İstanbul —Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye’deki emek ve demokrasi güçleri eylem ve protesto takvimini netleştirdi. Bu kapsamda daha önce kurulan “Savaşa ve NATO'ya Hayır” platformuna ek olarak "NATO’ya Hayır Koordinasyonu" kuruldu. Koordinasyon çatısı altında bir araya gelen örgütler, zirve öncesinde ülke genelinde ses getirecek eylemlere hazırlanıyor.
Sürece ve koordinasyonun planlarına dair değerlendirmelerde bulunan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, NATO’nun bir savunma gücü değil, "savaş ve terör örgütü" olduğunu vurgulayarak Türkiye halkına ve tüm emekçilere mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
"4 Nisan’dan bu yana tepki örgütleniyor"
NATO’nun genişleme politikalarının Ukrayna’da 4 yıldır süren savaşı körüklediğini ve son olarak Amerika-İsrail ikilisinin İran’a yönelik hamleleriyle bölgedeki emperyalist saldırganlığın tırmandığını belirten Tüzel, tepkilerin uzun süredir biriktiğini ifade etti.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Tüzel şu bilgileri verdi: “Uzunca bir süredir, Amerika, Trump yönetiminde Amerika'nın emperyalist müdahaleleri gündemdeydi. Zaten 4 yılı bulan Ukrayna'daki savaş, arkasındaki neden NATO'nun genişletilmesi, Ukrayna'nın NATO'ya katılmak istenmesi ve buna Rusya'nın müdahalesi olduğu biliniyordu. Dolayısıyla NATO, bölgesel emperyalist müdahaleler ve savaşlar ülkemiz devrimci güçleri, emek ve demokrasi güçleri açısından gündeminde olan bir konuydu. NATO'nun kuruluş yıl dönümü olan 4 Nisan'dan itibaren sosyalist ve anti-emperyalist güçler, aydınların da desteğiyle imza kampanyaları ve protesto çağrıları başlattı. Yapılan ilk çağrılarda; Trump, Netanyahu gibi isimler "sicilli katiller" olarak nitelendirildi ve bu liderlerin zirve vesilesiyle Türkiye’ye gelmesinin kabul edilemeyeceği ilan edildi. 19 Mayıs'ta İstanbul'da siyasi partiler, sendikalar, emek örgütleri ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla düzenlenen forum neticesinde "NATO’ya Hayır Koordinasyonu" kuruldu.
İlk büyük eylemler 27 Haziran’da başlıyor
Koordinasyonun aldığı karar doğrultusunda, kampanya 27 Haziran’da sokakta görünürlük kazanacak. Başta İstanbul’daki Trump Towers önü olmak üzere, Türkiye’nin pek çok kent meydanında kitlesel basın açıklamaları yapılacak. Eylemlerde öne çıkacak temel taleplerimiz ise şunlar; Türkiye’nin NATO’dan çıkması, NATO’nun tamamen dağıtılması, ülke topraklarındaki yabancı askeri üslerin kapatılması.”
Tüzel, bu eylemlerin hemen ardından İstanbul Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Parlamenterler Toplantısı’nı da yakından takip edeceklerini ve protesto edeceklerini belirtti.
"Ülkemizden beklentileri bu NATO şemsiyesiyle gerçekleştirilecek"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Brüksel yolculuğu öncesi yaptığı açıklamaların tehlikeli bir kapsam barındırdığına dikkat çeken Levent Tüzel, Türkiye’ye yeni emperyalist görevler yüklendiğini ifade etti: "Konya’da NATO ve İtalya güçlerine bağlı olarak bir İtalyan hava savunma üssünün kurulması, Ukrayna savaşının ihtiyaç duyduğu silahlanmaya dönük görevlerin yerine getirileceği, henüz daha kapanmamış olan Amerika-İsrail saldırganlığının, İran ve Hürmüz Boğazı'nda devam eden gerilimler, anlaşmanın henüz fiiliyata geçmemiş olması, barışın gerçek anlamıyla tesis edilmemiş olması karşısında bu ucu açık süreçte yine Türkiye'den bu konuda emperyalistlerin beklentileri ve istekleri var. Bunların yerine getirileceğine dair açıklamalar var. Bizim nezdimizde, ülkemiz emekçileri halkları nezdinde NATO bir savaş örgütü, bir terör örgütü; ülkemizin ihtiyaç duyduğu bir savunma gücü değil, Amerika'yı yeniden büyük Amerika yapmak isteyen, Ortadoğu'da Büyük Ortadoğu Projesi'ni yürüten emperyalist güçlerin ülkemizden beklentileri bu NATO şemsiyesiyle gerçekleştirilecek.”
"Acil ve vazgeçilmez bir görev"
90'lı yıllardan bu yana ilan edilen "Yeni Dünya Düzeni"nin dünyaya huzur ve refah değil; ambargolar, işgaller ve saldırganlık getirdiğini söyleyen Tüzel, tüm dünyada işçi sınıfının sesini yükseltmesi gerektiğinin altını çizdi. Zirve günlerine doğru eylemlerin dalga dalga yayılacağını belirten Tüzel, "NATO zirvesi vesilesiyle 7-8 Temmuz’a doğru sadece askeri üslerin bulunduğu şehirlerde değil; İstanbul, Ankara, İzmir, Malatya, Diyarbakır ve Adana başta olmak üzere her yerde ortak çalışmalar yürütecek ve görüşlerimizi haykıracağız. 4-5 Temmuz’da Ankara’da paneller düzenleyeceğiz. Bağımsızlıkçı ve emekçi sınıfların geleceğini savunmak, Türkiye devrimcilerinin ve sosyalistlerinin kaçınmayacağı, acil ve vazgeçilmez bir görevidir” dedi.