Ana içeriğe geç

Ne olacak bu gümüşün hali?

Gümüş, 29 Ocak 2026’da ons başına yaklaşık 121 dolarla tarihi zirvesini gördükten sonra sert bir düzeltmeyle 60 doların altına geriledi. Buna karşın altı yıldır süren arz açığı ve sanayi talebindeki artış, Wall Street’in uzun vadede gümüş fiyatlarında yeniden güçlü yükseliş beklemesine neden oluyor.

Ne olacak bu gümüşün hali?
Nefes Gazetesi
16

Gümüş fiyatları, yılın başında gördüğü tarihi zirvenin oldukça altında seyretmesine rağmen piyasadaki yapısal arz açığı ve hızla büyüyen sanayi talebi nedeniyle yeniden yatırımcıların radarına girdi. 29 Ocak 2026’da ons başına yaklaşık 121 dolarla rekor kıran gümüş, bugün 60 doların altında işlem görürken, büyük finans kuruluşları önümüzdeki yıllarda fiyatların yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebileceğini öngörüyor.

Gümüş fiyatları 27 Temmuz’da yüzde 2’ye yakın yükselişle ons başına 59,40 dolara çıktı.

Fiyat hareketinde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 29 Temmuz’daki toplantısı öncesinde faiz beklentilerine duyarlı alımlar ile devam eden sanayi talebi etkili oldu.

Ancak gümüş piyasasında asıl dikkat çeken unsur, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade giderek büyüyen fiziksel arz açığı.

ARZ AÇIĞI ALTINCI YILINA GİRDİ

Silver Institute tarafından Metals Focus araştırmasıyla hazırlanan World Silver Survey 2026’ya göre, gümüş piyasasındaki arz açığının bu yıl 46,3 milyon onsa ulaşması bekleniyor.

Bu rakam 2025’teki 40,3 milyon onsluk açığın üzerinde bulunuyor.

Böylece küresel gümüş piyasasında tüketimin üretimi aşması altıncı yıl üst üste devam edecek.

2021’den bu yana yer üstü stoklardan toplam yaklaşık 762 milyon ons gümüş çekildiği tahmin ediliyor.

Metals Focus, yıllık 50 ila 80 milyon ons arasındaki arz açıklarının 2030’a kadar devam edebileceğini öngörüyor.

ARZ NEDEN HIZLI ARTAMIYOR?

Gümüş piyasasındaki arz sıkıntısının temel nedenlerinden biri üretim yapısı.

Küresel gümüş üretiminin yaklaşık yüzde 70’i bakır, çinko ve kurşun madenciliğinin yan ürünü olarak elde ediliyor.

Bu nedenle gümüş fiyatlarının yükselmesi, üretimin aynı hızda artırılmasını sağlamıyor. Söz konusu madenlerin üretim kararları gümüşten ziyade ana metal fiyatlarına ve ekonomik koşullara göre şekilleniyor.

Bu yapı, gümüş arzının fiyat artışlarına kısa sürede cevap vermesini zorlaştırıyor.

GÜNEŞ ENERJİSİ 151 MİLYON ONS GÜMÜŞ TÜKETTİ

Talep tarafında ise sanayi kullanımı öne çıkıyor.

Güneş enerjisi sektörünün 2026’da yaklaşık 151 milyon ons gümüş tükettiği belirtiliyor. Güneş paneli üreticilerinin hücre başına kullanılan gümüş miktarını azaltmasına rağmen sektörün toplam talebi yüksek seviyelerde kalıyor.

Elektrikli araçlar da gümüş talebini artıran başlıca alanlardan biri.

Her bir bataryalı elektrikli araçta yaklaşık 25 ila 50 gram gümüş kullanılıyor. Bu miktar, içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yüzde 67 ila yüzde 79 daha fazla.

Küresel elektrikli araç satışlarının 2024’teki 17,6 milyon adetten 2030’a kadar yıllık 65-75 milyon adede çıkacağı tahmin ediliyor.

Veri merkezleri ve yapay zeka altyapılarında kullanılan gümüş yoğun bağlantı sistemleri ve soğutma ekipmanları da sanayi talebini destekleyen diğer alanlar arasında gösteriliyor.

BANK OF AMERICA'DAN 309 DOLARLIK BOĞA SENARYOSU

Wall Street kurumlarının gümüş fiyatına ilişkin tahminleri arasında önemli farklılıklar bulunuyor.

Bank of America, 2026 sonu için ons başına 135 dolarlık baz senaryo ortaya koyarken, fiziksel arz sıkıntısının daha da derinleşmesi halinde fiyatın 309 dolara kadar çıkabileceği bir boğa senaryosu öngörüyor.

J.P. Morgan ise gümüşün 2026 boyunca ortalama 81 dolar seviyesinde işlem görmesini bekliyor.

Uzun vadede ise büyük kurumların 2030 yılına ilişkin tahminlerinin genel olarak ons başına 100 ila 150 dolar aralığında yoğunlaştığı belirtiliyor.

Silver Institute de mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2030’a kadar birikimli gümüş arz açığının 200 milyon onsa ulaşabileceğini öngörüyor.

GÜMÜŞÜN İKİ FARKLI TALEP KAYNAĞI VAR

Gümüşü diğer emtialardan ayıran temel özelliklerden biri, aynı anda hem parasal hem de sanayi metali olarak işlem görmesi.

Parasal bir varlık olarak gümüş; faiz beklentileri, doların seyri ve yatırımcıların risk iştahından etkileniyor.

Sanayi girdisi olarak ise imalat faaliyetleri, güneş enerjisi yatırımları, elektrikli araç penetrasyonu ve teknoloji altyapısındaki büyümeye bağlı hareket ediyor.

Bu iki dinamik her zaman aynı yönde çalışmıyor.

Kısa vadede faiz belirsizliği fiyatlarda dalgalanma yaratırken, sanayi talebi fiziksel arzı tüketmeye devam ediyor.

FİZİKİ TALEP DE ARTIYOR

Silver Institute verilerine göre Kuzey Amerika ve Asya’daki fiziki gümüş talebinde de artış bekleniyor.

Külçe ve madeni para talebinin 2026’da yaklaşık yüzde 18 yükselmesi öngörülüyor.

Bununla birlikte mevcut piyasa görünümünde temel uzun vadeli unsur, altı yıldır devam eden arz açıkları ile güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve teknoloji altyapısından gelen sanayi talebinin güçlü seyri olmaya devam ediyor.

Fed’in 29 Temmuz’daki toplantısının kısa vadede gümüş fiyatlarında oynaklığa yol açması beklenirken, piyasadaki yapısal arz açığı uzun vadeli görünümün ana belirleyicisi olarak öne çıkıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler