Savunma sanayimizde dışa bağımlılığın azaltılması için bir vizyon ortaya koyan isimlerin başında Turgut Özal geliyor. Onun hamleleri sayesinde 10 Haziran 1987, milli savunma tarihimizin kritik günlerden biri olarak tarihe geçti.
ALİ TÜFEKÇİ - 1983 yılında başbakanlık koltuğuna oturan Turgut Özal, ülke için vizyoner ve pragmatik bir siyaset izledi.
En kritik yaklaşımı ise savunma sanayiini sadece ordunun silah ihtiyacını karşılayan hantal devlet daireleri olarak görmemesiydi.
Teknoloji üreten, ihracat yapan ve ülkeyi kalkındıran bir sanayi lokomotifi haline getirmek istiyordu.
Gelin bu tarihi hamleleri inceleyip 40 yıl önceye giderek 10 Haziran 1987'de neler olduğuna bakalım.
SAVUNMA SANAYİİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME FONU (SSDF)
Milli savunma projelerinin hayata geçmesi için sıcak paraya ihtiyaç olduğu açıktı. Genel bütçeye ve bürokrasiye takılmayan, doğrudan Başbakanlığa bağlı Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nı (SSM - bugünkü Savunma Sanayii Başkanlığı) kurdu.
En akıllıca hamlesi ise SSDF (Savunma Sanayii Destekleme Fonu) oldu. Şans oyunları, tütün, içki ve akaryakıt gibi kalemlerden kesilen vergiler doğrudan bu fona aktarıldı. Böylece savunma projeleri için bürokrasiden bağımsız, tıkır tıkır işleyen devasa bir finansman havuzu oluşturuldu.
F-16 KARARI
1983'te Türkiye, Hava Kuvvetleri'ni modernize etmek için milyarlarca dolarlık dev bir adım atarak ABD'den F-16 almaya karar verildi. Ancak Özal'ın şartı bu uçakların hazır alınması şeklindeydi.
Buna göre montajı ve parçaları Türkiye'de yapılacak, kısacası teknoloji transfer edilecekti. Bu kapsamda iki dev ortaklık kuruldu:
TAI (Ankara - Mürted): Uçağın gövde üretimi ve montajı.
TEI (Eskişehir): Uçağın kalbi olan General Electric F110 motorlarının üretimi, montajı ve testi için (25 Ocak 1985'te resmiyet kazandı).
Tüm bu hazırlıkların neticesinde 1987 yılı Türk havacılık tarihi için altın yıl oldu.
10 Haziran 1987'de Eskişehir'de en ileri teknolojilerle donatılan F-16 uçak motor fabrikası törenle hizmete girdi. Fabrika, sadece montaj değil, jet motoru parçası üretebilecek kabiliyete sahipti.
Bu gelişme 11 Haziran 1987 tarihli Türkiye gazetesinde sürmanşetinde şöyle haber oldu:
Yıllarca, her şeyi ithal eden Türkiye, bugün uçak motorunu yapacak seviyeye geldi...”
Dün Eskişehir'de gururlu bir gün yaşandı. F-16 Uçak Motoru Fabrikası'nın açılışını Cumhurbaşkanı Kenan Evren yaptı. Açılışa, Başbakan Turgut Özal da katıldı.
Eskişehir'deki TUSAŞ F-16 Jet Motorları Fabrikası'nın açılışında bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Kenan Evren, fabrikanın temelinin atıldığı zaman bazı çatlak sesler yükseldiğini hatırlatarak, “Burada yapılacak uçakların semalarda yükselmesi ile çıkacak sesler, bu çatlak sesleri boğacaktır” dedi.
Başbakan Turgut Özal da, jet motor fabrikasının 1985 yılında kurulan Savunma Sanayii Fonu sayesinde 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlandığını belirterek, fonda yıl sonuna kadar 500 milyar lira birikeceğini söyledi.
“Eskişehir'deki motor fabrikasında modern teknoloji kullanılacak”
Milli Savunma Bakanı Zeki Yavuztürk, Cumhurbaşkanı tarafından hizmete açılan F-16 Uçak Motoru Fabrikası'nın, Türkiye'de havacılık ve uzay sanayiini hızlandıracağını söyledi. Bakan, fabrikanın kendi kendine yeterli olacağını da ifade etti.
Bakan Yavuztürk, Eskişehir'de hizmete açılan F-16 Uçak Motoru Fabrikası konusunda bilgiler verdi ve, “Fabrika ile, gelecekte ihtiyaç duyulan uçak ve helikopter motorlarının imalâtı yapılacaktır” dedi.
Yavuztürk, şöyle devam etti:
“Gelecekte, Türk Uzay ve Havacılık Sanayii'nin ihtiyaç duyduğu ileri teknolojinin gelişmesi hızlandırılarak, ihtiyaç duyulan uçak ve helikopter motorlarının üretimi yapılacaktır. Böylece, Türk Savunma Sanayii'ne modern bir havacılık ve uzay sanayii kazandırılmış olacaktır. Bütün bu hususlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Türk sanayiine modern teknolojinin transferini sağlayarak, dışarıya bağımlılığı asgariye indirilecektir.”
Özal, dağınık halde bulunan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıflarını 17 Haziran 1987'de tek bir çatı altında birleştirilmesi için hamlelerde bulundu.
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) onun döneminde kuruldu. Bu hamle, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN gibi şirketlerin yönetiminde muazzam bir koordinasyon ve sermaye gücü sağladı.
14 Ekim 1987'de Ankara Mürted tesislerinde montajı tamamlanan 86-0068 kuyruk numaralı ilk Türk F-16 uçağı, efsane test pilotu Şener Koltuk kaptanlığında ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.
1987 öncesindeki Kıbrıs ambargosu Türkiye'ye "kendi kendine yetme" fikrini aşılarken, Turgut Özal bu fikri modern finansman metotlarıyla, doğru kurumsal yapılanmaya dönüştürdü. Global devlerle (General Electric, Lockheed Martin) yapılan stratejik ortaklıklarla da ete kemiğe büründürdü.
Bugün göklerde olan KAAN, ANKA veya TEI'nin ürettiği milli jet motorlarının temeli, o dönem atılan bu cesur ve radikal adımlarla başlamış oldu.