Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde “3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi”nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinden bu organizasyona katılanlara hoş geldiniz diyorum. Zirvemizi yurt dışından teşrif eden misafirlerimize bu şehrin tadını çıkarmalarını tavsiye ediyorum. Ülkelerinizde yaşayan kardeşlerimize 86 milyon vatandaşımızın selamlarını iletiyorum.
İslam ekonomisinde sermayeye ilişkin tartışmalar yapıldı yapılacak. Sermayenin İslam ekonomisindeki yerini, pratik boyutları değerlendirilecek.
Dijital dönüşüm gibi çağımızın yeni gerçekliklerinin masaya yatırıldığı zirvede, uluslararası yatırımların yanı sıra yapay zeka kullanımı gibi farklı konular özelinde yapılacak tartışmaların faydalı olmasını diliyorum.
İran merkezli savaş Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesi tüm dünyayı etkiliyor. Ekonomi ve finans anlamında küresel bir kırılma noktasına gelindi. Burada endişe verici bir rakamı sizlerle paylaşıyorum.Küresel borçuluk 350 trilyon doları aşmış durumda.
Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu küresel ekonominin geleceği açısından cevaplanması gereken ciddi bir sorudur. Şunu açık ve net ifade etmek durumundayım: Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.
"FAİZİN OLDUĞU YERDE BEREKET OLMAZ"
Daha adil dünya mümkün derken, insanlık ailesi olarak gerek ekonomide gerekse uluslararası ilişkilerde çözümsüz değiliz. Daha çok çaba harcamalıyız. İslam ekonomisini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Bizde bereket dye bir kavram vardır. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi 1 liralık kazanç 2 liralık kazançtan üstündür. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar düşüncesi bereket kendisine yer bulamaz. İslam iktisadı adelet, erdem, risk paylaşımı, sürdürebilirlilik gibi değerler etrafında teşekkül eder.
Ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği bir alan yapmaya çalışıyoruz. Rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik.
Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi planlıyoruz.
Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bu 3 katılım bankasının güçlerini birleştirmesiyle ortaya güçlü bir sinerji ortaya çıkacak. Her iki kararımızın da şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.