Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Hüseyin Kurtoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylara ilişkin, "Bu hadiselerden sonra ortaya bir şey çıktı ki okul içi risk değerlendirmesi de yapılması gerekiyordu. Müşterek, okul içi ve okul dışını aynı yazılımla Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı beraberce bütün okulların risk değerlendirmelerini yeniden yapmaya başladık. Şu gün itibarıyla bunun yüzde 75'ini tamamladık. Önümüzdeki öğretim yılına bu yeni risk değerlendirmeleri yapılmış olarak gireceğiz." dedi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.
Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün sadece bir anma günü değil milli iradenin, demokrasiye bağlılığın, birlik ve beraberlik ruhunun nesilden nesle aktarılmasının en güçlü sembollerinden biri olduğunu söyledi.
Kamu kurum ve kuruluşları, sosyal medya mecraları, film ve dizi yapım şirketlerini de dinleyeceklerini belirten Beyazıt, şiddeti özendiren içerikler, akran zorbalığı, siber zorbalık, dijital bağımlılık, kişisel verilerin istismarı ve algoritmaların çocuklar üzerindeki etkisinin göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını ifade etti.
Beyazıt, şöyle devam etti:
"Komisyonumuzun temel yaklaşımı herhangi bir ön yargıyla değil bilimsel veriler, uzman görüşleri ve sahadan elde edilecek bilgiler ışığında gerçekçi, uygulanabilir ve kalıcı çözümler üretmektir. Çocuklarımızın güvenliğini esas alan, aileyi güçlendiren, eğitim kurumlarını destekleyen ve dijital platformlara sorumluluk yükleyen bütüncül bir yaklaşımı hayata geçirecek önerileri geliştireceğiz."
Kurumların sunumlarına geçilmeden önce söz isteyen CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 15 Temmuz darbe girişimini kınadıklarını belirterek, "FETÖ örgütünün siyasi bağı yok mudur? Vardır. Siyasetçiler de bunun hesabını vermediği, o ayak kesilmediği müddetçe FETÖ'yle mücadele inandırıcı gelmez."dedi.
Emniyet Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Tarıkhan Çetiner'in sunumunda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılar sonrası yürütülen operasyonlarda 2 uzun namlulu silah, 150 tüfek, 46 tabanca, 77 kuru sıkı tabanca, 46 oyuncak tabanca ve tüfek, 996 cep telefonu, 221 kesici-delici alet, 7 bin 16 fişek, çok sayıda bilgisayar ve dijital materyal ele geçirildiği, 434 şüpheli ve 2 bin 666 suça sürüklenen çocuk hakkında işlem yapıldığı, 238 kişinin tutuklandığı bilgileri yer aldı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı Şube Müdürü Cemal Baybars Düzdemir, "Bireysel Radikalleşme" konulu bir sunum yaptı.
İzmir'de geçen yıl polis merkezine yönelik saldırıda çocuğun sosyal medya kanalları üzerinden örgüt propagandasına "endoktrine" olduğunu dile getiren Düzdemir, çocuğun burada elde ettiği ideolojik hedeflerle silahlı eyleme yönelebilecek radikalleşmeye varabildiğini belirtti.
Düzdemir, şu ifadeleri kullandı:
"Burada kritik nokta, öğretmenleri tarafından ailesiyle bu çocuğun radikalleşme eğiliminde olduğu tespitiyle irtibat kurulduğu. Fakat bir bildirim bizim Emniyet teşkilatına veya diğer kolluk görevlilerine maalesef ulaşmamış, neticesi itibariyle de 3 şehit verdik. Benzer bir konu Çorum'da oldu. Basına yansımadı çünkü olmadan engellenen bir mevzu. Bu çocuk da benzer radikalleşmeye yöneldi, tespit edildikten sonra okuldan uzaklaştırıldı. Önceden tespit ettiğimiz için herhangi kimseye zarar veremeden adli işlemlere tabi tutuldu."
Milli Eğitim müdürlüklerince radikalleşme eğilimindeki öğrencilerin rehber öğretmenler vasıtasıyla tespit edilerek ilgili kolluk birimlerine bildirilebilmesini istediklerini anlatan Düzdemir, "Öğretmenin görünür olmasının önüne geçebilmek adına belki bir uygulama oluşturularak öğretmen anonim kalacak şekilde, kolluk kuvvetlerine bildirim yapılabilir şeklinde bir düşüncemiz var. Radikalleşme eğilimi bulunduğu yönünde tespitler olan çocuklara yönelik belki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bir rehberlik faaliyeti veya rehabilitasyon faaliyeti yürütülebilir." dedi.
Evren, çocukların dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklerden ve sosyal medyanın zararlı içeriklerinden korunmasını sağlamak amacıyla mevzuat değişikliği yapılarak GSM operatörleri tarafından "çocuk hattı" uygulamasının sim kart ve IMEI üzerinden hayata geçirilmesini önerdiklerini söyledi.
Bir milletvekilinin Kahramanmaraş ve Şanlıurfa "Okul saldırıları ile ilgili önleyici tedbir olarak ne alındı? Engellenebilir miydi? Nasıl bir soruşturma geçirdiler?" sorusu üzerine Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu, "Bununla ilgili Bakanlığımız müfettişleri görevlendirdi, ihmal, kusur varsa soruşturma devam ediyor. Bitmeden de engellenebilir miydi sorusuna yanıt vermek çok doğru değil. Müfettişlerin raporu bitti bildiğim kadarıyla. Açıklanır zaten. Cevap bulunabilir." yanıtını verdi.
Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Hüseyin Kurtoğlu, yapılan risk değerlendirmelerinde olayların meydana geldiği okulların riskli olmadığına dair sonuçlarla karşılaştıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu hadiselerden sonra ortaya bir şey çıktı ki okul içi risk değerlendirmesi de yapılması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı beraberce bütün okulların risk değerlendirmelerini yeniden yapmaya başladık. Biz kolluk olarak dış bölgenin asayiş durumundan başlayıp sosyal çevre alışkanlıkları ve girmişken okul içindeki öğrenciler ve öğretmenlerin durumu, sayısal öğrenci sayısı falan gibi veriler de var. Bunları da Milli Eğitim Bakanlığımız girmeye başladı ve şu gün itibarıyla bunun yüzde 75'ini tamamladık. Önümüzdeki öğretim yılına bu yeni risk değerlendirmeleri yapılmış olarak gireceğiz.
Suçun mutlak olarak engellenmesi ütopik. Biz Jandarma Genel Komutanlığı olarak kendi personelimizi 3 silahla sınırlandırdık, 3 silah dışında silah edinme şeyi vermiyoruz ancak sivil vatandaşlarımızın durumu biraz daha farklı. Bu konudaki çalışma daha tam oturmadı veya sonuca erişmedi ama bununla ilgili de bir çalışma var."
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürü Mustafa Otrar, ihmal, istismar vakalarıyla karşılaştıklarında bildirim zorunluluğu bulunduğunu belirterek, "İhbarda bulunan öğretmenimizi koruyacak bir mevzuatımız yoktur. Ben rehber öğretmen, psikolojik danışman mezun etmiş bir akademisyenim geçmişimde. Bana çok vaka geldi öğrencilerimden diyor ki: 'Ben artık korkuyorum, ihbar edeyim diyorum fakat beni kim koruyacak?'" ifadelerini kullandı.
Komisyon Başkanı Beyazıt, Kahramanmaraş saldırganının öğretmenlerinin "Çocuk ders dinlemiyor, çocuk derslerde uyuyor" ifadelerinin yer aldığını belirterek, "Çocuğun sosyal ilişkileri yok, çevresel bir şeyleri yok ve rehberlik öğretmeni bunu da zaten ilkokuldakiler de rehber öğretmenleri tespit etmişler. Ama bir mekanizma çalışıp bunu tedavi edemiyor, bu işi çözemiyor. Dolayısıyla, bu çözümü yapabilecek bir mekanizmanın kurulması noktasında yüce Meclis bu konuda gayret etmesi lazım. Onları değerlendiriyoruz." diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, ailelerin çocuklarının dijital dünyada ne yaptığını takip edebilecek ya da bilebilecek iki temel beceriye genellikle sahip olmadıklarını belirterek, "Biri, dijital beceriler yani çocuğun ailesi, çocuğun bilgisayarını çocuk kadar ya da en azından takip edebilecek kadar kullanmayı bilmiyor ve bu konudaki teknolojilere aşina değil ya da bir miktar teknolojik becerisi olsa dahi dil becerisi yani İngilizce bilmemesi bu konuda yine önüne bir engel olarak çıkıyor." dedi.