YENİ ANAYASA HAZIRLIKLARI
Cevdet Yılmaz, Kabine Toplantısı'nın ardından Beştepe'de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını belirten Yılmaz, teknik düzeyde bazı değerlendirmelerin ve ince işçilik gerektiren hususlara ilişkin çalışmaların sürdüğünü söyledi. Çalışmalar tamamlandığında en kısa sürede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağını ifade eden Yılmaz, yeni anayasa için net bir takvim vermenin henüz erken olduğunu dile getirdi.
Sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oluşacak uzlaşmaya bağlı olduğunu vurgulayan Yılmaz, yeni anayasanın tek bir siyasi parti ya da yalnızca Cumhur İttifakı tarafından hazırlanabilecek bir çalışma olmadığını belirtti. Geniş mutabakatla ve Meclis'teki siyasi partilerin katkısıyla ilerlenmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, tüm siyasi aktörlerin yapıcı bir anlayışla sürece katkı sunmasını temenni etti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN YASAL DÜZENLEMELER SÜRÜYOR
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal düzenlemelerle ilgili hazırlıkların sürdüğünü ifade eden Yılmaz, Meclis kapanmadan önce gerekli yasal çerçevenin oluşturulması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
TBMM bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını ve ihtiyaç duyulan düzenlemelere ilişkin yol haritasını ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, bundan sonraki aşamanın esas itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirinde olduğunu ifade etti. Komisyon çalışmalarına bir siyasi parti dışında tüm grupların katıldığını hatırlatan Yılmaz, komisyonda ortaya çıkan ortak çalışma iradesinin yasama sürecine de yansımasını ve tüm siyasi partilerin katkısıyla sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni etti.
AVRUPA PARLAMENTOSU'NUN KKTC KARARINA SERT TEPKİ
Avrupa Parlamentosu'nun KKTC'ye ilişkin kararını da değerlendiren Yılmaz, kararın hiçbir hukuki ve vicdani temeli bulunmadığını belirterek, "Söz konusu kararı yok hükmünde görüyor ve kesin bir dille reddediyoruz." dedi.
Avrupa Parlamentosu'nun Rum lobilerinin etkisi altında hareket ettiğini ve tarafsızlığını zedeleyen bir tutum sergilediğini ifade eden Yılmaz, Avrupa Birliği'nin Rum Kesimi'ni üye olarak kabul ettiği tarihten itibaren Kıbrıs meselesine tarafsız bakabilme imkanını kaybettiğini söyledi.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın adaya huzur ve güven getirdiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin harekâtı uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hak ve sorumlulukları çerçevesinde gerçekleştirdiğini, böylece adada yaşanabilecek daha büyük trajedilerin önüne geçildiğini ifade etti. Avrupa Parlamentosu üyelerine tarihî gerçekleri esas alan daha adil ve dengeli bir yaklaşım benimsemeleri çağrısında bulunan Yılmaz, kurumun görevinin belirli çevrelerin siyasi hesaplarına hizmet etmek değil, hukuku ve hakkaniyeti savunmak olduğunu kaydetti.