Derin Mermerci Emel Özuğur'un YouTube kanalında yaptığı açıklamada "Bir kere yalı hayatı korkunç. Ha bire borular patlıyor. Bugün yalı ne biliyor musunuz? Bela! 1992'de vefat etti, Allah rahmet eylesin, Mehmet Mermerci 89 senesinde bana bu yalıyı alıyor. 'Ucuz mal alacak kadar zengin değilim' diyor ve öyle bir sistem kuruyor ki yalıya..." demişti.
ENVER AYSEVER: "YALIDA OTURMAK BİR DERT. DÜŞÜNSENİZE CEZAEVİNDEKİ İNSANLARIN DURUMUNU"
Bu sözleri Youtube kanalında ele alan Enser Aysever şu ifadeleri kullandı:
"Allah aşkına bana kızmayın. Derin Mermerci'nin kim olduğunu bilmiyorum. Neden ünlüdür neden çok parası vardır bilmiyorum ama derdi büyük. İnsanın bu kadar derdi olduğunda bizim gibi insanların sahip çıkması gerekir. Hakikaten babası ne halt etmiş de Derin Hanım'a böyle bir yalı bırakmış. Bu babanın kızına yaptığı bir mesele de katlanılacak bir dert değil. Bizimle dertleşiyor toplumla. Yalıda oturmak bir dert. Düşünsenize cezaevindeki insanların durumunu. Cezaevinde avantajlısın. küçücük yerdesin zaten. Yiyeceğin yemek belli. Bu yalıda öyle mi? İki kat aşağı in. Orada ahşap sorunlar çıkar, yalıtım sorunları çıkar, tesisatta sorun çıkar. Az buz işler değil. Ben kendi payıma ona hak verdim. Karşıya geçme meselesi doğru. Köprü kullanmıyor. Ama orda da yakıt meselesi var. Dünyanın parası yani. Ben Derin Hanım'a hem hak verdim hem de onun yerinde olmak ister miyim' diye soruyorum, istemem. Rezillik, çekilecek dert değil. Derin Hanım'ın içinde bulunduğu ağır koşullardan dolayı eğer varsa bir meseleniz iyi olurdu.
"EĞER HALUK DIŞARIDA OLSAYDI DERİN HANIM'IN BÜTÜN SORUNLARINI ÇÖZMÜŞ OLURDU"
Gerçi canım Haluk olsaydı alırdı gitarı şimdi, koştura koştura Derin Hanım'a giderdi. Akdeniz Akşamları'ndan başlardı. Şarkı bitene kadar yalıyı üstüne almış olurdu. Eğer Haluk dışarıda olsaydı Derin Hanım'ın bütün sorunlarını çözmüş olurdu. Derin Hanım'ın talihsizliği Haluk'un içeride olması. Bir gün izin verse devletimiz, Haluk gitarla Derin Hanım'a gitse, Derin Hanım her şeyi Haluk'un üstüne yapar, Haluk da bunu AHBAP'a verir, borç kapanır, Haluk dışarı çıkar. Bak... İnsanın aklına geliyor, insan fena. Bu sorun böyle."
DERİN MERMERCİ: "NE AHBAP'A YARDIM ETTİM NE HALUK LEVENT'İ TANIRIM"
Çektiği video ile Aysever'e yanıt veren Mermerci şunları söyledi: "Enser Aysever denen bir gazeteci ya da artık neyse, yazar. 'Senin adını Haluk Levent ile geçirmiş' dediler. Nasıl olabilir diye düşündüm. Youtube programını izledim. Bir resim var ekranda. Haluk Levent ve ben. Ve bana ait olmayan bir yalı ve bir tekne. 'Durduk yerde ne oluyoruz' dedim. Ne AHBAP'a yardım ettim ne Haluk Levent'i tanırım.
