AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan hukukçu Ece Güner, cezaevinden altı sayfalık bir mektup kaleme aldı. Güner, mektubunda kanser tedavisi, boşanma süreci ve 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı psikolojik kırılganlığı anlattı; Haluk Levent ile tanışmasını ve aralarında gerçekleştiğini söylediği para transferlerini ayrıntılarıyla aktardı.
Babacan’dan iktidara Haluk Levent tepkisi: Üç buçuk yıl geçti neyi beklediniz?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, AHBAP adına toplanan bağışların bazı kişilerin hesaplarına aktarıldığı iddiası inceleniyor. Haluk Levent ve Ece Güner’in de aralarında bulunduğu 14 şüpheli, 16 Temmuz’da tutuklandı. Tutuklama kararı, şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğu anlamına gelmiyor.
Ahbap'ın kurucusu Alper Çelik itirafçı oldu: Para transferleri Levent'in talimatıyla yapıldı
MEKTUBUNA “KANSERSİNİZ” SÖZLERİYLE BAŞLADI
Güner, mektubuna kendisine kanser teşhisi konulduğu anı anlatarak başladı. Dokuz saat süren çift taraflı meme ameliyatı geçirdiğini, daha sonra rahmiyle yumurtalıklarının alındığını ve kanser tedavisinin hâlen devam ettiğini belirtti.
Aynı dönemde boşandığını ve yoğun psikolojik destek almak zorunda kaldığını anlatan Güner, hastalığı ve boşanma sürecinin kendisini duygusal açıdan savunmasız bıraktığını ifade etti. Haluk Levent’ten verdiği parayı geri almaya çalışırken yaşadığı stres nedeniyle yeniden antidepresan kullanmaya başladığını ileri sürdü.
“DEPREMDEN SONRA YÜKLÜ BİR BAĞIŞ YAPTIM”
Güner, 6 Şubat depremlerinin ardından sağlık sorunları nedeniyle bölgeye gidemediğini ve bundan dolayı vicdan azabı yaşadığını anlattı.
Televizyonlarda ve sosyal medyada Haluk Levent’in çalışmalarını gördüğünü belirten Güner, AHBAP’a yüksek miktarda bağış yaptığını söyledi. Güner’e göre Levent, bağışın ardından kendisine ulaşarak yüz yüze teşekkür etmek istedi.
Güner, Levent’in daha sonra ailesinin evine geldiğini, gitar çalarak bir “moral konseri” verdiğini ve kendisini konserlerine davet ettiğini anlattı. Aynı süreçte Levent’in farklı gerekçelerle kendisinden borç para istemeye başladığını öne sürdü.
“ÖNCE 3 MİLYON DOLAR İSTEDİ”
Güner’in iddiasına göre Haluk Levent, AHBAP’ın bazı projelerinde geçici mali sıkıntılar yaşandığını söyleyerek kendisinden 3 milyon dolar borç istedi.
Bu miktarı veremeyeceğini söylediğini belirten Güner, ilk aşamada bir milyon dolar vermeyi kabul ettiğini, sonraki haftalarda yapılan yeni ödemelerle toplam borcun 1 milyon 570 bin dolara ulaştığını savundu.
Güner, bütün transferlerin yasal banka hesabından, Levent’in bildirdiği üçüncü kişilere ait hesaplara gönderildiğini ve işlemlerin açıklama bölümlerine “dolar borcu karşılığı” yazıldığını ifade etti.
“BİR YIL BOYUNCA PARAMI KURTARMAYA ÇALIŞTIM”
Verdiği parayı yaklaşık bir yıl boyunca geri almaya çalıştığını anlatan Güner, Haluk Levent’in ödemeyi ertelemek için her hafta farklı gerekçeler sunduğunu iddia etti.
Güner, 2024 yazında avukat olan dayısının Haluk Levent ile konuşarak borcun ödenmemesi halinde savcılığa başvuracaklarını bildirdiğini, bunun ardından paranın birkaç hafta içinde geri ödendiğini söyledi.
Dolar üzerinden geri aldığı tutarın verdiği miktarın biraz altında olduğunu belirten Güner, Levent’i telefonundan engellediğini ve son iki yıldır kendisiyle hiçbir teması bulunmadığını kaydetti. Güner’in 1 milyon 570 bin dolarlık borca ilişkin benzer beyanları, soruşturma kapsamında alınan ifadesine de yansımıştı.
“İYİ HİKÂYE ANLATAN VE İNANDIRICI BİRİNE RASTLAMAMIŞTIM”
Güner, mektubunun en dikkat çeken bölümünde Haluk Levent hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım. Sanırım zaten büyük dolandırıcıların ortak özelliği budur: En akıllı insanları bile inandırma.”
Güner, kendisi gibi Levent’e yüksek miktarda para verdiğini ileri sürdüğü kişilerin çoğunun travmatik dönemlerden geçen, yalnız ve uzun yıllar yurt dışında yaşamış kadınlar olduğunu savundu.
“Mağdur profili” olarak nitelendirdiği bu kişilerin duygusal durumlarından yararlanıldığını öne süren Güner, kendisinin de kanser ve boşanma sürecinin ardından böyle bir dönemde bulunduğunu ifade etti.
“BİR KURUŞ KÂR ETMEDİM”
Ece Güner, hakkındaki iddialara karşı savunmasını üç maddede özetledi:
“Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine bir yıl kan kustum, stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım. Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, ‘iyilik meleği’ Haluk Levent’e güvendim.”
Güner, AHBAP Derneği’nin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatlığını ya da danışmanlığını yapmadığını, derneğin işleriyle kurumsal bir bağlantısının bulunmadığını yineledi.
Yaptığı para transferlerinin 30 yıllık meslek hayatında elde ettiği yasal gelirlerden karşılandığını savunan Güner, 2000-2024 dönemine ait gelir ve vergi belgelerini savcılığa sunduğunu belirtti.
DERNEKLER İÇİN YENİ DÜZENLEME ÇAĞRISI
Mektubunun sonunda derneklerin ve yöneticilerinin daha sıkı denetlenmesini isteyen Güner, sabıkası bulunan kişilerin dernek yönetimlerinde görev almaması gerektiğini savundu.
Şeffaflık kurallarının güçlendirilmesi çağrısı yapan Güner, “Hemen birini körü körüne kahramanlaştırmamalıyız” dedi.
Güner mektubunu, “Tek bir şeyi kesin olarak biliyorum: Masumum. Hiçbir suç işlemedim. Adalet için dua ediyorum” sözleriyle tamamladı.