Türkiye'nin İran ile doğal gaz, Irak ile petrol boru hattına ilişkin uzun yıllardır yürürlükte olan enerji anlaşmaları temmuz ayında sona eriyor. Irak ile yeni anlaşma için temaslar sürerken, İran ile yeni bir sözleşmeye ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
Türkiye ile İran arasında 25 yıldır yürürlükte olan doğal gaz alım anlaşması bu ay sona erecek. Türkiye, 2025 yılında İran'dan yaklaşık 7,8 milyar metreküp doğal gaz ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturdu.
Hükümet son yıllarda İran gazının payını azaltmak amacıyla ABD’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına yöneldi. BOTAŞ, 24 Eylül 2025'te ABD merkezli Mercuria ve Woodside ile LNG anlaşmaları imzaladı. Mercuria ile yapılan ve 2026-2045 dönemini kapsayan sözleşme kapsamında yılda yaklaşık 4 milyar metreküp doğal gaz eşdeğeri LNG alınacak. Woodside ile yapılan ön mutabakata göre ise 2030 yılından itibaren dokuz yıl boyunca yaklaşık 5,8 milyar metreküplük LNG'nin büyük bölümü Louisiana LNG Projesi'nden tedarik edilecek.
ABD YAPTIRIMLARI ÖDEME SÜREÇLERİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Buna karşın Doğu Anadolu'daki mevcut boru hattı altyapısının büyük ölçüde İran gazına göre tasarlanmış olması, İran tedarikin bölgesel arz güvenliği açısından önemini korumasına neden oluyor. Öte yandan ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarında doğal gaz ödemelerine ilişkin belirsizliklerin devam etmesi, Türkiye ile İran Ulusal Gaz Şirketi arasındaki ödeme süreçlerini zorlaştırıyor.
Irak ile 1973 yılında imzalanan ve 1975'te yürürlüğe giren petrol boru hattı anlaşması 27 Temmuz'da sona erecek. Anlaşma, taraflardan birinin bir yıl önceden yazılı fesih bildiriminde bulunmaması halinde beş yıl daha otomatik uzuyordu. Türkiye, 21 Temmuz 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile anlaşmanın uzatılmayacağını bildirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, mevcut hattın teknik kapasitesinin günlük 1,5 milyon varil olmasına rağmen hiçbir zaman tam kapasite kullanılmadığını, zaman zaman kullanım oranının yüzde 25 seviyelerine kadar gerilediğini belirterek, hattın Irak'ın güneyindeki Basra bölgesine uzatılması gerektiğini ifade etmişti.
Türkiye, Basra'yı da kapsayacak yeni bir boru hattı sistemi ve uzun vadeli enerji işbirliği öngören yeni bir anlaşma önerirken, taraflar arasında henüz nihai mutabakat sağlanamadı. Enerji yönetimi, kısa vadede yeni bir anlaşmanın imzalanmasının beklenmediğini belirtiyor.
IRAK’TAN HEYET GELDİ
Bakan Bayraktar, 1 Temmuz'da Irak Dışişleri Bakan Yardımcısı M. Hussein Bahr Al-Uloom, Irak Petrol Bakan Yardımcısı Naser Azez Jabbar ve Irak'ın Ankara Büyükelçisi Majid Al-Lachmawi ile yaptığı görüşmede, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı başta olmak üzere petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında geliştirilebilecek işbirliği imkanlarını değerlendirdiklerini açıkladı.
Irak Dışişleri Bakanlığı da tarafların Kerkük-Ceyhan hattının geleceği konusunda teknik ve hukuki istişareleri sürdürme kararı aldığını duyurdu. Açıklamada, petrol ihracatının kesintisiz devamını sağlayacak geçiş niteliğinde bir protokolün imzalanmasının beklendiği, bu protokolün yeni ve kapsamlı bir anlaşmaya zemin hazırlayacağı belirtildi.
TÜRKİYE OTOMATİK UZATMAYI KABUL ETMİYOR
Londra merkezli Şarkul Avşat gazetesinin haberine göre ise Ankara, otomatik uzatma mekanizmasını kabul etmeyerek 10 yıllık stratejik bir anlaşma talep ediyor. Türkiye, günlük 250 bin varil seviyesinde bulunan sevkiyatın hattın 1,5 milyon varillik kapasitesine yaklaştırılmasını isterken, anlaşma sağlanamaması halinde 27 Temmuz itibarıyla petrol tedarikinin durdurulabileceği değerlendiriliyor. Nihai kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmesi bekleniyor.
Petrol piyasası uzmanları ise Hürmüz Boğazı'na alternatif ihracat güzergâhlarının öneminin arttığına dikkat çekerek, Basra'dan Ceyhan'a uzanacak yeni bir boru hattının yalnızca Irak için değil, Körfez'deki diğer üretici ülkeler açısından da stratejik bir seçenek olacağını belirtiyor.