Enver Aysever Bey kendince benimle alay ediyor. 'Yazık yalıda yaşıyor, çok dertleri var, hapiste olsa daha kolay'... 'Yalı bana dert' hiç demedim. Program sunucusu ısrarla 'Yalı nasıl, yalı hayatı nasıl' dediği için dedim ki 'Ağaçlarımız çok güzel, onlarla konuşuyorum, ama sizin sandığınız gibi de bir hayat değil. Çok eski bir yapı borular patlıyor, dalga vurdukça boyalar aşınıyor, tekrar boyatman gerekiyor' diye çok gerçek cevaplar verdim. Beklemediğim bir yerden soru geldi. Bilmiyorum neden merak edilir yalı hayatı. Ağacı, kertenkelesi, arısı, karıncası, hatta şimdi ayağımın altından bir tane kertenkele geçti, onu dışarı koydum. Bahçemde yaşayan kaplumbağalar, komşum bana emanet etti. Ama Haluk Levent, yalı vs... Dinlemeye devam ettim. 'Haluk Levent keşke bir günlüğüne çıkabilse ya da girmeden sizinle tanışsaydı' gibi alay ediyor. Severim böyle insanları küçük dünyalarında kendilerine bir şey yaratırlar. Bir baktım siz hapisten çıkmışsınız zaten. Öncelikle geçmiş olsun. Ben düşmanım için bile... Bilemem, eminim zordur. Yalıyla ilgili şikayet edeceğim hiçbir durum da yok ama gerçeğini anlattım. Konu bu da değil.
"KONU HALUK LEVENT GİBİ BİR HIRSIZ, KUL HAKKI YEMİŞ BİR ADAMIN ADINI BENİM İSMİMLE YAN YANA TAŞIMANIZ"
Konu sizin kendi çapınızda Haluk Levent gibi bir hırsız, kul hakkı ve yetim hakkı yemiş bir adamın adını benim ismimle yan yana taşımanız. Bir, kimsenin haddine değil. İki, beni tanımadığınız için, tabii ki tanışmayacağız çünkü hiçbir ortak buluşabileceğimiz bir alan yok... Benim iki tane kız evladım var. Siz bir şey bilmeden, doğru haber yapamamışsınız ekibiniz mi yok? Doğru yalının doğru teknenin resmini koyun. Onu yapamıyorsanız benim nazarımda beş para etmeyen bir gazetecisiniz... Ben araştırmadan haber yapmak istemezdim.
"HAD BİLECEK İNSANLAR, SİZ DE HADDİNİZİ BİLECEKSİNİZ"
Sadece had bilmeye çok inanıyorum. Had bilecek insanlar, siz de haddinizi bileceksiniz. Bilmiyorum evladınız var mı, hele ki kız çocuğunuz varsa ben sizin adınızı o soytarıyla ekranda yan yana koysam, resminizi koysam, olmadık bir yalıyı ve tekneyi koysam, çünkü araştırmaya gerek duymadığım için, maalesef mesleğini vasat yapan insanlardan ya da ekipten biri olduğu için ben utanırdım.
"HER SOLCU PARAYI BULUNCA KAPİTALİST DÜZENE ÇOK GÜZEL AYAK UYDURUYOR"
Tek bildiğim bir şey var nacizane, ben 45 yaşındayım siz kaç yaşındasınız bilmiyorum. Madem bir haber yapıyorsunuz doğru yapın. Araştırın, sorun. Tabii ki alay edebilirsiniz. Anlıyorum o solcu ruhunu. Ama her solcu parayı bulunca kapitalist düzene çok güzel ayak uyduruyor ama bu da okey. Araştırın, bir tane bir resmi bile bulamamışsınız. Aptal bir resim. İnanılır gibi değil. Ben mi çok şaşırıyorum böyle şeylere?
"BABAMIN ADINI ZİKREDERKEN GAZETECİYSENİZ GERÇEKTEN, KİMDİR BU ADAM"
Babam Ata Mermerci'nin adını zikrederken gazeteciyseniz gerçekten, kimdir bu adam? Madem haberde kızını geçireceksin, alay da etsen. Mehmet Ata Mermerci memleketini çok sevmiş ve ülkesi için yatırımlar yapmış, hep çabalamış, mektuplar yazmış. Bana yazın adresinizi size kitabını yollayacağım. Okuyun, bugünleri görürsünüz. 92'de vefat etti, öncesi yazdığı mektuplar bugünü anlatıyor. Bilmiyorum vaktiniz var mı okumaya, belli ki çok okumuyorsunuz. Lütfen benim adımı veya başka bir kadının adını zikrederken, hele ki çocukları olan bir kadının adını zikrederken, bunlar her şeyi okuyor ve görüyor. Ben hiçbir zaman yapmadığım bir şeyin arkasında durmayacağım. Ben yalı hayatından şikayet etmedim. Sunucumuzun ısrarlı sorusu neticesinde, 'Merak ettiği gibi bir yalı hayatı yok, gerçekten yok' demek için ama şikayet anlamında değil. Kendimi ifade ettim."
Odatv.com