Manisa'nın Salihli ilçesinde kadınların binlerce yıllık yöntemlerle sürdürdüğü geleneksel çömlekçilik, göç ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Son usta kadınlar, hem ağır emeklerinin karşılığını alamamaktan hem de bu kadim mesleğin kendileriyle birlikte tarihe karışacak olmasından endişe ediyor.
Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Gökeyüp Mahallesi'nde kadınların binlerce yıldır geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü çömlekçilik, zamana direnmeye çalışıyor. Bölgeye özgü toprağın tamamen el emeğiyle işlenerek çömlek ve güvece dönüştürüldüğü üretim, bugün yalnızca birkaç kadın ustanın çabasıyla ayakta kalabiliyor.
Mahallede çömlek yapımı, modern makineler kullanılmadan gerçekleştiriliyor. Önce toprak suyla yoğrularak çamur haline getiriliyor, ardından kadınların sabır ve ustalıkla şekillendirdiği ürünler açık alanda odun ve çalı ateşinde pişiriliyor. Özellikle yemeklere kattığı lezzetle bilinen toprak kapların ortaya çıkması ise günler süren yoğun emeğin ardından mümkün oluyor.
YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA
Ancak Gökeyüp'te asırlardır süren bu gelenek, gençlerin büyükşehirlere göç etmesi ve yeni çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bir zamanlar neredeyse her evin avlusunda yapılan çömlek üretimi, bugün sayıları giderek azalan birkaç usta kadının omuzlarında yükseliyor.
"120 TL'YE SATIYORUZ AMA KURTARMIYOR"
30 yılı aşkın süredir çömlek üreten Aynur Aydoğan, üretimin zahmetli olmasına rağmen emeğinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Çömlek yapımının her aşamasının ayrı bir emek istediğini ve yaklaşık 200 liralık emek harcadıklarını anlatan Aydoğan, "Keyfim olursa çok fazla üretiyorum. Ancak çok fazla emeği var. Önce çamur hamurunu yoğuruyoruz, toprağını kırıyoruz. Sonra çömlekleri hazırlayıp pişiriyoruz. Her işi para bunun. Çömlekleri 120 TL'ye satıyoruz ama kurtarmıyor" dedi.
Ürettikleri her çömleğin uzun ve zahmetli bir süreçten geçtiğini vurgulayan Aydoğan, satış fiyatının maliyetlerin gerisinde kaldığını belirterek, emeklerinin hak ettiği değeri görmesini istediklerini ifade etti.
18 yaşından bu yana çömlekçilik yapan 72 yaşındaki Arife Aydoğan ise ilerleyen yaşı nedeniyle artık eskisi kadar üretim yapamadığını söyledi. Gençlerin köyde kalmamasının en büyük sorun olduğunu dile getiren Aydoğan, "Eskisi kadar üretemiyorum. Gençler de hep şehre göç etti. Biz de bıraktıktan sonra bu işi yapan kalmayacak" diye konuştu.
Gökeyüp'teki son kadın ustalar, yüzlerce yıllık kültürel mirasın kaybolmaması için destek çağrısında bulunurken, gençlerin bu mesleğe yönlendirilmesini ve geleneksel çömlekçiliğin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor. Özellikle ağır emek gerektiren bu üretimin sürdürülebilmesi için hem ekonomik hem de kültürel anlamda daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini vurguluyorlar.