Ana içeriğe geç

ABD'nin tavrı E3'ü cesaretlendirdi: Ukrayna için Ankara Zirvesi planı

İngiltere, Fransa ve Almanya’dan oluşan E3 grubu Londra’da Zelenksi ile birlikte 5 maddelik bir dayatma listesi hazırladı. Tarafların esas amacı NATO’nun Ankara Zirvesi’nde gündemi belirlemek ve Moskova karşıtlığına şekil vermek. ABD'nin Ukrayna politikasında yaşadığı makas değişiminin Avrupalı güçleri cesaretlendirdiği görülüyor.

ABD'nin tavrı E3'ü cesaretlendirdi: Ukrayna için Ankara Zirvesi planı
CGTN Türk
16

CGTN Türk Dış Haberler Servisi

İngiltere, Fransa ve Almanya’nın tesis ettiği E3 grubu Ukrayna üzerinden yeni bir hamleye hazırlanıyor. Rus ordusunun mevcut cephelerdeki mevcudiyetine dayanarak izlediği yıpratma savaşını “ cephede yerinde saymak” olarak tanımlayan E3 grubuna göre ülke ekonomisindeki dış ticaret açığının büyümesi ve Ermenistan ile Macaristan’daki seçimler yeni bir saldırı dalgası için uygun zemini oluşturuyor.

Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine saldırma girişimlerini Londra’da düzenlenen ve Zelenksi’nin katıldığı E3 zirvesinde “memnuniyetle” karşılandıklarını belirten liderler sürecin derinleşerek devam etmesi gerektiği inancını saklamıyor. Haziran ayının ilk haftasında Ankara’da düzenlenecek zirvede Ukrayna’ya desteğin devamı ve Rusya üzerindeki baskının artması için çalışacaklarını ilan eden E3 grubu Londra Zirvesi’nde 5 maddelik dayatma listesini hazırladı.

E3’ün 5 maddesi

Bildirinin ilk maddesinde Putin’e derhal ateşkes çağrısında bulunan liderler ikinci olarak müzakerelerin başlangıç noktası olarak mevcut temas hattını önerdi. Ukrayna’nın NATO gibi ittifaklara katılımına kendisinin karar vermesi gerektiğini öne süren bildirinin üçüncü maddesinde ise ateşkes yürürlüğe girdikten sonra “çok uluslu gücün” sahada konumlanması yer aldı.

“Dördüncüsü, Rusya'nın mal varlıkları, Moskova saldırı savaşını sonlandırana ve savaşın neden olduğu zararlar için Ukrayna'ya tazminat ödeyene kadar dondurulmuş halde kalacaktır.” denilen bildirinin son maddesinde ise olası Rusya-Ukrayna müzakerelerinde yer alacak herhangi bir unsurun sırasıyla Avrupa Birliği devletleri ile NATO müttefiklerinden onay alması gerektiği öne sürüldü.

Çözüm değil savaş haritası

Türkiye’nin ev sahipliğindeki NATO zirvesine taşınmak istenen 5 maddenin tamamı çözüm değil savaşın derinleşmesi olarak yorumlanabilir. Zira Moskova yönetimi sahada kaybeden Ukrayna ordusunun yeni saldırısı için toparlanma anlamına gelen süresiz bir ateşkesi kabul etmediği gibi, müzakerelerde başlangıç noktasının mevcut hat değil Donbass bölgesinin tamamı olması gerektiğinin altını çiziyor. Rusya’nın krizin başlangıç nedeni olarak gördüğü NATO’nun genişlemesine seyirci kalacağını düşünmek ise E3 ülkelerinin gerçeklerden ne derece kopuk olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Ukrayna sahasındaki “Çok Uluslu Güç” senaryolarının NATO ile savaş anlamına geleceğini vurgulayan Moskova yönetimi Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırırken Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov Avrupa yönetiminin savaşı derinleştirme amacı taşıdığını vurgulamıştı.

ABD denklemin neresinde?

Avrupa’nın bu denli “cüretkar” planlar yapmasının ardında son dönemde ABD yönetiminin Rusya-Ukrayna hattındaki pozisyon değişikliğinin de rol oynadığı görülüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yakın zamanda Kongre’de yaptığı konuşmada Washington yönetiminin bu krizde “tarafsız” olmadıklarını ilan ederek Kiev yönetimine 400 milyon dolarlık silah sevkiyatının onaylandığını ilan etmişti.

ABD’nin tutumunun yaratığı hayal kırıklığını gizlemeyen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hafta başında yaptığı konuşmada Beyaz Saray’ın geçen yaz Anchorage'de varıldığı iddia edilen "mutabakata" geri dönülmesine ilgi göstermediğini dile getirdi. Rus bakan, "Batı'nın, bizzat desteklediği anlaşmalara uymayı reddettiği önceki başarısızlıkların, Alaska anlaşması konusunda tekrar edilmemesini çok isteri. Ama ne yazık ki, şimdiye kadar Amerikalı ortaklarımızın buna hiçbir ilgi göstermediğini görüyoruz." İfadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler