Ana içeriğe geç

Uzmanından kritik piyasa analizi: Borsa İstanbul’da şeffaflık ve likidite dönemi

Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Paranın İzinde programında değerlendirmelerde bulunan Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Yücel Tonguç Erbaş, Borsa İstanbul'un önümüzdeki dönem seyrini, açığa satış düzenlemelerini, halka arzlardaki patron paylarını ve enflasyon beklentilerinin piyasaya etkilerini detaylandırarak yatırımcılar için kritik bir yol haritası çizdi.

Uzmanından kritik piyasa analizi: Borsa İstanbul’da şeffaflık ve likidite dönemi
Ekonomim.com
16

Yücel Tonguç Erbaş, Borsa İstanbul’un bir dış uyarıya ihtiyaç duymadan, katılımcıların her iki yönlü işlem yapabildiği daha şeffaf bir piyasa olması gerektiğini vurguladı. MSCI'nın Türkiye'ye yönelik 'danışmanlık süreci başlatma' uyarısının ve şeffaflık beklentisinin piyasa süreçlerini hızlandırdığını belirten Erbaş; temettü paylaşımı, halka açıklık oranları ve veriye eşit erişim gibi kriterlerin daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti. Özellikle kısıtlamaların uzun sürmesinin piyasanın işleyişini örselediğini ve borsayı kapalı bir hale getirdiğini ifade etti.

Açığa satışın serbestleşmesi ve piyasa likiditesi

Açığa satış kısıtlamalarının sona gelmesini piyasayı serbestleştiren pozitif bir gelişme olarak nitelendiren Erbaş, bu durumun likiditeyi ve yatırımcı alternatiflerini artıracağını belirtti. 50 hisse senedi üzerinden yapılacak bu işlemlerin spot piyasada işlem yapmak isteyenler için bir imkan sunduğu vurgulandı. Son dönemdeki hacim düşüklüğünü konjonktürel olarak tanımlayan Erbaş, 14.100 desteğinin test edilmesinin teknik açıdan boşluk kapama adına gerekli bir hamle olduğunu aktardı.

Halka arzlarda ‘patron satışları’ sorunu

Halka arz gelirlerinin önemli bir kısmının patronlara gitmesi konusuna değinen Erbaş, bu durumun Türkiye'de bir alışkanlık haline geldiğini dile getirdi. Şirketlerin halka açılırken kurumsallaşma ve büyüme odaklı olmak yerine, patronların kısa vadeli nakit ihtiyacını karşılama fırsatı olarak süreci kullanmalarının yatırımcı açısından ürkütücü olduğunu belirtti. Bu durumun sosyolojik olarak tartışılması gerektiğini vurgulayan Erbaş, asıl amacın şirketin kredibilitesinin artması ve büyümesi olması gerektiğini hatırlattı.

Enflasyon verisi ve bankacılık sektörü beklentisi

Haziran ayı enflasyon verilerine dair iyimser bir tablo çizen Erbaş, aylık bazda %1'in altında bir veri gelme ihtimalinin yüksek olduğunu öngördü. Ticaret verilerindeki yavaşlama ve talep azalmasının enflasyona olumlu yansıyacağını belirten Erbaş, baz etkisiyle birlikte eylül-ekim aylarında faiz indirimi algısının oluşabileceğini kaydetti. Bu beklentinin bankacılık ve holding hisseleri öncülüğünde borsayı 14.700 seviyelerine doğru taşıyabileceği ifade edildi.

Küçük yatırımcıya spekülasyonlara karşı uyarılar

Piyasada dönen spekülasyonlar ve dedikodular karşısında küçük yatırımcının somut verilere odaklanması gerektiğini tavsiye etti. Bir yükselişin kalıcı olabilmesi için günlük işlem hacminin 200 milyar TL’nin üzerine çıkması gerektiği uyarısında bulundu. Yatırımcıların kendi kırmızı çizgilerini belirlemeleri ve finansal okuryazarlıklarını geliştirerek panik işlemlerden kaçınmaları gerektiği vurgulandı.

Son olarak carry trade yapmak isteyen yatırımcılar için açıklamalarda bulunan Erbaş, VİOP'ta dolar kısa pozisyon (short) açmanın doğrudan bir carry trade olmadığını belirtti. Bu stratejinin ancak yüksek mevduat getirisi ile düşük finansman maliyeti arasındaki makastan faydalanılarak yapılabileceği bilgisini paylaştı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler