Ana içeriğe geç

Tek bir ‘Fragman’dan doğan 27 farklı dünya

İbrahim Çallı’nın ünlü ‘Yeşil Elbiseli Kadın’ eserinden alınan küçük bir detayın, 27 genç sanatçının elinde yepyeni üretimlere dönüştüğü ‘Fragmanlar’ projesi Tophane-i Amire’de izleyiciyle buluştu. İVA Sanat Genel Koordinatörü Seçil Aydın, hedeflerini anlattı

Tek bir ‘Fragman’dan doğan 27 farklı dünya
Aydınlık
16

IVA Sanat tarafından, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ev sahipliğinde hayata geçirilen “Fragmanlar” projesi, 21-24 Mayıs tarihleri arasında Tophane-i Amire Sarnıç Galeri’de sanatseverleri ağırladı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 27 genç sanatçının katıldığı proje, klasik bir sergi çağrısının ötesine geçerek disiplinlerarası bir üretim modeli sundu. Türk resim sanatının duayen isimlerinden İbrahim Çallı’nın ‘Yeşil Elbiseli Kadın’ eserinden alınan tek bir parça (fragman), sanatçılar için kopyalanacak bir referans değil, yaratıcı süreci harekete geçiren ortak bir başlangıç noktası işlevi gördü. Genç sanatçıların üretimlerini dijital bir mağaza ile destekleyerek sanat piyasasına kalıcı katılımlarını hedefleyen bu dikkat çekici projenin detaylarını İVA Sanat Genel Koordinatörü Seçil Aydın ile konuştuk.

‘SANAT YAŞAYAN BİR ALAN’

Tek bir ‘Fragman’dan doğan 27 farklı dünya - Resim : 1

‘Fragmanlar’ projesi, İbrahim Çallı’nın ‘Yeşil Elbiseli Kadın’ eseri gibi Türk resim sanatının mihenk taşlarından birinden yola çıkıyor. Duayen bir ismin eserinden alınan tek bir parçanın, genç sanatçıların elinde birbirinden bağımsız yeni dünyalara dönüşmesi sürecini nasıl gözlemlediniz? Ortaya çıkan işler beklentilerinizi nasıl şekillendirdi?

‘Fragmanlar’ın en heyecan verici tarafı tam da buydu aslında. Aynı referans noktasıyla yola çıkan genç sanatçıların birbirinden tamamen farklı dünyalar kurduğunu görmek bizim için oldukça etkileyiciydi. İbrahim Çallı’nın eserinden alınan küçücük bir detay; kimi sanatçının üretiminde bir hafıza nesnesine, kimisinde kimlik tartışmasına, kimisinde ise tamamen çağdaş bir görsel dile dönüştü. Başlangıçta elbette güçlü işler bekliyorduk ancak ortaya çıkan çeşitlilik beklentimizin çok ötesine geçti. Bu süreç bize sanat tarihinin yalnızca korunması gereken bir miras olmadığını, aynı zamanda yeni kuşaklar tarafından yeniden okunabilen ve yeniden üretilebilen yaşayan bir alan olduğunu bir kez daha gösterdi.

‘GENÇ SANATÇILAR FİKRE ÖNEM VERİYOR’

- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi gibi köklü bir kurumla işbirliği yaptınız ve seçki akademi hocalarıyla birlikte hazırlandı. Açık çağrıya gelen başvurular ve seçki aşaması, size yeni nesil sanatçıların güncel üretim pratikleri hakkında ne gibi ipuçları verdi?

Bugünün genç sanatçıları disiplinler arasında çok daha rahat hareket ediyor. Başvurularda yalnızca resim ya da heykel gibi geleneksel üretim biçimlerini değil; video, dijital üretim, enstalasyon ve karma yaklaşımları da yoğun şekilde gördük. Dikkatimizi çeken bir diğer nokta ise genç sanatçıların teknik becerinin ötesinde fikir üretimine ve kavramsal derinliğe verdiği önemdi. Kimlik, hafıza, aidiyet, çevre, teknoloji ve toplumsal dönüşüm gibi konular üretimlerin merkezinde yer alıyordu. Bu durum aslında yeni kuşağın sanatı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda düşünme ve tartışma alanı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

‘UZUN VADELİ VE KAPSAYICI BİR ADIM’

Tek bir ‘Fragman’dan doğan 27 farklı dünya - Resim : 2

En çok dikkat çeken noktalardan biri, genç sanatçılara İVA Sanat platformunda açılan dijital alan. Ücretsiz dijital mağaza ve sanatçı profili oluşturma fikri nasıl doğdu? Gençlerin sanat ekonomisine katılımında bu adım nasıl bir boşluğu dolduracak?

Aslında bu fikir, İVA Sanat’ın kuruluş yaklaşımının doğal bir devamı olarak ortaya çıktı. Biz en başından itibaren sanatçıların görünürlüğünü artırmak ve sanat ekosistemini daha erişilebilir hâle getirmek amacıyla kurulduk. ‘Fragmanlar’ projesiyle birlikte üniversite öğrencilerini ve genç üreticileri de bu ekosistemin bir parçası hâline getirmenin oldukça değerli olacağını düşündük. Çünkü genç sanatçıların karşılaştığı en büyük sorun çoğu zaman üretmek değil, üretimlerini doğru kişilerle buluşturabilecek alanlara erişebilmek oluyor. Bu sayede öğrencilerin yalnızca sergi süresince görünür olmalarını değil; sonrasında da üretimlerini paylaşabilecekleri, koleksiyonerlerle bağ kurabilecekleri sürdürülebilir bir alana sahip olmalarını hedefledik. Biz bunu bir sergi sonrası desteği olarak değil, uzun vadeli ve kapsayıcı bir adım olarak görüyoruz.

Önümüzdeki dönemde ‘Fragmanlar’ konseptinin devamı gelecek mi? İVA Sanat’ın kısa ve orta vadeli ajandasında neler var?

‘Fragmanlar’ bizim için tek seferlik bir proje değil, yeni bir düşünme biçiminin başlangıcı oldu. Burada amaç aynı projeyi tekrar etmekten ziyade, görünürlüğü destekleyen yeni modeller geliştirmek. Sanat tarihinin önemli eserlerinden veya farklı disiplinlerden yola çıkan, kolektif üretim modelleri üzerinde çalışmayı elbette düşünüyoruz. Bu doğrultuda üniversiteler, kültür kurumları ve farklı paydaşlarla iş birlikleri geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bizim için önemli olan tek bir proje modeli değil; sanatın daha fazla insana ulaştığı, farklı üretim hikâyelerinin kendine yer bulabildiği sürdürülebilir alanlar yaratabilmek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler