ortaklık­lar kurulacak" diyen Birol, sa­dece enerji değil, jeopolitik dengeleri ve ticaret yolları­nı da değiştirecek bir etkiden söz ettiğini vurguladı.

Birol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sorunun çözümünde, tek ve en önemli yol Hürmüz Boğa­zı'nın koşulsuz olarak ve tüm aktörlerin tehlikesiz olduğu­na inanmış şekilde açılması. 4 sene öncesine kadar dünya ekonomisinin, enerjisinin çok büyük iki şahdamarı vardı. Bi­rincisi, Rusya'dan, Batı Sibir­ya'dan Avrupa'ya giden boru hatları, ikincisi de Hürmüz Boğazı. İkisi de şu anda kapalı durumda. Fiyatların daha da fazla gitmesini engelleyen iki neden vardı.

İlki 28 Şubat'tan önce dünya petrol piyasala­rında büyük bir bolluk vardı; arz çoktu, talep de küçüktü. Bu bize yardımcı oldu. İkin­cisi de 11 Mart'ta savaş başla­dıktan 2 hafta kadar sonra biz mevcut petrol stoklarımızdan 400 milyon varil piyasaya sun­duk. Bu bir şekilde krizin daha da fazla büyümesini engelle­di. Fakat eğer haziran sonuna kadar Hürmüz açılmazsa dün­ya ekonomisi kırmızı bir hat­ta giriyordu. Onun da nedeni stoklar erimeye başlamıştı ve temmuz-ağustos itibarıyla se­yahat sezonu ile birlikte pet­rol talebi artacaktı. Fakat Al­lah’tan bir çözüm bulunmuş gibi görünüyor.”

COP’un ne kadar farkındayız?

Toplantının açık oturum bölümünde TÜSİAD Başkan Yardımcısı Fatih Kemal Ebiçlioğlu’nun ve salonun sorularını yanıtlayan Fatih Birol, “Uluslararası alanda uzlaşı sağlamak herkesi bir araya getirmek zor oluyor. Ama maalesef gidişata bakınca ‘bir araya gelelim’den, ‘her koyun kendi bacağından asılır’ felsefesine dönülüyor” yorumu yaptı. COP31 konusunda sitem eden Birol, “Türk kamuoyunun COP’un ne kadar önemli bir şey olduğunun farkına varmadığını düşünüyorum. Bu muazzam bir fırsat, iş dünyası için. 80-90 devlet ve hükümet başkanı, on binlerce iş insanı gelecek. COP31'in bizim insani hassasiyetlerimizi dünyaya göstermek için bir fırsat olduğunu düşünüyorum" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler