Ana içeriğe geç

Bir istifanın ardından

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun’un istifası sadece kişisel bir tasarruf değil, halka birlikte yönetme, hizmet üretimi, imar tartışmaları ve örgütsel mekanizmalar ekseninde derin bir değerlendirmeyi zorunlu kılıyor.

Bir istifanın ardından
Evrensel
16

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun dün sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla görevinden istifa ettiğini kamuoyuna açıkladı. Hatun’un “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevinden istifa ettiği açıklaması sonrası sosyal medyada pek çok kişi konuya dair değerlendirmelerde bulunurken, bu gelişme Diyarbakır özelinde de günün en önemli gündemi haline geldi.

İstifanın arka planı: Uzun süreli tartışmalar ve eleştiriler

Hatun’un istifası aslında yalıtılmış veya ani ortaya çıkan yeni bir konu değil. Uzun bir süredir hem Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarına hem de DEM Partili diğer belediye yönetimlerine dair çokça tartışma ve eleştiri sürdü, sürmeye de devam ediyor. Yerel seçimler öncesi yapılan ön seçimlerde yürütülen yöntemden başlayarak geçen 2 buçuk yıllık zaman zarfında yerel yönetimlerin yeterli düzeyde hizmet üretemediği, halkın içinde ve yeterince yanında olmadığı eleştirileri çok açık bir dille ifade edilirken, belediye başkanlarının halka ve belediye işçilerine karşı sergilediği tutumlar, kimi durumlarda “parmak sallama” olarak nitelendirilen yaklaşımlar büyük bir tepki de yaratmış durumda.

Hizmet üretememe ve halka inememe eleştirileriyle birlikte, büyükşehir belediyesinin kimi usulsüz imar değişiklikleri ve park ihaleleriyle gündeme gelmesi, hakkını arayan kimi belediye işçilerinin işten çıkarılmakla tehdit edilmesi gibi iddialar da kamuoyunda konuşulan başlıklar arasında yer aldı. İmar değişikliğine ilişkin belediye genel sekreteri tarafından yapılan açıklamanın da kamuoyu tarafından tatmin edici bulunmaması, tartışmaların dozunu artıran bir diğer unsur olarak öne çıktı.

Kaybedilen güvenin tazelenmesi için yeni bir başlangıç olur mu?

Diyarbakır'daki tarihi On Gözlü Köprü ve Hevsel Bahçeleri çevresindeki yapılaşmalar, fahiş fiyat iddiaları ve Kent Konseyi toplantısında kullanılan “işgal” kelimesi nedeniyle belediye yönetimi ile esnaf arasında yaşanan gerginlik, kentte tansiyonu yükselten olaylar arasında kayda geçti. Öte yandan, Bağlar Belediyesi işçilerinin uzun süredir devam eden maaş ve sosyal haklar tartışması sonrasında baskıya ve mobbinge maruz kaldıklarını belirterek savcılığa başvurmaları, belediye başkanları ve diğer belediye yöneticilerinin eleştirilerle anılmasına sebep olan bir başka önemli gelişme oldu.

Doğan Hatun’un bu süreçte yaşadığı ciddi sağlık sorunlarının da bu istifada göz ardı edilemeyecek bir etken olduğu bilinmekle birlikte, yapılan açıklamadan ve Diyarbakır özelinde konuşulanlardan anlaşıldığı üzere, söz konusu ilke doğrultusunda benzer istifaların devam edeceği sinyalleri veriliyor. Doğan Hatun özelinde kitle örgütlerinin adayı olarak eş başkanlığa seçilmesi, arkasında belirli çevrelerin veya sermaye yapılarının olduğu yönündeki iddialar da tartışmalarda yerini koruyor. Bu iddiaların doğruluk payı tartışılırken, asıl odaklanılması gereken noktanın DEM Partili her bir belediyenin ve belediye yöneticisinin gerileyen hizmetler karşısında eleştiri/özeleştiri mekanizmalarını samimiyetle işletebilmesi olduğu vurgulanıyor.

Sonuç olarak, yaşanan bu gelişmeler ve atılacak adımlar, yerel demokrasi ve halkçı belediyecilik iddialarının geleceği açısından kritik bir eşik oluşturuyor. Yönetimlerin şeffaf, hesap verebilir ve halkla iç içe bir çizgiyi yeniden tesis etmesi hem kaybedilen güvenin tazelenmesi hem de yeni bir başlangıç için atılacak en önemli adım olarak değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler