Türkiye'nin gözü Ankara'da gerçekleşecek kritik NATO Zirvesi'ne çevrilmişken, Batı merkezli diplomatik odaklardan Türk yargısının bağımsızlığını ve egemenlik haklarını doğrudan hedef alan skandal bir hamle geldi. Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de görülen davasını fırsat bilen Avrupa Birliği (AB) kurumları, yabancı parlamenterler ve uluslararası kent ağları, eş zamanlı çıkışlarla duruşma salonunu adeta bir baskı mekanizmasına dönüştürdü. Yabancı heyetlerin Silivri Adliyesi'ne adeta çıkarma yaptığı süreçte, Avrupa'nın küreselci kanadı ile Amerika'nın şahin kanadının, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel eksenindeki muhalefet blokunun arkasında tek bir saf halinde hizalandığı tescillendi.
SKANDAL TEHDİT: ‘AVRUPA BUNA GÖZ YUMMAYACAK’
Avrupa Bölgeler Komitesi (CoR) Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve AP vekili Magdalena Adamowicz, yayımladıkları ortak metinde Türk yargısına yönelik tehdit dilini açıkça kullandı:
"Türkiye'de yerel demokrasi giderek kötüleşiyor, son yerel seçimlerden bu yana yaklaşık 45 muhalefet belediye başkanı gözaltına alındı, tutuklandı ya da görevden uzaklaştırıldı. Yalnızca geçen ay altı yeni tutuklama yaşandı. Belediye başkanlarının siyasi baskı altında parti değiştirmesi de giderek daha fazla belediyeyi ve milyonlarca Türk seçmeni etkiliyor. Türkiye'de yerel demokrasiye yönelik saldırılar, daha geniş ölçekte demokratik gerileme ve bölgesel istikrarsızlıkla yakından bağlantılı. Avrupa buna göz yummayacak."
SİLİVRİ’DE DIŞ MÜDAHALE ÇABASI
Silivri’de devam eden yargılama süreci, Batılı siyasi aktörlerin adeta gövde gösterisi yaptığı bir alana dönüştürüldü. AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor başta olmak üzere AP temsilcileri, Avrupa Yeşiller Partisi yetkilileri ve İzlanda Milletvekili Dagur B. Eggertsson gibi isimler duruşmayı yerinde takip etmek üzere adliyeye geldi. Türk mahkemelerine yönelik açık bir dış müdahale olarak nitelendirilen metinde şu ifadelere yer verildi:
"Ekrem İmamoğlu'nun savunma duruşması başlıyor. İmamoğlu, Mart 2025'te siyasi saiklerle tutuklanmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra hâkim karşısına çıkıyor. Aynı anda, hakkında açılan çok sayıdaki başka davadan ikisi için iki ayrı duruşmada daha hazır bulunup savunma yapmak zorunda kalacak olması sürecin ne kadar adil olduğu konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor."
‘AVRUPALI DEMOKRATLAR İMAMOĞLU İLE BİRLİKTE’
İmamoğlu'na daha önce verilen Pawel Adamowicz Ödülü'nü de hatırlatarak koruma kalkanı oluşturmaya çalışan AB'li yetkililer, 2 bin yıldan fazla hapis cezası istemiyle yargılanan İBB Başkanı'na hitaben yayımladıkları mesajda küresel desteğin arkasında olduğunu belirterek, kendisine "yalnız olmadığı, AB'den demokratların onunla birlikte olduğu" mesajını iletti.
NATO ZİRVESİ’NE İMAMOĞLU ÇAĞRISI
Batı merkezli yoğun diplomatik ilgi, sadece mahkeme salonundaki fiziki varlıkla da sınırlı kalmadı. Eurocities, Pact of Free Cities ve B40 Balkan Kentleri Ağı’nın yayımladığı ortak bildiride skandal bir hamleye daha imza attı. Ankara’daki NATO Zirvesi’ne katılan küresel liderlere açıkça çağrıda bulunan uluslararası ağlar, liderlerden "konuyu gündeme getirme" talebinde bulundu. Savunma ve strateji zirvesi öncesinde yapılan bu koordineli çıkışlar, Batı'nın Türkiye'deki yargılama süreçlerini manipüle etmek için askeri ve diplomatik tüm kartları masaya sürmekten çekinmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.