Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber’de Ankara’daki NATO Zirvesi’ne ilişkin soruları cevaplıyor.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz Türk dış politikasının da açıkçası olağanüstü bir başarısıydı. Bu zirvede alınan kararlar ve yapılan görüşmelerden önce zirveyi zirvede hazırlayan süreçte uluslararası ortama yapılan tartışmalara da bakmak lazım. Birçok krizin ortasındayken esas itibariyle hem Avrupa hem diğer coğrafyalar burada yapılan çok ciddi tartışmalar vardı. Dolayısıyla bu güvenlik tartışmalarında NATO'nun güvenliği, geleceği nasıl olacak? Yani NATO 'nun etkinliği, caydırıcılığı, birlikteliği azalıyor mu? Bu noktada yapılan tartışmalar aslında çok fazla sonuç verici tartışmalar değildi.
Transatlantik aktörlerin ortaya koyduğu, her iki taraftaki aktörlerin de ortaya koyduğu, görüş ağırlıklarının aslında bir noktada buluşturulabileceği ve NATO'nun başlığı kuruluş amacı olan, saldırıya yönelik değil, daha çok savunma ve barışı korumaya, refahı ve huzuru artırmaya yönelik rolünün yeniden aslında bir keşfi oldu.
Birincisi, Amerika'nın haklı olarak şikayet ettiği NATO'nun uzun yıllardır Avrupa ayağının yükünü ben taşıyorum. Artık burada bir yeni düzenlemeye gidilmesi lazım. Çünkü Avrupa devletleri gerçekten müreffeh devletler. Avrupa Birliği kendisinin oluşturduğu büyük bir ekonomik düzen alanı var. Ben bunların güvenliğini sağlarken ben bunların istifade ettiği sosyal güvenlik imkanlarını kendi halkıma sunamazken burada benim sağladığım güvenlikle böyle bir hayatın yaşanıyor olması aslında bir politik tartışma konusuydu. Külfet paylaşımının konsept olmaktan çıkıp artık uygulamaya dönüşmesi önemliydi.
Diğer taraftan gerçekten savunma sanayi alanının en az savunma unsurları kadar yani askerler, kadar, ordular kadar önemli olduğu destekleyici bir unsur değil artık ana bir unsur olduğu bütün bu savunma planlamalarının yapılmasında ve stratejilerin oluşturulması o da NATO 'nun kayıtlarına ve stratejik doktrine geçti. En fazla konuşulan konulardan biri dayanıklılık konusu. Yani ordularınızı hazırlıyorsunuz. ama ne kadar süreyle mühimmat olacak, ne kadar süreyle savunma mekanizmaları olacak, lojistiği ne kadar iyi olacak?
Macron'un ortaya attığı NATO ile ilgili cümlenin de geri planında yatan temel husus burada Avrupa'da artık Avrupa Birliği 'nin öncülük etmesi. Avrupa Birliği'nin de İngiltere çıktıktan sonra iki önemli gücü kim? Fransa ve Almanya. Almanya ekonomik bir dev söylendiği zaman. Fransa askeri bir dev. Dolayısıyla Fransa'nın aslında öncülük edeceği yeni bir güvenlik alanının aslında olması arzusu veya stratejisini de orada görebiliyoruz.