CHP’de mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararı, kültür sanat dünyasında da yankı buldu. Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Sabahat Akkiraz, Suavi ve Onur Akın gibi isimlerin yanı sıra Edip Akbayram’ın ailesi de eserlerinin Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi tarafından siyasi etkinliklerde kullanılmasını yasakladıklarını duyurdu. Tartışmalar sürerken, Türkiye Sanatçılar Birliği’nden bir açıklama geldi.
‘ÇÜRÜMEYE SESSİZ KALINAMAZ’
Türkiye Sanatçılar Birliği Genel Başkanı T. Murat Demirbaş yaptığı açıklamada, sanatçıların kör düşmanlıklardan uzak durması gerektiğini hatırlattı. Eserlerin nerede ve ne şekilde kullanılacağı kararının sanatçıya ait olduğunu ifade eden Demirbaş, “Ancak bizleri asıl düşündüren; bu tavrın ardında yatan görünmez savrulma ve sanatın asli görevinden uzaklaşılmasıdır.” dedi.
Türkiye’nin milli köklerine yaslananlarla Atlantik Sistemi’ne göz kırpanlar arasında tarihi bir hesaplaşma yaşadığına dikkat çeken Demirbaş, şu ifadeleri kullandı:
“Eserlerini CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na yasaklamayı ‘demokratik bir duruş’ olarak sunan sanatçılarımız, maalesef destek verdikleri diğer anlayışın içindeki derin rüşvet ve çürüme batağına gözlerini kapatmaktadırlar. Ortada Muhittin Böcek’in itirafları, Özkan Yalım’ın HTS kayıtları, milletin gözü önünde dönen akçeli işler ve şaibeli ilişkiler ağı varken; sanatçının tek kelime etmemesi, yalnızca ezbere bir ‘karşıtlık’ üzerinden saf tutması aydın namusuyla bağdaşır mı?”
SELDA BAĞCAN ŞİMDİ KİME ‘YUH’ DİYECEK?
Demirbaş, Türkiye’nin en saygın sanatçılarından biri olan ve yıllarca Mahzuni Şerif’in seslendirdiği “Yuh Yuh” eseri meydanlarda söylenen Selda Bağcan’a usta ozanın “Rüşveti hak bilip her dakika hile / Yapıp yapıp inkar ettiysem yuh” dizelerini hatırlattı:
“Yıllarca meydanlarda, milyonların önünde bu dizelere nefes olan, haksızlığa ve talana karşı bu eseri bir bayrak gibi dalgalandıran sevgili Selda Bağcan’a en içten saygılarımızla sormak isteriz: Şimdi kime yuh diyeceksiniz? ‘Rüşveti hak bilenler’, kapalı kapılar ardında HTS kayıtlarına yansıyan pazarlıklar yapanlar, sırf sizin ‘muhalif’ cephenizde yer alıyor diye, ‘yuh’ları rafa mı kaldıracaksınız?”
Demirbaş, sözlerini “Eserlerinizi kimin kullanıp kullanmayacağına karar verirken gösterdiğiniz hassasiyeti, o eserlerin ruhunu oluşturan ‘bağımsızlık, namus ve dürüstlük’ kavramlarına sahip çıkarken de göstermenizi bekliyoruz” çağrısıyla noktaladı.
AKBAYRAM AİLESİNDEN ‘MUTLAK BUTLAN’ TEPKİSİ
Sanat dünyasından peş peşe gelen yasaklama kararlarında Akbayram ailesi de yer aldı. Aile adına sosyal medya üzerinden yapılan resmi açıklamada, Edip Akbayram’ın yaşamı boyunca demokrasiye, özgürlüğe ve halkın iradesine inandığı belirtilerek, kamuoyunda ‘mutlak butlan’ olarak anılan sürecin sanatçının hayatı boyunca savunduğu anlayışla örtüşmediği iddia edildi.
Açıklamada, “Edip Akbayram’ın yorumladığı eserlerin, kamuoyunda ‘mutlak butlan’ sürecinin temsilcisi veya destekleyicisi olarak görülen kişi, grup ve organizasyonlar tarafından siyasi etkinliklerde kullanılmasına izin vermediğimizi beyan ederiz.” denildi.
Akbayram ise ömrü boyunca Türkiye’nin bağımsızlığını savunan isimlerden biriydi.
